/ Dünyadan / Brezilya’nın Büyük Siyasi Krizi:Neler Oluyor?

Brezilya’nın Büyük Siyasi Krizi:Neler Oluyor?

on 27 Mayıs 2017 - 13:37 Kategori: Dünyadan, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Brezilyada Bitmek Bilmeyen Yolsuzluk Yılları ve Temer

Brezilya’da Başkan Temer’in yolsuzluk skandalının ardından önceki gün yüz binlerce kişi sokağa döküldü, maliye ve tarım bakanlıklarına ait 7 bina ateşe verildi. Temer, İşçi Parti’sinin iktidardaki liderine ABD destekli sivil bir darbe gerçekleştirerek başkanlık koltuğuna oturmuştu. Siyasette olduğu süre boyunca milyonlarca dolarlık yolsuzluğa karıştığını açığa çıkartan ses kayıtları ve tanıklardan sonra gayrı meşru başkan Temer’e isyan başladı. Polis çok sayıda kişiyi yaraladı. Temer, protestoları bastırmak için, 85’te sona eren askeri diktatörlük döneminden bu yana ilk kez askeri kullandı.
Brezilya halkının dilindeki slogan ise: “TEMER DEFOL!”

Halk Neden Sokakta?

Öncelikle, Başkan Temer’in gayrı meşru bir başkan olmasıyla söze başlayalım. Temer, İşçi Partisi (PT) ‘nin lideri ve Brezilya cumhurbaşkanı Dilma Rouseff’in bir sivil darbe ile görevinden azledilmesiyle birlikte, başkan yardımcılığından başkanlığa çıktı. Böylece 13 yıllık PT iktidarı da son buldu. Ancak, Temer’in koltuğa oturması ile birlikte fitil de ateşlendi.

PT, 13 yıldır ülkeyi zaten sağ politikalarla yöneten; kendis, popülist-piyasacı ;adı İşçi Partisi olan bir parti. Hatırlanacak olursa 2013 yılında Gezi ile eşanlı olarak halk sokaklara dökülmüş, kesinti paketlerine ve işsizliğe karşı büyük bir isyan bayrağı açmıştı. 2014 yılı ise Brezilya’da Dünya Kupası için çar çur edilen milyon dolarlar için büyük protestolar gerçekleştiren yoksulların öfkesine ve grevlere tanıklık etti. Tüm bu süreçte PT yani, Dilma Rouseff iktidardaydı. Emekçilerin taleplerine popülist bir demogoji ile cevap veriyordu.Yine de emperyalist kapitalizmin Güney Amerika’daki çıkarlarına tam entegrasyon sağlayacak, özelleştirme ve emeğe yönelik saldırganlıklar konusunda klasik sağ partilere kıyasla solda kalıyordu. Popülizmin treni ile yol alan, ve milyonlarca insanın işsizlikle ve ağır yoksullukla boğuştuğu ülkede iktidarda kalmasını da buna borçluydu. Bu yüzden PT, ABD’nin dolaylı harekatı ile alaşağı edildi.

Rousseff, hakkında ‘kamu bankalarındaki kaynakları usulsüz harcadığı’ ve 2014’te yeniden iktidara geldiği genel seçimler öncesinde, “kamu açığını gizlemek amacıyla bütçede usulsüzlük yapmakla” suçlanıyor. Soruşturmanın ardından Brezilya Senatosu tarafından görevinden azledildi.Süreç hem hukuki aksaklıklar içeriyor hem de açıkça sağın ortak bir koalisyon hareketi ve oldu bitti ile gerçekleştirildi. Şüphesiz hem Rouseff hem de kendisinden önceki PT’li başkan Lula burjuva liderler olarak kirli işlere bulaşmışlardır. Ancak söz konusu süreç, yolsuzluğa bulaşan herkesi değil yalnız PT’lileri kapsayacak şekilde ilerletiliyor. Merkez sol siyaseti ama en temelde emeğin kazanımlarını hedefliyor.

Dünyanın En Büyük Petrol Yolsuzluğu

Söz konusu yolsuzluk skandalı Petrobras (Brezilya Petrolleri Şirketi) ‘nden patlak verdi. Şirketin açtığı kârlı ihalelerde rüşvet alındığı ve rüşvetin bir kısmının hükümetteki İşçi Partisi de dahil olmak üzere siyasi partilere dağıtıldığı iddia edilmişti. Şirketlerin politikacılara daha fazla iş almak ve milyon dolarlık sözleşmeler karşılığında yasa dışı bağışlarıyla oluşan kaynaklara dönük soruşturmaya Oto Yıkama Operasyonu adı verilmişti. Her partiden politikacılar hakkında şikayet vardı fakat karanlık ilişkilerle malul Hakim Sergio Moro sadece İşçi Partisi (PT) üyesi politikacıları hedefledi. Lula başta olmak üzere bal tutup parmağını yalayan PT liderleri ise bu büyük skandallarla ülkede darbe için gerekli ortamı bizzat kendi elleri ile hazırlamış oldu.

ABD destekli sürece Latin Amerika’nın diğer liderleri de tepki göstermişti. Bolivya Devlet Bakanı Evo Morales, Bolivya’nın Brasilia Büyükelçisi’ni geri çağırdı. Rousseff kararını ‘darbe’ olarak nitelendiren Venezüella da Brezilya’yla ilişkilerin dondurulacağını açıkladı ve elçinin geri çekildiğini duyurdu.

TEMER

Rouseff’in azlinden sonra yerine ise Brezilya Demokrat Hareket Partisi’nden (PMDB) olan yardımcısı Michel Temer geçti. Koltuğa oturur oturmaz  sağ partilerden müteşekkil bir hükümet kurarak emeğe yönelik saldırılara tam gaz başladı. Temer, karanlık bir isim. Wikileaks’in sızdırdığı notlara göre, Temer’in 2006’daki seçimler öncesinde ABD diplomatlarına düzenli olarak bilgi verdiği ortaya çıkmıştı. Wikileaks’in ‘ABD Elçiliğinin Muhbiri’ olarak tanımladığı Temer’in ismi ABD’nin Sao Paolo’daki büyükelçiliğinden Washington’a geçilen 11 Ocak ve 21 Haziran 2006 tarihli notlarda da geçiyordu.

Rousseff’in sivil darbe ile azlinden sonra Brezilya halkı sokaklara döküldü. Protestolar bastırıldı. Neoliberal ajanda için kollar sıvandı. Temer’in oluşturduğu kabine de sermayeye yakın isimlerden oluşturulmuştu. Kabinedeki en dikkat çekici isim ülkenin IMF ve Dünya Bankası politikalarına uyumlu neoliberal politikalar için çalışan eski Merkez Bankası Başkanı Henrique Meirelles Maliye Başkanı olarak görevlendirilidi.

Temer gaz, sağlık, altyapı, enerji ve ulaşım sektörlerine yönelik yeni bir özelleştirme programına başladı. Önüne koyduğu program dahilinde, anayasal değişiklik gerçekleştirerek kamu harcamalarını 20 yıl boyunca dondurmak da var.

Hem iktidara gelme şekli hem de acımasız ve amansız bir piyasacıolması itibariyle Temer, Brezilya’daki gelmiş geçmiş en az desteklenen siyasetçi.Şu anda halkın %88’i Temer’in istifa etmesi gerektiğini düşünüyor. Yolsuzluklara savaş açmış bir havari timsali koltuğa oturan bu Amerikancı şimdi kendisi de büyük bir yolsuzluk skandalının tam ortasında yer alıyor.

Temer’in Yolsuzluk Skandalı

Temer’in hükümette kabine sekreteri olarak görev yapan Devlet Bakanı Geddel Vieira Lima’nın sahip olduğu tarihi Salvador kentindeki araziye imar izni verilmesi için Eski Kültür Bakanı Marcelo Calero’ya baskı yaptığı iddia edildi. Çıkan anlaşmazlığın da Calero’nun istifasına yol açtığı ileri sürüldü.

Diğer bir skandal dosyasında ise Rousseff’in avukatları, mahkemeye inşaat firması Andrade Gutierrez’in eski Üst Yöneticisi Otavio Azevedo’nun Devlet Başkanı Temer’e 295 bin dolar rüşvet ödediğine dair belgeler sundu. Belgelerde Azevedo’nun inşaat şirketi üzerinden, Temer’in üyesi olduğu Brezilya Demokratik Hareket Partisi’nin (PMDB) kampanya finansman fonuna doğrudan nakit para aktardığı, ayrıca fona aktarılan miktar kadar da Temer’in kişisel kampanya fonu için çek ödediği bilgisi yer alıyordu.

Bu hafta protestoların isyana dönüşmesine sebep olan şey, yolsuzluğun bir ses kaydı ile tamamen ayyuka çıkmasıydı. Et paketleme şirketi sahibi bir patronun iş birliği yaparak yolsuzluğu kanıtlayan ses kayıtlarını ülkenin en büyük gazetesine verdi. Söz konusu kasette Temer’in, partisinden eski Temsilciler Meclisi Başkanı Eduardo Cunha’ya rüşvet yolsuzluğa tanık olduğu için sessiz kalması için rüşvet vermesi var. Brezilya’da kabinenin üçte biri yolsuzluk soruşturmasından geçiyor. Ülke, baştan aşağı kokuşmuş durumda.

Temer Defol

2018 başkanlık seçimleri için yapılan kamoyu anketlerinde, PT’nin muhtemel adayı olması beklenen Lula’nın desteği %30 bandında iken Temer sadece %2’lik bir desteğe sahip. Yani Temer’in iktidarda kalmasının hiçbir koşulu bulunmuyor. Yalnızca karanlık süreçlere ve polis-devlet terörüne dayanarak iktidar koltuğunda duruyor. Ancak koltuk tamamen sallanıyor. Seçimlere kadar dayansa bile seçilemeyeceği garanti. Halk ise bir an önce seçimlerin yapılmasını ve Temer’in defolup gitmesini istiyor.

Geçtiğimiz günlerde Brezilya’nın başkenti Bresilia başta olmak üzere ülkenin genelinde Temer’e karşı yüz binler sokağa döküldü. Polis ordusu yetmeyince Temer 1985’te devrilen askeri diktatörlük zamanından bu yana kente inmemiş olan askeri 31 Mayıs’a kadar protestoları ezmek için görevlendirdi.

Sonuç

 Bir kez daha vurgulayacak olursak Rouseff’in görevden alınmasının asıl amacı işçi sınıfının elindeki üç beş kazanımın da geri alınması, işçi hareketinin marjinalize edilmesi ve yok edilmesinden başka bir şey ifade etmiyordu.

Temer ise kıtanın en azılı piyasacısı olarak bu süreçte sivrildi. Karanlık, kirli elleri ile emekçilerin haklarını gasp etmek , solu boğmak, işçi hareketini bitirmek ve sokakları devlet terörüne boğmak için direniyor. Bu nedenle hiç tereddür etmeksizin “Temer Defol!” sloganı ile PMDB’ye karşı çıkmalıyız. Emperyalizmin dolaylı müdahaleleri ve onun uşaklarına karşı enternasyonalist dayanışma duygularımız ile Brezilya halkının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Şu an Brezilya emekçilerinin ihtiyacı olan şey ise PT ve onun çürümüş liderliğine dahi olsa gerçekleşen sağ darbeye karşı çıkmak. Ancak ne olursa olsun PT’nin politik çürümüşlüğüne emekçileri teslim etmemek. PT’den ayrıştıracak sosyalist bir emek cephesi yaratarak süreci göğüslemek. Asıl hedef emekçilerdir, kitleleri sağa teslim edilmemesi gelecek açısından büyük önem taşımaktadır.

 

 

 

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!