/ Dünyadan / Arap Baharı’nın İkinci Perdesi Tunus’ta da Gösterimde

Arap Baharı’nın İkinci Perdesi Tunus’ta da Gösterimde

on 29 Kasım 2012 - 23:54 Kategori: Dünyadan
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
29 Kasım, 2012

 

Arap isyanlarının doğum yeri Tunus 3 gündür güneybatıdaki yoksul kent Silyana’daki büyük eylemlerle sarsılıyor. En büyük işçi sendikası UGTT’nin çağrısı ile gerçekleştirilen eylemlerin gerekçesi yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığı. Aynı zamanda daha önce tutuklanan 14 gazetecinin serbest bırakılması isteniyor. Hastane kaynaklarının açıkladığı yaralı sayısının 265 olması yaşanan çatışmaların büyüklüğünü gösteriyor. Yaralılar içerisinde saçma ile vurulanlar var. (Maher Hamassi-AFP) Asıl büyük çatışmalar çarşamba günü yaşanırken kentte eylemler bugün de durulmadı. Başkent Tunus’ta da dayanışma grevleri düzenleniyor. Göstericiler valinin istifa etmesini isterken Müslüman Kardeşler’den olan yeni başbakan Hamadi Jebali TV’den yaptığı konuşmada valinin arkasında olduğunu belirtti. Yoksulluk ve işsizlik temalı gösteriler hatırlanacak olursa devrik diktatör Bin Ali’yi yerinden etmiş ve Arap Baharı’nın fitilini ateşlemişti. Benzer taleplerle ayaklanan Silyanalı emekçiler yollara barikatlar kurdular, yaktıkları lastiklerle yolları kapadılar. Dükkanlar da kapalıydı. Barikatlardaki gençler polisi asla geçirmeyeceğiz diye hiddetle durumu anlatıyorlardı gazetecilere. (Maher Hamassi-AFP) Devletin resmi haber ajansı şehirdeki tüm kolluk kuvvetlerinin çekildiğini duyursa da iç işleri bakanı bu haberi yalanladı. Bu yalanlamaya rağmen durumun ne aşamada olduğu anlaşılıyor.

Bu arada Tunus’taki protestoların Silyana ile sınırlı olmadığını belirtmek lazım. Bin Ali’yi deviren eylemlerin fitilinin ateşlendiği kent olan Sidi Bouzid de benzer güçlü eylem ve grevlere şahit olmuştu. Bunun ardından da kentin valisi 8 Ekim’de görevden alınmıştı.

Müslüman Kardeşler’in Tunus kolu Ennahda ‘nın önderlik ettiği yeni hükümet Tunus halkının temel hiçbir problemini çözebilmiş değil. Bunun neticesinde emekçi hareketi adım adım güçleniyor. Müslüman Kardeşler bu durumdan rahatsız ve devlet terörünü mümkün mertebede kullanarak eylemlere cevap vermeye çalışıyor. Bu arada Müslüman Kardeşler’in Mısır’da tek başına hükümette olmadığını hatırlatmakta fayda var. Yani Tunus’taki bir koalisyon hükümeti. Ennahda’nın ortakları ise sosyal demokrat olarak bilinen Ettakatol (geçen yıl yapılan seçimlerde seçimlerde %7 oy almıştı) ve yine laiklik vurgusu olan Cumhuriyetçi Kongre Partisi (seçimlerde %8). Bu iki parti Ennehda ile hükümet olmanın karşılığında geçici cumhurbaşkanlığı ve mesclis başkanlığını aldılar.

Bu arada başka bir bilgiyi paylaşmakta fayda olabilir. Tunus Komünist İşçi Partisi adında bir parti daha Tunus politik hayatında bir yere sahip. (%1.5 oy 3 milletvekili) Eski Enver Hocacı bu partinin komünistlikle alakası yok. Stalinist replikanın içerisinde yer alan TKİP, bir yandan sendikal bürokrasi içerisinde bir güce sahipken diğer yandan da esas hedeflerinin sosyal sınıflar arasındaki farkları azaltmayı ve sağlık gibi alanlarda reformlar elde etmeyi amaçladıklarını dillendiriyor. (http://www.tunisia-live.net/2011/10/11/how-communist-is-tunisias-communist-party/) Eski aşamalar teorisinin saçmalıkları ile açık reformizme kayışın bir harmanlanması durumunda olan TKİP, önümüzdeki süreçte güçlense bile bu maalesef devrimci bir gücün yükselişi olmayacaktır.

Sonuç

İsyan dalgasının ardından Tunus ve Mısır’da Müslüman Kardeşler’in iktidara gelmesi başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada Arap Baharı hakkında kuşkulara yol açtı. Oysa uzun yılların baskısının hemen ertesinde ne beklenebilirdi ki? En örgütlü güç olan Müslüman Kardeşler’in önünün açılması doğaldı. MK de eylemleri alttan alta baltalarken destekliyormuş gibi yaparak sırasını bekledi ve arzu ettiği iktidara kavuştu.

Ama kitle hareketi anlatıldığı gibi komplolara değil sınıfsal çelişkilerin tetiklediği yeni bir gençlik kuşağına dayanıyor. Bu yeni neslin MK’nın emperyalist kapitalizm yanlısı içeriğiyle tatmin olması mümkün değil. Kaldı ki MK’nın emekçi halkın ve gençliğin temel taleplerine cevap olması da mümkün değil. Hal böyle olunca kitle hareketi MK’yı hedefliyor ve MK’nın parlayan yıldızı beklentilerden de hızlı şekilde sönümlenmeye yüz tutmuş durumda. Kısacası Arap Baharı’nın ikinci perdesi açılıyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!