/ Dünyadan / İtalya’da Seçim Sonuçlandı: Kazanan Siyasi Belirsizlik

İtalya’da Seçim Sonuçlandı: Kazanan Siyasi Belirsizlik

on 26 Şubat 2013 - 23:30 Kategori: Dünyadan
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
26 Şubat, 2013

İtalya’da 24 Şubat Pazar günü gerçekleştirilen genel seçimlerin sonuçları iki günlük belirsizliğin ardından kesinleşti. Son yıllarda derin bir ekonomik krizin yaşandığı ve kesinti paketlerinin uygulanmaya çalışıldığı, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya’da seçimlerin ardından siyasi bir belirsizlik ortaya çıkmış durumda. Kesin bir kazananı olmayan seçimlerde emekçilerin sosyal haklara yönelik saldırılara karşı öfkesinin sandığa yansıdığı konuşuluyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan son yapılan açıklamaya göre seçim sonuçları şu şekilde: Pier Luigi Bersani’nin Orta Sol Bloğu Meclis’in alt kanadı için kullanılan oyların %29.54’ünü alırken, Berlusconi’nin Orta Sağ Bloğu oyların %29.18’ini kazandı. Beppe Grillo’nun kesinti paketlerine karşı başlattığı Beş Yıldız Hareketi ise oyların %24.54’ünü alarak seçimin en büyük sürprizine imza attı. Monti önderliğindeki merkezci blok %10.5 oy alırken, Monti’nin seçimlerdeki yenilgisi son birkaç yıldır teknokrat hükümetin başbakanı olarak uygulamaya çalıştığı kesinti paketlerine bağlanıyor.

Ekonomik Kriz Siyasi Krize mi Evriliyor?

Şimdi bütün gözler bu kazananı olmayan seçimlerin ardından İtalya’da geleceğin nasıl şekilleneceği üzerine çevrilmiş durumda. AB liderleri de kriz içerisindeki İtalya’yı yakından takip ediyor. Derin bir ekonomik kriz içerisinde olan ülkede siyasi bir krizin şekillenebileceği çok güçlü bir ihtimal olarak görülüyor. Seçim sonuçları hiçbir partiye tek başına hükümet kurma olanağı tanımıyor. İtalyan seçim sistemine göre seçimi önde bitiren Bersani’nin Merkez Sol Bloku meclisin alt kanadındaki koltukların %55’ini alma hakkı kazanırken, bölgesel sonuçlara göre koltuk dağılımının yapıldığı Senato’da Berlusconi’nin çoğunluğu kazanması bekleniyor. Bu durumun istikrarlı bir hükümetin kurulmasının önünde önemli bir engel olacağı belirtilirken, önümüzdeki süreçte yeni bir seçimin gündeme gelebileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.

İtalyan medyası da belirsizliği vurguluyor. Corriera Della Sera “Şok seçim sonucu… Senatoda kimse yeterli sayıya sahip değil, şimdi ya geniş tabanlı bir hükûmet ya da yeniden sandığa gidilmesi söz konusu.” yorumunu yaparken, La Stampa “Grillo patlaması… Parlamento bloke olmuş durumda…” manşetiyle Beş Yıldız Hareketi’nin zaferine vurgu yaptı. Il Massaggero ise “Yönetilemezlik kazandı… Senatoda çoğunluk sağlanamadı, Temsilciler Meclisinde Bersani kazandı.” manşetiyle siyasi belirsizliğe vurgu yapıyor.

İtalyan siyasetçilerde seçim sonuçlarının belirsizliğini saklayamıyor. Durum öyleki Berlusconi’nin Özgürlükçü Halk Partisi’nin Genel Sekreteri Angelino Alfano İçişleri Bakanlığı’nı bir süreliğine sonuçları açıklamamaya çağırmıştı. Seçimden kılpayı önde çıkan Bersani’de “Ülkemiz için çok hassas bir durumun ortaya çıktığı açık” yorumunda bulundu.

ÖZellikle AB egemen sınıfları açısından Berlusconi’nin güçlü geri dönüşü sevindirici değil. İki yıl önce ekonomik kriz ve iyice ayyuka çıkan yolsuzluklar nedeniyle Başbakanlıktan ayrılan Berlusconi seçim kampanyası süresinde AB’yi ve Monti’nin kesinti paketlerini eleştiren bir kampanya yürüttü. Hatta vaatleri arasında Monti tarafından getirilen emlak vergisinin kaldırılması ve ödenen bedellerin halka iadesi de bulunuyordu. Buna rağmen iktidara gelmesi durumunda Berlusconi’nin kesinti paketlerini hiç düşünmeden uygulamaya koyacağı açık bir gerçek. 1991 yılında İtalya Komünist Partisi’nin dağılmasıyla kurulan Demokrat Parti ve liberal sol grupların içerisinde yer aldığı Bersani ise kesinti paketlerinin ateşli bir taraftarı. Bersani’nin Merkez Sol İttifakı’na Sosyalizm, Ekoloji  ve Özgürlük HAreketi’nin önderi eşcinsel siyasetçi Nicchi Vendola’da destek veriyor.

Avrupa’da son yıllarda böylesi belirsizlikler sıklıkla yaşanıyor. Son olarak Yunanistan’ın durumu hala hafızalarda. İstikrar kuramayan iktidarlar nedeniyle Yunanistan büyük bir belirsizliğe sürüklenmiş ve Yunanistanlı emekçilerin mücadelesi siyasal düzeni felç etmişti. Burjuva siyasetindeki çöküşe Syriza gibi sol-reformist bir partinin seçim zaferi ve faşist Altın Şafak’ın yükselişi eşlik etmişti. Seçimlere katılımın 2008 yılındaki seçimlere göre %6 oranında azalarak %75’e düşmesi de halkın öfkesinin bir göstergesi.

İtalya’da ise sol partiler seçimde belirgin bir yükseliş sağlayamazken, emekçilerin öfkesinin en belirgin yansıması Beş Yıldız Hareketi’nin yükselişi oldu. 2005 yılında bir internet bloğuyla yola çıkan eski komedyen ve aktör Beppe Grillo birkaç yıl içerisinde milyonlarca kişi tarafından takip edilmeye başlanmıştı. Grillo 2007 yılında Vaffencula (Defol Git) Hareketi’ni kurarken sistemden umudunu kesenlerin büyük ilgisini kazandı. Grilla seçim kampanyasında sıklıkla İtalyan siyasetçilerin yolsuzluklarını ele alırken, komedyenin argoyla yüklü üslubu, yerleşik siyasal geleneklere düşmanlığı kitleleri kendisine yakınlaştırdı.

Grilla’nın zaferi geçtiğimiz yıllarda Finlandiya’da Avrupa PArlamentosu seçimlerini kazanan Korsan Partisi’ni çağrıştırıyor. Hareketin en belirgin karakteri sisteme öfkeyi siyasetsiz bir tepkiye dönüştürmesi; çünkü mevcut sistemi, AB’yi, kesinti paketlerini eleştirirken geleceğe dair bir siyasal proje önermekten kaçınılıyor. Grilla’nın seçimlerin ardından ilk sözleri de zaten bunu doğruluyor: “Biz şimdi kilit noktaya geldik. Muhteşem bir güç olacağız. Parlamentoda 110, dışarıda ise milyonlarca kişi olacağız. Artık kimse bize dokunamaz. Bersani ve Berlusconi başarısız oldular. Şapkalarını önüne koyup, düşünmeleri gerekiyor. Ülkeyi felakete taşıdılar. Bu ancak böyle 6-7 ay gider. Hiçbir partiyle koalisyona girmeyeceğiz.”

Ancak Grilla’nın ülkede değişim isteğinin içine düştüğü alternatifsizliği gösterdiğini belirtmek gerek. Hareketin sol adına umut verici sayılmamasını önemle belirtmek gerekiyor; çünkü seçim kampanyası süresinde Grilla’nın özellikle göçmenlere karşı milliyetçi söylemleri kullandığı, kimi faşist hareketlerle yakın teması tartışılmıştı. Sol-sosyalist hareket adına ise umut verici bir tablo ortaya çıkmadı. Antonio Ingruia’nın önderlik ettiği ve bünyesinde eski Temiz Eller Operasyonu Savcısı Antonio di Pietro’yu, Rifondaizone Communista ve Yeşilleri barındıran Yurttaş Devrimi İttifakı %2 oy alarak meclis dışında kaldı.

İlerleyen süreçte İtalya’da siyasi bir krizin doğması muhtemel ve İtalya yeni bir Yunanistan olma yolunda önemli bir eşiği geçti. Şimdi bu krizi kimin çözeceğine odaklanmak gerek. Ancak çözüm kimde olursa olsun, İtalya’da emekçi sınıflar mücadeleyi yükseltmediği takdirde yoğun bir saldırıyla karşı karşıya kalacak gibi görünüyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı