/ Dünyadan / Ukrayna’daki Son Durum Üzerine Sosyalistlerle Röportaj (Tilbe Akan)

Ukrayna’daki Son Durum Üzerine Sosyalistlerle Röportaj (Tilbe Akan)

on 11 Eylül 2014 - 16:15 Kategori: Dünyadan
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
11 Eylül, 2014

 

Etrafımız iç savaşlarla çevrilmiş durumda. Irak, Suriye ve Karadeniz’in kuzeyindeki komşumuz Ukrayna, etnik ve dinsel boğazlaşmların yaşandığı acı dolu günler geçiriyorlar. Kısa bir hatırlatma yapacak olursak, 2013’ün son haftalarında Rusya yanlısı olarak bilinen eski devlet başkanı Yanukoviç’e karşı AB ile ortaklık anlaşmalarını imzalamadığı için büyük bir protesto dalgası başlamıştı. Yanukoviç’in imzalamama gerekçesi AB’nin neoliberal ajandasının ülkenin doğusundaki sanayileri yıkarak bölgeyi yoksulluğa itecek olmasıydı. Kiev ve ülkenin batısındaki protestoculara göreyse Yanukoviç, Rusya yararına çalışan, kriminal ve hırsız bir diktatördü. Derken Yanukoviç karşıtı potestolar giderek sertleşti ve ülke adım adım iç savaşa sürüklendi. Kiev’deki ayaklanmayı teşvik eden Batı, eylemlerin liderliğini ele geçiren Neo Nazi grupların etkisini görmezden geldi. Bu ise Ukrayna’ya çok pahalıya patladı. Uzlaşma girişimlerinin hiçbirini kabul etmeyen aşırı sağcılar, şartsız koşulsuz bir şekilde Yanukoviç’i devirince Putin’e hamle yapma fırsatı vermiş oldular. Ülkedeki Rus ve Rusça konuşan nüfusun hamisi olarak devreye giren Putin ilk önce nüfusunun çoğunluğu Rus olan stratejik önemdeki Kırım’ı Rusya’ya kattı. Ardından Donetsk ve Luhansk’ta benzer girişimler başgösterdi. Bu sefer çok kanlı bir iç savaş başlayacaktı. Ukrayna milliyetçilerinin başı çektiği iç savaş, Rus emperyalizminin safında olanlar ve Batı emperyalizminin saflarında olanlar arasında bir vekâlet savaşına dönüştü. Biz de Ukraynalı yoldaşlar Alona ve Viktor ile Ukrayna’daki son durum üzerine yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

SDH: Eylemler ve başlayan iç savaşta Ukrayna’da sol nasıl bir pozisyon aldı? Bildiğimiz kadarıyla bir uçta sosyalist Borotba diğer uçta anarşistler var. Mesela, bu gruplar nasıl tavır aldı? Borotba’nın gücü ne durumda?
* Ukrayna’da solcular marjinalize edilmekten korkuyorlar. Çünkü çok uzun zamandır, Sovyetlerin yıkılmasıyla beraber okullarda özellikle antikomünist propaganda yapıldı ve insanlar soldan uzaklaştılar. Sovyetlerin yıkılmasıyla insanlar, kapitalizmin kucağına düştüler. Herkes radikal değişiklikler istedi, serbest pazar gibi. Türkiye’de siz kızıl bayraklarınızla sokakta çalışma yapabiliyorsunuz, ancak biz Kiev’de meydanda otuz saniye kızıl bayraklarımızla beklesek muhtemelen bizi imha ederler. Bunun yanında, sol ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafta en büyük sosyalist grup Borotba, Rus yanlısı politikalar izliyor ve sol ile hiçbir alakası olmayan Rusya yanlıları ile oportünist bir ittifak içerisinde. Diğer tarafta bence çok daha berbat bir tutum takınan anarşistler, hiç mideleri bulanmadan Ukrayna ordusuna katılıyorlar. Takdir edersiniz ki bu, iki uzlaşmaz eğilim. Ve Borotba öyle bir tehlike altında ki şu an, hemen hiçbir üyesi Ukrayna’da değil. Büyük çoğunluğu Rusya, Kırım ya da doğu Ukrayna’ya kaçmış durumda. Ve zaten Ukrayna’da sol toplam, oldukça küçük. Bir tarafta Rus yanlıları diğer tarafta AB yanlıları savaşırken solun hareket alanı neredeyse kalmadı. Solun ikiye bölünmüşlüğü zaten kötü olan durumu daha da kötüleştiriyor. Birleşmiş olunsaydı gidişat farklı olabilirdi.
Lenin heykeli Kiev'de milliyetçiler tarafından parçalanırken.

SDH: Ukrayna Komünist Partisi’nin iç savaş karşısındaki tutumu nedir?

* Stalinizmin 1920’lerdeki zaferi ile beraber Ukrayna Komünist Partisi’nde de “milliyetçi sapma” adı altında bir temizlik gerçekleşti. 1930’lardaki Büyük Temizlik’te ise komünist kadrolar imha eildiler. Rus şovenizminin saldırganlığı altında 1930’lar tam bir kabusa dönüştü. Ukraynalı düşünür ve sanatçılar, susturulup bastırıldı, yok edildi; tüm Rusya’daki devlet terörü Ukrayna’da da tam gaz uygulandı. Özellikle bu süreçten sonra partide yozlaşma baş gösterdi. Bugünse UKP’nin komünistlikle uzaktan yakından bir ilgisi yok. Oportünist bir parti. Oligarkları destekliyor. Komünist Parti’de birçok iş adamı var. Ben onlara solcu bile demek istemiyorum. Hiçbir şey yapmıyorlar. Ama onlar da şimdi Rusya yanlısı olduklarından tehdit altındalar. UKP bu nefret ilişkisinin bir tarafı olarak görülüyor ve batı Ukrayna’da şiddetle baskılanıyorlar. Bazı üyeleri tutuklandı, bazılarıysa öldürüldü.
SDH: Halklar arasındaki düşmanlık ne durumda? Örneğin, Rusça konuşanlar ve Ukraynaca konuşanlar arasında?
* Aslında bu nefret, son zamanlarda yaratıldı. Eskiden Ukrayna’da yaşayan insanlar farklı kültürlere sahipti, ama enternasyonal bir ruh vardı. Dil farkları hiçbir zaman sorun olmadı. Ailem Ukraynaca konuşmayı bilmiyor, ama bu daha önce hiç sorun olmamıştı. Ancak şimdi devletin propaganda aracı haline geldi. Medya yoluyla, okullarda bunu kullanmaya başladılar. Eskiden Ukraynaca konuşan çok az insan vardı, herkes Rusça konuşuyordu. Hatta doğru düzgün Ukraynaca konuşamayan aşırı milliyetçiler, bozuk bir dille TV’lere çıkıp hamaset yaptıklarında ne kadar gülünç bir durum ortaya çıkıyor, farkında bile değiller. Ülkedeki aşırı milliyetçi hava aslında ülkenin batısından kaynaklanıyor. SSCB döneminde yaşanan bir takım acılar, ki çoğunlukla bu batı bölgesinde yoğunlaşır, Rus yayılmacılığı olarak değerlendiriliyor ve Ukrayna milliyetçiliğinin dinamosuna dönüştürülüyor. Bu Rus karşıtlığının keskin bir anti-komünist nefret içerdiğini de eklemek lazım. Çünkü komünistlik Rus hakimiyetinin bir alameti onlara göre.
SDH: Faşist grupların gücü nedir? Ne kadar etkililer? Kaç üyeleri var?
* Faşist grupların güçlenmesinde etkili olanlardan faktörlerden birisi faşist futbol holiganlarıdır. Birkaç yıl önce özellikle aşırı sağcı holiganlar futbol maçlarında güçlü hale geldiler. Ve bu kültür gittikçe

daha popüler hale geldi. Aşırı sağcı holiganlar, dünyanın çoğu bölgesinde var, ama Ukrayna’da daha etkili oldular. Çünkü kriz ortamı onların gelişmesi ve etkili olması için olanaklar yarattı. Sağcı unsurlar da kendi aralarında ayrılıyorlar. Bir periferileri var; bazıları ılımlı, bazıları faşist. Bütün sağcılara faşist demek çok doğru değil. Ama faşist grupların binlerce militanı olduğunu söyleyebiliriz. Faşistler, anti-komünizm üzerinden örgütleniyor. Saldırılar düzenlemek, sokaklarda adam öldürmek, hatta toplu kıyım yapmak bu grupların yaptıkları işler. Odessa’daki tplu kıyımı biliyorsunuz. Orada Borotba üyeleri de öldürülmüştü. Şimdilerde Ukrayna ordusunun yanında savaşan paramiliter kuvvetler içerisinde bu tarz gönüllü faşistler, bol miktarda bulunuyor.

SDH: Sendikalar ve işçi hareketi ne durumda? 
* Sendikalardan ya da işçi hareketinden bahsedemeyiz bile. Sadece Sovyetler geleneğinden kalanlar mevcut. Sarı sendikalardan başka hiçbir şey yok ve işçi hareketi durmuş durumda. Bu tarz sendikaların işçileri örgütlemek gibi bir dertleri yok. Bazı yerlerde faşistler ve aşırı sağcı gruplar sendikalara girip işçileri örgütlemeye çalışıyorlar ama sınıfsal bir pozisyonları olmadığından bunun üstüne fazla düşmüyorlar. Sendikaların işçilerle en ufak bir bağlantısı yok. Sağcı görüşleri benimsemiş durumdalar. Sendikalar sürekli sağcı politikalar izliyor ve işçilere bunu empoze ediyorlar.
SDH: Savaş karşıtı enternasyonalist bir hareket sol cepheden örülebilir mi? Savaş karşıtı gösterilerin yapılmasının yararlı olacağını düşünüyor musunuz?
* Bu tabi doğru bir hat olurdu. Ama maalesef bu olasılığın çok uzağındayız. Çünkü Ukrayna’da zaten zayıf olan sol, iç savaşla beraber tamamen dağıldı. Ukrayna’da herhangi bir hareket alanına sahip değiliz maalesef. Savaş karşıtı enternasyonalist bir dayanışma örülmesi gerçekten çok acil, ama gerçekçi olursak durumun maalesef çok kötü olduğunu kabul etmemiz gerekir. Çünkü bu savaş iki emperyal güç arasında. Emek yanlısı en ufak bir söylem yok. Hangi emperyal gücün Ukrayna’yı kontrol edeceğinin savaşı veriliyor. Avrupa’da savaş karşıtı bir protesto hareketinin yükselmesi en azından halkı biraz umutlandırabilir. Çünkü herkes artık bir şekilde savaştan yoruldu ve bunun artık bitmesini istiyor. Ukrayna’da sosyalistler, en ufak bir şey yaptığında terörist ilan ediliyor. Savaş karşıtı herhangi bir hareket bastırılıyor.

SDH: Donesk bölgesindeki duruma ulusların kendi kaderini tayin hakkı açısından bakmak mümkün mü?

* Şu an Donbass bölgesinde katliamlar oluyor. Ama biz o bölgedeki ayaklanmayı Türkiye’deki Kürdistan bölgesi gibi düşünüyoruz. Tek farkı bir bağımsızlık ya da özerklik istemiyor olmaları ve Rusya’ya bağlanmayı istemeleri. Ama evet ulusların kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde Donesk’teki ayaklanma desteklenmelidir. Diğer taraftan keşke birlikte yeniden yaşayabilsek, ama bölge halkının artık Ukrayna’da kalmak istemediği bir gerçek, bu yüzden onları zorla Ukrayna otoritesi altında tutmak istemek savaştan başka bir şey getirmeyecektir. Özellikle çok güçlü bir Rusya faktörü var ki Donbass’ın (Donesk’i de içine alan alanın genel adı) bastırılması, hiç kolay olmaz ve olsa da çok büyük acılar getirir. Kaldı ki bölgedeki halkın aşırı sağın sevinç çığlıkları eşliğinde katledilmesi, bizler için kabul edilemez.
SDH: İç savaşın seyrinden bahsedebilir misin? Rus yanlıları kaybedecek gibiydi, sonra dengeler yeniden değişti ve isyancılar üstünlüğü ele geçirdiler?
* Oradaki durumla ilgili net bir bilgimiz yok ne yazık ki. Bir yanda Rus yanlılarının yayınları, diğer yanda hükümet yanlılarının yayınları. Donbass bölgesi hakkında Batı Ukrayna’da bir karalama kampanyası başlatılmış durumda. Rus yanlısı oldukları için ne kadar cahil ve aşağılık olduklarıyla ilgili aralıksız bir propaganda yapılıyor. Donbass bölgesinde yaşayanlarla ilgili mitler uyduruluyor. Benim annem de o bölgeden ama Kiev’de yaşıyorlar ve o bile Donbass’taki insanları aşağılamakla meşgul. Benzer bir politikada Donbass bölgesindeki Rus yanlıları tarafından yapılıyor. İnanılmaz bir kutuplaşma var. İç savaşa dönecek olursak Rusya sınırı kullanmak konusunda büyük bir avantaja sahip olduğu için iç savaşın gidişatını istediği şekilde değiştirebiliyor. Nitekim dediğiniz gibi Ukrayna ordusu ilerlerken bir anda işler değişti ve isyancılar peşpeşe önemli kazanımlar elde ederek Kiev’i masaya yeniden oturmak zorunda bıraktılar. Okuduğumuz kadarıyla kalıcı ateşkes için bir takım şartlar ileri sürülmüş. Ama ne kadar sürer bu anlaşma, onu mevcut bilgilerle kestiremeyiz. Kiev’in en önemli dayanağı, AB ve ABD’nin Rusya üzerindeki baskıları. Aslında Batılı emperyalistler Kiev’i cesaretlendirip ülkedeki güç dengelerini bozdular ve ülkeyi adeta ateşe attılar. Şimdi bir takım küçük ekonomik yaptırımlarla Rusya’yı güya cezalandırıyorlar. Asıl cezayı şu an Ukrayna halkı ve tabi ki en başta Donbass çekiyor. Hatırlanacak olursa aynı filmi biz, Gürcistan’da da izlemiştik. Batı’nın cesaretlendirmesiyle saldırgalaşan Saakaşvili, savaşa neden olmuş ve Gürcistan’a büyük zararler vermişti. Dar görüşlü milliyetçiliğin kendisini kullandırmasına çok iyi bir örnekti, ama belli ki birileri Gürcistan örneğinden hiç ders çıkarmamış. Osetya ve Abhazya’da olanlar, bu bölgelerin statüleri, farklı bir şekilde, şimdi Donbass’ta cereyan ediyor gibi. Yaşayıp göreceğiz…
SDH: Ukrayna’da 25 Ekim’deki erken seçimden bir şey beklenir mi?
* Oligarklar destekledikleri gruplar için bir sürü fırsat sunacaklar. Bu iç savaştan karlı çıkacak olanlar yine onlar olacak. Seçimlerde Poroşenko desteklenecek ama aslında halk ondan nefret ediyor. Onu desteklemelerinin tek sebebi Rus yanlılarından daha çok nefret etmeleridir. Poroşenko güçlü bir ekonomi yaratmak istiyor. Aynı Putin’in yaptığı gibi. İşleri daha da kötüye götürmekten başka hiçbir işe yaramayacak. Çözüm enternasyonal bir savaş karşıtı mücadele yaratmaktan geçiyor.
SDH: Teşekkür ederiz.
* Biz teşekkür ederiz.
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!