/ Güncel / Dari Fo Yaşamını Yitirdi

Dari Fo Yaşamını Yitirdi

on 13 Ekim 2016 - 12:34 Kategori: Güncel, Kültür-Sanat
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
Dario_Fo
İtalyan sosyalist tiyatrocu Dario Fo yaşamını yitirdi. Oyun Yazarı, Yönetmen ve Oyuncu Dario Fo “Bir Anarşist’in Kaza Sonucu Ölümü” oyunuyla 1997 yılında  Nobel Ödülü kazanmıştı. Fo, Ödülünü alırken Sivas’ta yakılarak öldürülenleri anmıştı.
Dario Fo, Türkiye’de yakın zamanda Dario Fo, darbe girişiminin ardından oyunlarının Devlet Tiyatrolarında açılış oyunu olarak sahnelenmesine engel konulmasına ilişkin olarak, “Bundan onur duyuyorum, Benim için ikinci kez Nobel kazanmak gibi” demesiyle gündeme gelmişti.
Dario Fo , tiyatrosunu halkların, kadınların ve işçilerin haklarını savunmaya adadı. “Bir Anarşist’in Kaza Sonucu Ölümü” gibi oyunlarında ise devletin katliamlarına ve iç yüzüne ışık tuttu.  İtalya’nın Sangiano kentinde 24 Mart 1926 işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  1952 yılında Milano’da tiyatro oyunculuğuna başladı. Oyun yazarlığı, yönetmenlik, mim oyunculuğu, kukla oyunu gibi pek çok alanda başarılı işlere imza attı. Dario Fo İtalyan Komünist Partisi ile 60’larda bağ kurdu. 1970’lerde İtalyan işçi sınıfına ulaşma derdi olan gezici tiyatro olan “Halk Tiyatrosu”nu kurdu. Tiyatro, sokak ve parklarda halka gösteri sundu.
471615828
“Ödenmeyecek, Ödemiyoruz” (1974) adlı çalışması ile İtalyan halkının kira ödememek ve marketten parasız alışveriş yapma isyanına selam gönderdi. Aynı yıl yazdığı  “Bir Anarşist’in Kaza Sonucu Ölümü” oyununda usta bir oyuncu olarak da yer alan Dario Fo, Gladio’yu rahatsız etmiş, uzun süre baskı görmüş ve hatta  oyun sırasında sahnede tutuklanmıştı. Oyunun en çarpıcı repliği İtalyan toplumunu ve mücadele edenleri şöyle özetliyordu: ” eğer hala başımız dik yaşayabiliyorsak, bu boğazımıza kadar boka battığımız içindir.”
Japon Kuklası oyunu ile İtalyan kapitalistlerinin ağır sömürü koşullarını işçilere dayatmasını ve işçilerin buna karşı direnişini “Almira” isimli saf bir işçi kadın üzerinden sıradışı bir biçimde anlattı.
Kadın Oyunları  eserinde ile  Tecavüz (Ön Oyun), Yalnız Kadın,Eve Dönüyorum,Dans Hocası “Bant Sistemi”, Akıl Hastanesindeki Bir Fahişenin Monoloğu,Yarın Olacak
Uyanış,Medea;Ben, Ulrike, Bağırıyorum; Alice Harikaları Olmayan Diyarda ve
Hippi Ana (Uçuk Ana) isimli çok bilinen ve oynanan kadın oyunlarına imzasını attı. 
Irak savaşında oğlunu kaybeden ABD’li  Cindy Sheehan’ın savaş karşıtı eylemlerinden ve Bush ailesine yazdığı mektuplardan etkilenen Fo,  Barış Anne isimli tiyatro oyununu kaleme almıştır. 
 
Dario Fo’yu dünya çapında bir oyuncu , yönetmen ve yazar haline getiren oyun ise Mistero Buffo‘dur .  Kendisini halkın saray soytarısı olarak nitelendiren Mistero Buffo ‘nun tek kişilik oyunuyla yirmi yıldan daha fazla ve Avrupa’nın dört bir yanında sahne almış aldı. 

Dario Fo, eserlerinde  Aziz Nesin tarzı bir mizah anlayışı geliştirmiştir. İtalyan kapitalizminin çarpıklıklarına ve yoksullara ışık tutarken İtalyan Halk Tiyatrosu geleneğinin önemli bir geliştiricisi olmuştur. Meddah geleneğine benzer bir tarzla hayatının son zamanlarına kadar usta oyunculuğunu seyircileriyle paylaşmıştır. 

Dario Fo, her sene bir başkası tarafından kaleme alınan Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi’nde tiyatroları krize ve baskıya karşı direnme mesajını taşıyan şu satırları yazmıştı: 

“Uzun zaman önce, varlıklarına katlanılamayan Commedia dell’Arte [İtalyan Halk Tiyatrosu] oyuncuları konusunu İktidar karara bağladı; kovalayıp ülkeden çıkardı onları.

Bugün oyuncular ve tiyatro toplulukları sahne, salon ve izleyici bulmakta güçlük çekiyorlar. Bütün neden kriz. O nedenle, iktidar sahipleri inceden inceye alay ederek seslerini duyuranların nasıl denetleneceği gibi sorunlarla uğraşmıyorlar artık. Zira oyuncuların ne yeri yurdu var, ne de seslenecekleri halk kitlesi. Rönesans İtalya’sında, tam tersine, iktidardakiler Commedianti’yi köşeye kıstırmak için hayli çaba harcamak zorundaydılar; çünkü yığınla izleyicisi vardı onların.
Commedia dell’Arte oyuncularının ülkeden büyük çıkışının karşı-reformasyon yüzyılında gerçekleştiği biliniyor. O dönemde başta Roma olmak üzere bütün tiyatro mekanlarının boşaltılması emredildi. Tiyatrolar o kentin kutsallığına zarar vermekle suçlanıyordu.

Papa 12. Innocent 1697’de burjuvazinin daha tutucu kanadının ve ruhban sınıfı çoğunluğunun ısrarlı baskısına boyun ederek Tordinona Tiyatrosu’nun yıkılmasını buyurdu. Ahlak bekçileri en çok müstehcen gösterinin orada sahnelendiğini iddia ediyorlardı.
‘Karşı-reformasyon döneminde çabalarını Kuzey İtalya’da yoğunlaştırmış olan kardinal Carlo Borromeo ‘Milano çocukları’ dediği halkın günahkârlıktan kurtarılmasını hedef bellemişti kendine. Onun gözünde sanat ile tiyatro arasında açık bir ayırım vardı. Birincisi ruhsal eğitimin en yüksek kademesi, ikincisi ise ulviyete sırt çevirip ego kabartma uğruna boş işlerle uğraşmanın dışa vurumuydu. İşbirlikçilerine yazdığı bir mektupta görüşlerini mealen şöyle dile getiriyordu:

“Bu meşum zararlı otun kökünü kazımayı dert edindik. Rezil konuşmalar içeren tekstleri yakmak için elimizden geleni ardımıza koymadık. Hepsini insanların belleğinden silmeye çalıştık. Aynı zamanda öyle yazıları baskıya dökerek yaymaya kalkanların peşine düştük. Ancak görünüşe bakılırsa anlaşılıyor ki biz uyanmamışken şeytan yepyeni bir kurnazlıkla çaba harcamış. Gözle görülen şey kitapta okunana kıyasla ruhun ne kadar derinliklerine nüfuz edebiliyor! Ağızdan çıkan sözle ve ona uyan hareketle ergenlerin ve gencecik kızların zihinlerinde yapılan tahribatın yanında kitaplardaki ölü sözcükler nedir ki. Bu nedenle, kentlerimizi istenmeyen ruhlardan temizlediğimiz gibi tiyatro icracılarından da kurtarmalıyız.’

Böylece görülüyor ki günümüzün krizini aşmak için de tek umut bizlere karşı büyük bir dışlama kampanyasının düzenlenmesidir. O seferberlik tiyatro sanatını öğrenmek isteyen genç insanlara yönelik olmalıdır özellikle. Sonuçta kovulan tiyatro icracılarından doğacak çağdaş Commedianti diasporasının böyle bir baskıdan akla hayale gelmedik yararlar sağlayarak yepyeni temsiller yaratacakları kuşkusuzdur.”

 

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı