/ Güncel / Ankara 29 Ekim Yürüyüşünden İzlenimler

Ankara 29 Ekim Yürüyüşünden İzlenimler

on 29 Ekim 2012 - 15:01 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
29 Ekim, 2012

Daha 5 yıl öncesine kadar henüz devlet-yargı-ordu-üniversite üzerindeki mevzilerini yitirmemiş olan Kemalist ulusalcı bürokrasi yüzbinlerin katıldığı Cumhuriyet Mitingleri ile toplumsal gücünü harekete geçirerek AKP’ye karşı bir denge yaratmaya çabalıyordu. Ancak kendisini tamamen ayrıcalıklarını korumaya güdümlemiş bu kitlenin harekete geçirdiği yüzbinler bir yandan yaşam tarzı üzerinden emekçi safların bölündüğü bir projenin piyonu konumuna düşerken, diğer taraftan Ankara’nın göbeğinde günlerce direnen birkaç bin TEKEL işçisi kadar bile hafızalarda yer edemeden politik arenadan buharlaştı. Cumhuriyet mitinglerinin sadece laikliğin ve cumhuriyetin kollanması üzerinden verilen mesajları toplumun daha geniş kesimlerini oluşturan emekçi, yoksul kesimleri açısından bir alternatif olarak algılanmadı; aksine AKP’nin bir sonraki seçimlerde oylarını artırmasından da anlaşılacağı üzere itici bile geldi diyebiliriz.

Bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da Kemalistler açısından benzeri manalarda örgütlendiğini söyleyebiliriz. Günler öncesinden yürütülen hazırlıklar ve alanda beklenen yüzbinlerle ulusalcılar açısından bir heyecan yaratmış görünüyordu. AKP’nin 2007’deki mazlumluktan tam bir muktedire dönüşmesi eylemlere cumhuriyet mitinglerine kıyasla ekstra bir motivasyon kattı diyebiliriz. Ancak koparılan yaygara üzerinden tekrar hatırlatmak yerindedir: Dün olduğu gibi kuru bir cumhuriyet ve laiklik savunusu hayatını her alanında dönüşümlerini pervasız sürdüren AKP’yi ne durdurabilir ne de geriletebilir. Ne de böylesi bir programın sınıf mücadelesinin genel gidişine olumlu bir katkısı olabilir. Ancak eylemin sosyal demokrat emekçilere yeniden sokağın yolunu hatırlatması ve AKP’ye karşı sokaktan korkmamak gerektiğini öğretmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Bugün yaşanan olaylarda Ankara’da cumhuriyetin kuruluşunu kutlamak için Ulus’taki 1. Meclis önünden Anıtkabir’e yürümek isteyen kitleye polis müdahale etti. Cumhuriyetin 89. Yılını kutlamak için Baruthane kavşağından 1. Meclise yürümek isteyen insanlar da polis müdahalesi ile karşılaştı. Müdahale esnasında polis, biber gazı ve tazyikli su kullandı. Ayrıca şehir dışından yürüyüşe katılmak isteyenlerin otobüslerinin şehre girmesine izin verilmedi. Tam 110 otobüsün Ankara sınırlarına girmesi engellendi. Buna rağmen eyleme yüzbinlerle ifade edilebilecek sayıda insan katıldı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı eylemde polisin müdahalesinden birçok insan etkilendi. Daha sonra yaşanan arbedenin ardından kitlenin polis barikatını aşması ile Anıtkabir’e yüründü.

Müdahale ve yürüyüş sırasında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Skorsky tipi helikopterle olayı izledi. Başbakan Tayyip Erdoğan ise olaylarla ilgili  “Bu alternatif kutlama değil, provokasyon girişimi” ifadelerini kullanarakmüdahaleyi savundu. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise şunları söyledi:

“Ama ben ‘istediğim zaman, istediğim yerde, canımın istediği şeyi yapar ve söylerim’ derseniz, bunun siyaset bilimindeki adı anarşidir. Anarşi kayıt, kural ve nizam tanımamaktır. Polisin, yöneticilerin sağduyusuyla kimsenin burnu kanamamıştır. Su sıkılmıştır, keşke bunlar da olmasa. “

Eylemi izleyen bolsevik.org muhabirlerinin izlenimlerini ise şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Eylem politik içerik ve söylemsel olarak Cumhuriyet Mitinglerinin kalıplarının dışına taşmadı. Öte taraftan eylemi düzenleyenlerde meseleye günün cumhuriyet bayramı olması dışında bir anlam katabilecek kabiliyete sahip değillerdi. Atılan sloganların ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ ve ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ düzeyinde sınırlı kalmasını eylemi organize edenlerin politik tıkanışlarının bir ifadesi olarak okumak mümkün.
  • Eyleme katılan kesimler ağırlıklı olarak orta-üst sınıfa ait Çankayalı elitlerden oluşuyordu. Bunun yanında Aleviler ve varoş gençlerinden oluşan kesimler de eylemin bileşeni durumundaydılar. Zaten polisle yaşanan arbedede bu kesimin öfkesi belirleyici oldu. Eylem sırasında zaman zaman örgütleyicilerin önünde bir iradeye sahip kitle inisiyatifinin doğduğu gözlemlendi. Polisle yaşanan çatışmalarda öncülerden ziyade, bu bağımsız kitle inisiyatifi belirleyici oldu.
  • Eylem sırasında TKP’li gençlerin soL gazetesi sattığı görüldü. Bu 29 Ekim’in propagandasını sitesinden ve gazetesinden yoğun olarak yapan TKP’nin belki de en büyük şanssızlığı kendi içindeki çelişkilerden ötürü bu alanda yer alamamasıydı. Bu tarz eylemlerde yer alamadıkları sürece Kemalist kesimlere oynayan TKP’nin İP, TGB gibi bu cephenin öncülüğünü üstlenen rakipleri karşısında fazla şansının bulunmadığını hatırlatmak gerek.
  • Eylemi organize eden ve haftalardır çalışmasını yürüten Türkiye Gençlik Birliği ve İşçi Partisi, bayrakları dışında alanda yoktu. TGB bayraklarını alana giren herkese dağıtan örgütün üyeleri eylemde önlük giyen bir avuç kadrodan ibaretti. Onların da organizasyon ve kitleyi yönlendirmek konusundaki yeteneksizlikleri ve tecrübesizlikleri göze çarpıyordu. Ellerinde birer megafon bile olmayan TGB üyelerinin kitleyi yönlendirmeye çalışırken eylemi izleyen bolsevik.org muhabirlerinden bile bu konuda yardım istemeleri bu konudaki acizliklerini gözler önüne serdi.
  • Eylemde ses araçlarının ve TGB üyelerinin kitleyi yönlendirmek konusunda yetersiz kalmaları eylemi bu anlamda inisiyatifsiz kıldı. Eylemde kitlenin kendi kendine inisiyatif aldığını ve hareket ettiğini söyleyebiliriz.

Sonuç olarak AKP’nin 29 Ekim kutlamalarına müdahale etmesinden bundan sonra mutlak gücün kendi ellerinde olduğu ve yeni Cumhuriyet mitinglerine izin vermeyecekleri mesajını alabiliriz. Ancak bu eylemlerin öncülüğünü üstlenen Kemalist İP ve TGB, politik söylemleri kısırlaştırarak insanların AKP’ye olan öfkesini hâlâ yaşam tarzı ve laiklik gibi meseleler üzerinden kuruyor. Bu, öfkeyi geriletiyor ve sınıf mücadelesi açısından hiçbir fayda sağlamıyor. Böylece iktidar ile toplumun bir kesimi arasında yaşanan yarılmayı doğru yere kanalize etme yönünde büyük engel oluşuyor. Bu tarz eylemler ise günü birlik olarak tepkilerin ifade edilmesinden başka bir işe yaramıyor

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!