/ Güncel / Aris Velouchiotis’in KKE Merkez Komitesi’ne Son Mektubu

Aris Velouchiotis’in KKE Merkez Komitesi’ne Son Mektubu

on 5 Eylül 2015 - 12:47 Kategori: Güncel, Tarih, Yunanistan Dosyası
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

 

11830837_10153679935222189_1353374929_n

Aris Velouchiotis, Nazilere ve Mussolini ordularına kök söktüren Yunanistan Halk Kurtuluş Ordusu (ELAS)’ın efsanevi önderi, aynı zamanda ELAS’ın merkezi EAM liderlerinden birisi ve bütün bu silahlı direnişi organize eden Yunanistan Komünist Partisi (KKE)’nin merkez komite üyesidir. Yunan işçileri ve köylüleri, Nazilere karşı o kadar amansız bir mücadele örgütlemişlerdir ki, İkinci Dünya Savaşı sonrası Yunanistan’ın zaferin mimarı ELAS ve KKE liderliğinde sosyalist bir yönetime geçmesi işten bile değildi.

ELAS’ın halk desteği ve askeri gücü o kadar muazzam boyutlardaydı ki Yunan gericilerinin bu güçle baş etmesi mümkün değildi. Ama tarih Yunanistan’da çok acı yazıldı. Hitleri’i yenilgiye uğratan Stalin ve Churchill bloğu, dünyayı aralarında nüfuz bölgelerine göre paylaşmıştı ve buna göre Yunanistan, İngiliz nüfuz bölgesi olarak kabul edilmişti. Resmiyete Yalta’da geçen bu anlaşma gereği Stalin, KKE’ye verdiği emirlerle iktidardan uzak durmasını istemişti. Bunun neticesinde Varkiza Anlaşması gibi birçok yenilgici anlaşmayla Yunanlı Andartelerin mücadelesi ihanete uğradı. Çok benzer bir durumda olan ve aynı ihanet anlaşmasıyla karşı karşıya olan Tito önderliğindeki partizanlar ise Moskova’dan gelen emirleri dinlemeyecek ve ülkede yeni bir rejim inşa etmeye koyulacaklardır. Tito da Stalin’in baş düşmanı mertebesine yükselecektir.

Yunanistan’da ise Andarte komutanları Tito’nun uyarıları ve ittifak çağrıları karşısında tereddüde düştüler, ama
son kertede parti disiplinine uyarak ihanet zehrini içmek zorunda kaldılar. Yunanistan kapitalistleri, monarşistleri, Nazi işbirlikçisi faşistler, İngilizlerin büyük desteğiyle giderek toparlandılar ve komünistleri ezmeye koyuldular. Bunun anlamı İkinci Dünya Savaşı sonrasında Yunanistan’ın iç savaş yaşamasıydı. Stalin’in arkası kesilmeyen ihanetleri, moral bozukluğu ve imkansızlıklara rağmen ELAS 3 yıl boyunca direndi, 1949 savaşın son yılı olacaktı.
Bir dolu kahramanlığın yanı sıra en kötü ihanetleri yaşayan Yunan Andarteleri ve önderleri Aris’in mücadelesi, yolumuza ışık tutuyor. Aşağıda Türkçeye çevirdiğimiz mektup, Aris’in KKE Merkez Komitesi’ne yazmış olduğu acı ve sitem dolu son çağrısıdır. Aris, ihanetin artık dayanılmaz olduğu bir anda harekete geçmek istemişti, ama çok geçti. Şüpheli bir şekilde katledildi. O sırada partiden atılmıştı.

Aris Velouchiotis’ in KKE Merkez Komitesi’ne Son Mektubu

Değerli Yoldaşlar, bu notla ilginizi aşağıda belirttiğim noktalara çekmek istiyorum.11830921_10153679939387189_488058057_n

1. Yunan karşı devrimcileri ve İngiliz işgalcilerinin, bizim ve halkımızın çıkarlarına karşı olan Varkiza anlaşmasının, üzerine anlaşılması ve pazarlık edilmesi mümkün olmayan koşullarını dayatmak istedikleri konusunda ikna olduğunuza inanıyorum. Bunları benden iyi biliyorsunuz, tekrar sanmama gerek yok.

2. Önceleri Yunan karşı devriminin ve Yunanistan’ın İngiliz düşmanlarının perspektif ve isteklerini bilmek zordu, şimdi bunları görebileceğinize inanıyorum. Onların amacı, politik yaşamımızın istikrarlı gelişimini sağlamak ve sizin bu yöndeki çabalarınızı kabul etmek değil. Aksine, onlar, ellerinin altındaki bütün araçlarla koşulların kendi avantajlarına olacağı bir iç savaş örgütlemek ve yürütmek için çalışıyorlar.

3. Yalta’ daki konferans ve anlaşmada şu noktaya varıldı:İngilizlerin size bu ülkenin kaderini çizmenize izin vereceği
illüzyonuna kapılmamalısınız. Sovyetler Birliği, Dünya Devrimi için politika üretiyor ve bu nedenle, sizin de bildiğiniz gibi, Yunanistan dramasına enerjik şekilde müdahale edemez. Bu durum Sırp, Bulgar ve hatta Rus politikaları için de geçerli. Sovyetler Birliği’nin insanlığın küçük bir parçası olan Yunanlıları kurtarması mümkün değil, ama bizi yavaş ve kesin olarak dünya devrimi politikalarıyla kesin zafere yöneltebilirler. Sosyalizmin dışında hiçbir şeyin tarafında olamazlar.

4. Biz -yani siz- sol ve sağ oportünizmle dolu olmayan doğru ve sürekli bir politikaların uygulanması yoluyla
Yugoslavya’dakine benzer bir durumu Yunanistan’da yaratabilirsiniz. Böyle bir durumu ülkemizde yaratmanın imkanları kesinlikle mevcut. Bunu göremeyen bir kimse, en hafifinden, Marksist anlayıştan yoksundur. Bu koşullar gerçekleştiği takdirde Sovyetler Birliği daha aktif biçimde müdahale edebilecektir, ABD için de aynısı geçerli.
Gianni ve Zisis (Giannis Ioannidis, Zisis Zografos) tarafından açıkça ortaya konulduğu gibi Rus yoldaşlarımızın KKE’ ye Varkiza anlaşmasını tamamlaması yönünde “açık bir müdahalesi” var. Ancak bu hiçbir şeyi değiştirmeyecek. 1943’ün başından beri süregelen oportünist taktik hatalar ve Atina Savaşı’ndaki kriminal ihmalkarlıktan sonra  kendilerine güvenlerini kaybettiler ve daha büyük felaketlerden kaçınmak için geri çekilmek zorunda kaldılar.

Böylelikle Varkiza Anlaşmasına gelindi. Savaşı sürdürmenin olanakları konusundaki ELAS Genel Komutanlığı’nın görüşleri onlara açıklanmadı ve sonuç olarak Rus yoldaşlar farklı bir politikanın hangi güce dayanacağını bilemediler.

5. Lübnan’a kadar EAM, yükselen bir gelişim çizgisi izledi. Ondan sonra ise sürekli bir düşüş başladı. Atina Savaşı,
oradaki yenilgi ve daha çok da Varkiza Anlaşması sonrasında etkisini hızla kaybetmeye başladı. Referandum ve
seçimlere giden süreçte bölünmenin mümkün olduğunu öngörüyorum.

6. KKE ve onun EAM içinde yoğunlaşan güçleri halkın içinde suretini kaybetmiş durumda. Hatta yakın takipçileri ve kendi üyeleri açısından da bu geçerli. Rakamlara sahipsiniz, çok ciddi sayılarda ayrılma fark edeceksiniz. Bana göre, bu oran çok artacak.

7. Varkiza politikasının “gerekliliği” konusunda KKE ve EAM üye ve takipçileriyle halkın “aydınlatılması” rezalet bir şaka. KKE’nin hiçbir üyesi buna inanmıyor. Ne eğitimi olabilir? Hangi sihirli manevra siyahı beyaz yapabilir? Geçerken sorular yağmur damlalarından çoktu: Bunu niye yaptınız? Nereye gidiyoruz? Neden bu kadar çok kan döktük? Neden üç yıl boyunca evlerimizi yaktılar? Neden savaş vermeden bizi teslim etmek istiyorsunuz? Şimdi ne yapacağız? Bizim halk adaletimiz, kendi hükümetimiz nerede? Soruşturmalar, saldırılar yürüten; toplantılarımızı, eylemlerimizi yasaklayan aptallarla – Ulusal Muhafızlarla ne yapabiliriz? Köylerimizde karşı devrim sesini yükselttiğinde ve bizi açıktan ölümle tehdit ettiğinde ne yapacağız? Kendimizi nasıl koruyacağız? Ulusal orduyla mı?
Binlerce düzmece gerekçeyle bizi yetersiz addeden komiteler ve bizi içine kabul etmeyen ordu nasıl ulusal ordu olabilir?

Bütün bunlar size karşı dönmüş bir fırtına olacak. Bölünmelere karşı elimden geleni yapmadım mı? Gitmeyi reddederek düşüncelerimi parti tarafından çözülmek üzerine açıkça ortaya koymadım mı? 200 gerilla alarak dağlara giderek savaş başlatmadım, değil mi?

11851048_10153679955877189_2086288226_n

8. Her yerde örgütümüz uyuşma içinde. Karşı devrim başını kaldırdı. Geçişimiz coşku ve içten duygular yaratıyor, kadınlar ortaya çıkıp “Yeni işgalcilerden alacağınız özgürlükte iyi şanslar” diyerek bizi kutluyor. Çoğu şehirleri terk etti. Silahlanmış karşı devrimci gruplar oluşturma konusunda açık emir alan Euritania’dan EDES’ciler herkes
tarafından destekleniyor. Köylerdeki parti üyelerine kendimizi gösteremeyeceğimizi söylemeliyiz. Sizin anlaşmanıza uygun olacak şekilde gece yürüyecek, gündüz saklanacağız. Ama köylerdeki üyelerimiz köylülere “Bizim gerillalarımız açığa çıkacak. Yakında sokaklara döküleceğiz. Aris burada, korkmanıza gerek yok. Yunan karşı devrimcileri ve İngiliz işgalcilerini yeneceğiz.” diyecekler.

9. Bunların hiçbirini görmüyorsunuz. Halk kitlelerinden izole durumdasınız, onların nabzını tutamıyorsunuz. Uyanın. Bu ileri aşama bile çok geç değil, ama yakında öyle olacak. Sonrasında biz, kitlesel kurbanlar vermek, büyük fedakarlıklar yapmak zorunda kalacağız. Karşı devrimin kalıcı olarak zemin bulmasına izin vermeyin. “Ulusal Muhafızlar”ın gerçekten ulusal bir ordu olduğu yönündeki ilüzyonunuzu bırakın. Halkın, kendilerine saldıran “Bourantades”i “halkın evlatları” olarak görmesine izin vermeyin. Ulusal Muhafızların eski Ulusal Muhafızların
rolünü oynamasına ve kendilerini her yerde dayatmalarına izin verme suçunu işlemeyin.

10. Kendinizi saklanacak silahların daha sonra kullanılabileceği fikriyle kandırmayın. Hayır! Ulusal Muhafızlar
kısa sürede en azından onların bir kısmını bulacak ve bize karşı kullanacaktır. Ülkeye en azından biraz gerilla, en azından bir grup gönderin. Onları ELAS’ın devamı olarak nitelemeyin, bu bilgiyi gizli tutun. Eğer benim önderliğimi istemezseniz, başkasını bulun. Erteleme suçunu işlemeyin, hemen harekete geçin.

11. Epirus bürosuna ve oradan yurtdışına doğru yolculuğa devam ediyorum. Daha önce açıkladığım sebeplerle gecikmeyle seyahat ediyoruz Bahsettiğim nedenlerden dolayı Epirus’taki büroya ulaşmadan önce yazılı cevap ve
özel bir toplantı yapmayı bekliyorum. O zamana kadar sizden olgunca düşünmenizi bekliyoruz.

Yolunuzda,

24.03.1945

Çeviri: Marksist Bakış

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!