/ Dünyadan / Avrupa’da Sokaklar Emekçi Öfkesiyle Doldu!

Avrupa’da Sokaklar Emekçi Öfkesiyle Doldu!

on 26 Eylül 2012 - 14:36 Kategori: Dünyadan
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
26 Eylül, 2012

Avrupa’da krizi en derin yaşayan ülkeler arasında olan İspanya ve Yunanistan’da emekçiler, sermayenin saldırılarını karşı sokakları yeniden doldurdular ve iktidarlara gözdağı verdiler. İspanya’da Rajoy hükümetinin saldırılarına halk parlamento baskınlarıyla yanıt verirken, Yunanistan’da kesintiler binlerce emekçiyi parlamento önüne topladı. Her iki ülkede de manzara neredeyse birebir aynıydı: Bir yanda emekçiyi soyma yeltenen gözü dönmüş iktidarlar ve onların hizmetindeki polisin saldırıları, diğer yanda emekçi halkın kararlı mücadelesi.

İspanya’da Öfkeliler Sokaklarda!

Tarihinin en derin ekonomik krizinden birini yaşayan İspanya’da sermaye ve iktidarı için her şey daha da kötüye gitmeye devam ediyor. İşsizlik oranı % 25’e yaklaşırken bu rakam 1970’lerden sonraki en yüksek seviyeyi gösteriyor. Ülkedeki işsiz sayısı 4 milyon 625 bin kişiye ulaşmış durumda. Ekonomi Temmuz ve Eylül ayları arasında % 0,4 arasında küçülme yaşarken, Rajoy hükümeti 40 milyar avroluk kesinti paketini uygulama konusunda bastırıyor.

Kesintilere karşı İspanya’da binlerce kişi Madrid’de parlamento binası önünde toplandı. Binayı işgal etmek için harekete geçen ve barikatlara yüklenen kitleye polis sert bir şekilde müdahale ederken, müdahale sırasında plastik mermi de kullanıldı.

İspanyol basınına göre çatışmada en az 78 kişi yaralandı ve 38 kişi gözaltına alındı. Öfkeliler (Indignants) hareketine bağlı Pablo Mendez yaptığı açıklamada “Bu eylemle politikacılara, ekonomik kurtarma programının bir intihar olduğunu, kabul etmediğimizi ve gerçekleşmesini önlemek için çaba göstereceğimizi duyurmak istiyoruz.” İfadeleriyle kitlelerin kesinti programını geçirtmeme konusundaki kararlılığını dile getirdi. Kitle parlamentoya yönelik sloganlarında “Dışarı çıkın! Siz bizi temsil etmiyorsunuz! Kovun onları!” sözlerini sıkça dile getirdi.

İçişleri Bakanı Jorge Fernandez Diaz polisin saldırısını “harika bir müdahale” oldu sözleriyle kutlayarak, sermayenin emekçilere karşı saldırılardan ne kadar haz duyduğunu göstermiş oldu.

Emekçilerin kesintiye karşı öfkesi sermayeyi rahatsız ederken, İspanyol hükümetinin canını sıkan tek konu bu değil. Hükümet İspanya’nın en zengin bölgelerinden birisi olan Katalonya’nın bağımsızlık talebi konusunda bastırmasından dolayı bir hayli rahatsız. Geçtiğimiz 11 Eylül’de yaklaşık 1,5 milyon kişi Barcelona sokaklarında Katalonya’nın bağımsızlığını talep etmişti. Katalonya Bölge Başkanı Artur Mas son saldırılarla birlikte bölgenin artık kendi kaderini tayin hakkı zamanının geldiğini ilan etti. Mas rahatsızlıklarını“Eğer Katalonya bir devlet olsaydı, dünyanın en büyük 50 ihracatçısı arasında olacaktık.” sözleriyle ifade ederken, bölgenin İspanyol devletinin ekonomi politikalarında rahatsızlığını gösterdi.

Ülkenin 5’te birini oluşturan Katalonya bölgesi kendi egemenliğinde bir hazine ve vergi yönetimi talep ediyor. Yıllık 16 milyar Euro vergi toplayan bölge, bu vergilerle İspanyol devletinin krizini finanse etmek istemiyor.

Krizler Ülkesi Yunanistan Yeniden Ayakta!

Ekonomik krizin en can alıcı şekilde yaşandığı ülke olan Yunanistan’da sular durulmuyor. Bir yandan sol rüzgârın yükselişi, diğer taraftan radikal değişim talep eden kitlelerin ilgisini fazlasıyla üzerine çeken faşist Altın Şafak’ın yükselişi burjuva demokrasisinin normal işleyişini sarsmıştı. Artık politik iflasın eşiğine gelmiş PASOK, Yeni Demokrasi Partisi gibi sosyal demokrat ve muhafazakâr partiler sermayenin tahtını kurtarmaya çabalıyor.

Bugün de hükümetin kemer sıkma politikalarını protesto etmek isteyen kitleler parlamento binası önünde toplanırken, görüntüler İspanya’dan farksız değildi.

Yunanistan’daki koalisyon hükümeti 150 milyar Euro’luk kurtarma paketinin 31 milyar Euro’luk kısmını elde etmek için 11,5 milyar Euro’luk kesinti paketini meclisten geçirmek isterken emekçilerin tepkisiyle karşı karşıya kaldı.

Kesinti paketine tepki olarak kamu çalışanları sendikası tarafından çağrılan greve öğretmenler, doktorlar, vergi çalışanları, hava trafik kontrolörleri gibi emekçi kesimlerden 50 bin kişi destek verdi. Okulları ve devlet daireleri bugün çalışmayı bırakırken, otobüs seferleri protestocuları alana taşımak için gün boyu çalıştı.

Parlamento önündeki eylem tıpkı İspanya’da olduğu gibi polisin saldırısına maruz kaldı.

Tek Çıkar Yol: Krize Karşı Enternasyonal Direniş

Manzaraya bakıldığında her iki ülkeyi de benzeri süreçler etkiliyor ve emekçilerin dile getirdikleri sloganlara varana kadar neredeyse her şey karbon kâğıdıyla kopya edilmiş gibi eş zamanlı yürüyor. İspanyol ve Yunan hükümeti ortak bir merkez olan Avrupa Birliği-AB Merkez Bankası ve IMF’nin oluşturduğu Troyka’nın direktiflerini yerine getirirken, emekçi sınıflarında bu çapta uluslararası bir saldırıya karşı mücadeleyi ortaklaştırması saldırıların püskürtülmesi açısından kritik önem taşımaktadır.

Mücadele reformist partilerin, uzlaşmacı sendikal bürokrasinin kontrolünde kaldığı ve emekçiler enternasyonalist devrimci bir önderlik etrafında bir araya gelmediği müddetçe kazanımlar sınırlı kalmaktadır.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı