/ Güncel / Bir Sinema Emekçisi Daha “Tutunamadı” | Büşra Uyar

Bir Sinema Emekçisi Daha “Tutunamadı” | Büşra Uyar

on 14 Haziran 2016 - 15:32 Kategori: Güncel, Kültür-Sanat
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

yonetmen-caner-ceyhan-intihar-etti-10011

Bir Sinema Emekçisi Daha “Tutunamadı”,Bir Sinema Emekçisini Daha Öldürdüler

Televizyon; yıllardan beri iyiliği kötülüğü tartışılmasına rağmen “sihirli” olduğu konusunda herkesin hemfikir olduğu o kutu. Tekelleşmiş, zalim, tekdüze dizi sektörü insanların gözünü her zamanki gibi boyuyorken, malesef her zamanki gibi; iki gün önce bir sinema/dizi sektörü emekçisi madalyonun görmediğimiz tarafında, söndü gitti.

İki gün önce işsizlik kabusunun kıskacında alkol problemlerine saplanmış bir emekçi, Caner Ceyhan, intihar etmiş bir şekilde evinde bulundu. Dokuz Eylül Sinema Televizyon bölümünde başlayan umutlu yolculuğu, yıllardır çalıştığı Türk dizi sektöründe sönümlendi ve son olarak işsizlik; onun için ortada hiçbir umut kırıntısı bırakmadı.

Caner Ceyhan dizi sektörü için sarsıcı bir kayıp olmadı; zira bu sektör Caner’den önce onlarca insanın ölümüne, binlerce emekçinin, sanatçının duygusal çöküşüne şahit olmuştu. Şahit olmuş, alışmış; sebep olmuştu. Sektör yetnekleri harcarken kendisi kaybetmez. Ama sinema genç bir yeteneği kaybetti.

Türk dizi sektörünün çarpıklığını görebilmek için derin tahliller yapmaya gerek yok. “Sihirli” kutuyu açtığımızda karşımıza çıkacak dizinin iki buçuk-üç saati bulacağını biliyoruz. Aynı yönetmenlerin aynı oyuncularla, kendini sektöre kanıtlamış(!) aynı senaristlerle; yıllardır anlatılan bir hikayeyi başka bir yerinden tutup anlatacaklarını biliyoruz. Bunlar zaten insana “Bu işte bir yanlışlık var.” dedirtiyor. Ama görmediğimiz bir taraf var ki, yıllardır tozpembe jeneriklerle saklanan taraf, işte bu tarafta insanların hayatı bir yerinden kırılıyor.

Dizi sektörü emekçileri görmediğimiz tarafta, bu kimseye hiçbir şey vermeyen “tozpembe düşler” için günün neredeyse 24 saati çalışıyor. Taptaze umutlarla kendini setlere adamış gençler, yaratıcılıktan yoksun işlerde setteki hiyerarşinin altında ezilerek iş hayatına atılmış oluyor. Bu gençlere zaten bir yetenek olarak değil de, bir köle olarak bakmaya alışmış sistem sadece gençleri değil, işine yıllarını vermiş emekçileri de bir kalemde siliyor. Tüm bu sektörü, bu kabusu geride bırakmak ve yaratıcı işler yapmak isteyen insanların aldıkları son büyük, korkunç darbe de sansür ve sanatı kirli elleriyle avucunda ezen iktidardan geliyor.

Caner’in ölümünün ardından konuşan yönetmen Yüksel Aksu “Ben onu dizi sektörüne soktum. Sonra sevilen ve aranan biri oldu. Ben dizilerden uzaklaşıp, ara sıra film çekmeye başladığım için, doğal olarak çok görüşemedik. Ben olaya usta çırak ilişkisi olarak bakıyorum. Usta çırak ilişkisinde hayat tedrisatı da verilir. Mesleğe davet ettik ama demek ki yaşama sevinci verememişiz. Çok üzgünüm.” ifadelerini kullandı. Halbuki insanın böyle bir durumda kendini suçlaması ne kadar üzücü. Bu vahşileşmiş dizi sektörü, bu vahşi sistem katil olduğunu haykırırken, suçu hep çaresizce kendimizde yüklememiz, ne kadar üzücü.

Caner’i, nice insanı emek vermek istediği hayata küstüren, bugün binlerce insanı sistemine köle yapmış bu çarpık, kirli düzeni yıkmaktan, mücadele etmekten başka bir şansımız yok. “Mümkün ve gerekli” olan başka bir dünyayı, binbir umutla başladığı üniversite hayatı sonunda bulmak istediği özgün ve özgür sanatın dünyasını Caner Ceyhan için kuracağız!

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!