/ Güncel / Başar Sabuncu’nun Ardından | Ezgi Yılmaz

Başar Sabuncu’nun Ardından | Ezgi Yılmaz

on 19 Haziran 2015 - 15:21 Kategori: Güncel, Kültür-Sanat
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Türkiye’de toplumcu sinema ve tiyatronun önemi isimlerinden; tiyatro-sinema yönetmeni, oyun ve senaryo yazarı, oyuncu, sahne tasarımcısı, çevirmen Başar Sabuncu hayata 73 yaşında veda etti. Bu başarılı tiyatro ve sinema sanatçısı ise neredeyse çok az tanınıyor.

fft107_mf4895764

Tiyatro ve sinemanın neredeyse tamamını kapladığı yetmiş iki yıllık hayatına 9 Eylül 1943 yılında İstanbul’da başlar. Henüz bir lise öğrencisiyken tiyatroyla tanışır ve ilk kez amatör tiyatro oyunculuğunu deneyimlediği Saint Joseph Lisesi’nden 1961 yılında mezun olur. Sonrasında ise üniversite eğitimini yarıda bırakarak tiyatroya artık kesin bir geçiş yapmış olur. Birkaç yıl özel tiyatrolarda oyunculuk yaptıktan sonra yazarlık ve yönetmenlik alanın çalışmalarını yoğunlaştırır.

İlk oyunu olan Kargalar 62’de DT’de sahnelendiğinde Sabuncu henüz 19 yaşındadır. Ardından TRT Ankara Radyosu’nda geçecek yıllar başlar. 1964-1969 yılları arasında TRT Ankara Radyosunda tiyatro bölümünde görev alan Sabuncu aralarında Don Kişot, İlyada, Goriot Baba gibi eserlerin bulunduğu on sekiz eseri oyunlaştırır ve yüzden fazla radyo oyun dizisini yönetir. 12 Mart 1971 darbesinden sonra, bir süre yurt dışında yaşar. Fransa’daki iki yıl süren tiyatro araştırmalarının ardından Türkiye’ye dönüşünde, Muhsin Ertuğrul’un çağrısı üzerine, 1974’de yönetmen olarak İstanbul Şehir Tiyatroları’na katılır. Kurumda “yerinden yönetim” modelinin uygulanmasına öncülük eder; Üsküdar ve Fatih sahnelerinin sanat yönetmenliği görevlerini üstlenir. O yıllarda Nazım Hikmet Türkiye’de bir yasaklanır bir serbest bırakılır. Bundandır ki yıllardır sahnelerden uzak olan Nazım Hikmet’i yeniden Şehir Tiyatroları seyircisiyle buluşturur.

12 Eylül 1980 darbesi tiyatroya da el atmaktan geri durmayarak Nazım’ı bir komünisti yeniden sahnelere koyan Başar Sabuncu yasa uyarınca(!) görevinden alınır. Ardından Almanya’ya giden yönetmen Berlin’de ünlü Schaubühne Tiyatrosu’nda “İşgal” oyununun yönetmenliğini yapar. 1982-1983 yıllarında ise, Sururi-Cezzar Tiyatrosu’nda, özgün oyun Kaldırım Serçesi ile Şan Tiyatrosu’nda Brecht düzenlemesi Şvayk Hitler’e Karşı ve Prosper Mérimée uyarlaması Kan ve Gül (Karmen) müzikli oyunlarını sahneler. Aynı dönemde “Aydınlar Dilekçesi” kapsamında, askeri mahkemede yargılanır. Paşa ne yapsındı böyle aydını(!) 86’da birlikte yargılandığı 58 aydınla birlikte beraat eder. Sonraki yıllarda sinema çalışmalarına ağırlık verir.

70’li yıllarda başladığı senaristliğe ta ki ilk filmi Çıplak Vatandaş’ a devam eder. Bu süreçte yazdığı senaryolar Atıf Yılmaz, Kartal Tibet, Ertem Eğilmez gibi yönetmenlerce beyaz perdeye taşınır. Çıplak Vatandaş filminde yönetmen koltuğuna oturmadan evvel yine senaristliğini yaptığı, başrolünde, sonraları kendi filmlerinin de kadrolu oyuncusu, Şener Şen olan absürt komedi “Namuslu” filminde Ertem Eğilmez’in yardımcı yönetmenliğini yapar. Bir yıl sonra 1985’te hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptığı filmi Çıplak Adam ile sinemaya adımını tam olarak atmış olur. Bu ilk film 80’lerde çekilmiş olmasına rağmen zamansız filmlerden olmuştur.Çıplak_Vatandaş_afiş

Ek işler yapmasına rağmen parayı bir türlü yetiremeyen bir vatandaş bir gün gelir ki artık dayanamaz olur ve sokaklarda çırılçıplak koşmaya başlar. Fakirlikten deliren bir adamdan istifade etmekten ne medya çekinir, ne reklamcılar ne de siyasiler. Çıplak adam bu yüzden hastaneye yatırılmaz ve reklamlarla zengin olur. Ancak zengin olmanın yolu artık belli olmuştur: Sokaklar çıplak koşmak! Halk çıplak adamın yolundan giderek bir gece bütün bir ülke sokaklara fırlar ve sokaklarda çıplak koşmaya başlar. Artık insanların itibarını kaybetme korkusu yoktur çünkü yetmiyor yetirilemiyordur. Çıplak adam figürü artık kontrolden çıkmıştır o halde deli ilan edilme zamanı da gelmiş demektir ki geç kalınmış (!) karar verilir ve derdest edilerek hastaneye kapatılır. Böylece sokaklardaki çıplak isyankarların tekrar evlerine dönmesi sağlanmış olur.

220px-Zengin_MutfağıSokaklarda çıplak gezenlere inat Semra Özal’a özel kürk vergisini kaldıran Turgut Özallardan ayakkabı kutularında milyonları götüren Tayyip Erdoğan ve şürekâsı yıllarına gelmiş bulunmaktayız. Tam da bu nedenle, Başar Sabuncu erken bir filme imza atmış bulunmakta. Takip eden yıllarda Asılacak Kadın, Yolcu ve Zengin Mutfağı filmlerini çekti. 15-16 Haziran işçi eylemliliklerini anlatan Vasıf Öngören’in 1977’de yazdığı tiyatrodan uyarlama filmi olan Zengin Mutfağı yine Sabuncu’nun ustalık eserlerindendir. 15-16 Haziran direnişi ardından ülkeyi terk eden bir patronun konağında döneme tanıklık edilir. Tek mekanda geçen film, bir tiyatro uyarlamasıdır. filmlerindendir. Zengin evlerinde ömür tüketen aşçıların, şoförlerin, hizmetçilerin gözünden bakılır o yıllara. Politik tartışmalar ve dönüşümler Şener Şen’in usta oyunculuğuyla harmanlanır. Zehirlenince yerine yenilerinin geldiği köpeklerden, çaresiz bir üniversitesi öğrencisinden bir kontrgerillaya dönüşen gence kadar çeşitli metaforları içeren film sınıf mücadelesi adına da önemli ibareler bulundurmakta.

1988’de, uzun bir yasal savaşımın ardından, Şehir Tiyatroları’na döndükten sonra, bu kurumda ve Devlet Tiyatroları ile özel tiyatrolarda 30’u aşkın tiyatro yapıtının yönetmenliğini üstlenir. Şehir Tiyatrosu’nun İstanbul Belediyesi karşısındaki “sanatsal bağımsızlığı” konusunda, yönetimle ilkesel anlaşmazlık nedeniyle, 2004’te emeklilik yaşını beklemeden, kurumdan ayrılır… Çok sayıda uluslararası şenlikte Türkiye sinemasını temsil eden Başar Sabuncu 1988’de Londra’da British Film Institute; 1991’de Paris’te Fransız Sinematek’i; 1992’de Montpellier Festivali tarafından, adına tüm filmlerinin gösterildiği saygı haftaları düzenlendi.

Yönettiği sinema filmleri

Çıplak Vatandaş – 1985

Asılacak Kadın – 1986

Kupa Kızı – 1986 (Bunuel’in Belle de Jour filmine “nazîre”)

Kaçamak – 1987

Zengin Mutfağı – 1988

Yolcu – 1994

Senaryosunu yazdığı sinema filmleri

Şöhret Budalası – 1975 (Yön: Bilge Olgaç)20141317578607

Adak – 1979 (Yön: Atıf Yılmaz)

Talihli Amele – 1980 (Yön: Atıf Yılmaz)

Şalvar Davası – 1983 (Aristofanes’den esinlenme / Yön: Kartal Tibet)

Namuslu – 1984 (Yön: Ertem Eğilmez)

Çıplak Vatandaş – 1985

Asılacak Kadın – 1986 (Pınar Kür’ün romanından)

Kupa Kızı – 1986 (Joseph Kessel’in “Belle de Jour” romanından)

Kaçamak – 1987

Zengin Mutfağı – 1988 (Vasıf Öngören’in oyunundan)

Kaldırım Serçesi – 1989

(TRT/TV) Yolcu – 1994 (Nazım Hikmet’in oyunundan)

Sahnelenmiş tiyatro oyunları

Kargalar – Devlet Tiyatrosu (1962)

Şerefiye – Devlet Tiyatrosu (1966-68) / Nürnberg (1984) / Amsterdam (1988)

Çark – Devlet Tiyatrosu (1969) / Serezli-Aşkıner Tiyatrosu (1969)

Zemberek – Dostlar Tiyatrosu (1971) / Ankara Deneme Sahnesi (1972)

Mutemet Ali Rıza Beyin Yaşanmış Hayat Hikayesi – Devlet Tiyatrosu (1972) / İstanbul Ş.T. (1974)

İşçi Babası Ömer Ağa İle Küçükhanımın Şöförü Recep (Brecht’E “Nazîre”) – Oyuncular Birliği (1975)

Memurlar – İti Yayını (1974) / Ankara Deneme Sahnesi (1974) İşgal – İstanbul Şehir Tiyatrosu (1977) / Berlin Schaubühne (1981)

Kaldırım Serçesi – Sururi-Cezzar Tiyatrosu (1982)

Kan ve Gül (Prosper Mériméé/Carmen’den uyarlama) Şan Tiyatrosu (1983)

Sayın Muhbir Vatandaşlar – Yeditepe Oyuncuları (1989)

Bir Ata Krallığım (Shakespeare’den Kurgulama) – İstanbul Şehir Tiyatrosu (1997)

Herkes Aynı Bahçede (Çehov “Çeşitleme”) – İstanbul Şehir Tiyatrosu (2001)

Lades Ya Da Aile Ocağı – Müjdat Gezen Tiyatrosu (2010) (KÜLTÜR SERVİSİ)

Kanak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Başar_Sabuncu

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!