/ Dünyadan / Dünyada Neler Oluyor: 12-19 Eylül I Anıl Ersoy

Dünyada Neler Oluyor: 12-19 Eylül I Anıl Ersoy

on 23 Eylül 2015 - 15:07 Kategori: Dünyadan, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Avrupa’da Mülteci Krizi Sürüyor

*Avrupa’da mülteci krizi devam ediyor. Almanya’ya ulaşmaya çalışan mültecileri dikenli teller çekilmiş sınırlar ve polis şiddeti bekliyor.

*Macaristan Shengen bölgesine geçişleri kapattı. Avusturya sınırını dikenli tellerle çeviren Macaristan hükümeti mültecilerin geçişine izin vermiyor. 15 Eylül’de bunu protesto eden bir grup mülteci ise ‘Sınırlar açılana kadar yemek106407_img650x420_img650x420_crop yok su yok!’ sloganları ile açlık grevine başlamıştı.

*Avusturya çok daha sıkı bir şekilde sınır kontrolü sağlamaya başladı. Sınırda polislere 2200 asker de eşlik edecek.

*Norveç çok daha ilginç bir çözüm getirdi. Her ülke gibi sığınmacıları yerleştirmek konusunda sıkıntı yaşayacağını söyleyen Norveç sığınmacıların bir kısmını Kuzey Kutup bölgesindeki Svalbard adasına yerleştirmeyi düşünüyor. Adadaki kutup ayısını nüfusu insan nüfusundan daha fazla ve geçim kaynakları hava şartlarından ötürü oldukça sıkıntılı.

*Binlerce mülteciyi kabul etme konusunda kararlı bir görüntü çizmeye çalışan Almanya ise bir anda sınır kontrollerini güçlendirdi.

*Bu sırada Akdeniz’de mülteci ölümleri devam ediyor. Geçtiğimiz pazar Yunanistan açıklarında batan bir gemide bulunan 34 mülteci hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin yarısını çocuklar ve bebekler oluşturuyordu.

Taliban Hapishane Bombaladı, 400’den Fazla Tutukluyu Serbest Bıraktı

Pazartesi günü Afganistan’ın Gazni şehrinde Taliban güçleri bir hapishaneyi bombaladı. Polislerin öldüğü saldırıda 400’den fazla tutuklu serbest kaldı. Yetkililer bombalamanın bir intihar saldırısı olduğunu 7 Taliban üyesi ile 4 güvenlik görevlisinin öldüğünü açıkladı. 400 tutukludan 80’inin yakalanmış olmasına rağmen geri kalan 352 kişinin 150’sinin Taliban üyesi olduğunu belirtiliyor.

Donald Trump’ın Seçim Kampanyasına Azınlıklardan Tepki

Donald Trump tüm ırkçılığına ve Amerika’daki mültecilere karşı sarf ettiği nefret söylemlerine rağmen yine de gözünü azınlıkların da oylarına dikmiş durumda. Her fırsatta Çinlileri ve Meksikalıları ‘ne kadar çok sevdiğini’ dile getirse de azınlık aktivistlerinin öfkesi dinecek gibi durmuyor.

Pazartesi günü Donald Trump Dallas’ta 20 bin kişilik salonu destekçileriyle doldurmuştu ancak dışarıda yüzlerce kişi Trump’ı ‘Nefreti Durdurun’ sloganlarıyla protesto ediyordu. Dışarı çıkan grubun kışkırtması sonucu arbede yaşandı. Bu Trump’ın kampanyası boyunca yaşanan ilk olay değil ve nefreti körüklemeye devam ettikçe de son olacakmış gibi durmuyor. Washington Post’un yaptığı bir ankete göre Afrika ve Latin Amerika kökenli her 10 Amerikalı’dan 8’i Trump’ı sevmiyor. Trump’ın destekçileri arasında da ırkçı nefret giderek büyüyor.

Burkina Faso’da Askeri Darbe

Ulusal seçimlere bir kaç hafta kala Afrika ülkesi Burkina Faso’da ordu yönetime el koydu. 16 Eylül’de kabine toplantısını basan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı geçici devlet başkanı ve bazı kabine üyelerini rehin aldı. Darbeyi protesto eden kitleye Muhafız Alayı’nın ateş açtığı ve 10 kişiyi öldürdüğü iddia ediliyor.

Bu darbe üzerine konuşan Burkina Faso Meclis Başkanı Moumina Cheriff Sy, “Geçiş hükümetini halk göreve getirdi. Süresini ve görevini halk belirledi. Küçük bir grup bunu değiştiremeyecek. Cumhurbaşkanı Kafando’nun yokluğunda geçiş hükümetinin liderliğini ben devralıyorum.” açıklamasında bulunarak darbeyi reddetti.

DÜNYA SOKAKLARI:

Ermenistan’da ‘Yerevan Elektrik’ Protestoları Devam Ediyor

Haziran’dan beri Yerevan sokakları elektrik fiyatlarına gelen yüzde 17’lik zaman yüzünden boşalmıyor. ‘Yorulmayacağız’ diyen halk 11 Eylül cuma gecesi yine Yerevan sokaklarındaydı. Polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. 48 kişi gözaltına alındı.

İşsizlik oranın yüksek, maaşların düşük olduğu Ermenistan’da halkın üçte biri yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Haziran ayında 20 bin kişinin katılımıyla bir protesto gerçekleşmiş, göstericiler polisin sert saldırılarına maruz kalmışlardı. Temmuz ayında da gösteriler devam ederken başbakan Hovik Abrahamyan göstericilerin ülkenin anayasasını ihlal ettiğini ve kararlarını değiştirmeyeceklerini söylemişti. Ancak “yorulmayacağız, sonuna kadar gideceğiz” diyen halkın, sokakları iki hafta boyunca terk etmemesi nedeniyle hükümet halkı sakinleştirmek için elektrik zammını askıya aldığını duyurmuştu. Olaylar bir süre sakinleşmiş olsa da geçen cuma halk yine sokakları doldurdu.

Finlanya’da İşçi Grevi Hayatı Durdurdu

Cuma günü ülke genelinde işçiler hükümetin önerdiği kesinti paketine karşı grev yaptı. Bir gün boyunca tüm toplu taşıma araçları, hava alanları, devlet daireleri çalışmadı. Metal ve ahşap fabrikaları durdu. Aynı saatlerde başkent Helsinki’deki tren istasyonunda işçiler 30 bin kişilik bir protesto gösterisi gerçekleştirdi. Finlandiya medyası, bu grevin son yüz yılda yaşanan en görkemli olay olduğunu söylüyor.

Geçtiğimiz salı hükümet yapacağı bir dizi değişikliği açıklamıştı. Bu değişiklikler arasında yıllık izinlere getirilen kısıtlamalar, hastalık izinlerinin ücretsiz izinler haline getirilmesi ve fazla mesai ücretlerinde yapılacak kesintiler bulunuyor. Sendikalar konfederasyonu genel başkanı bu değişikliklerin kabul edilemez olduğunu, hükümetin işçilerin çalışma koşullarını belirleme hakkına saygı duymadığını söyledi.

Hükümet değişikliğinde yer alan en yakıcı beş madde ise şöyle:

1-) Hastalık izninin ilk günü ödenmeyecek, iki ile dokuz arasındaki izinlerde de ücretin sadece yüzde 80’i ödenecek.

2-) Fazla mesai ücretleri yarı yarıya azaltılacak; pazar günü çalışma ücretinin ise yüzde 75’i ödenecek.

3-) Ulusal ve dini bayram günlerinde ücret ödenmeyecek, bu günler yıllık çalışma günlerine sayılmayacak.

4-) Özellikle kamu sektörlerinde uzun tatiller 30 gün ile sınırlandırılacak.

5-) Özel sektördeki işverenlerin sosyal güvenlik katkı puanı yüzdesi azaltılacak.

Yolsuzluk İçin Çıkan Genel Affa Karşı Tunus Halkı Sokaklardaydı

12 Eylül günü binlerce Tunuslu yolsuzluğa karışan tüm siyasetçi ve iş adamları için çıkacak olan genel af yasasına karşı sokakları doldurdu. Başbakan Habib Essid’in kabinesinin yaz ortasında çıkardığı ‘Finansal ve ekonomik mutabakat’ tasarısı yolsuzluktan hüküm giymiş tüm siyasetçilere ve iş adamlarına zimmetlerine geçirdikleri tüm parayı geri ödemeleri karşılığında genel af hakkı tanıyor. Öfkeli halk ise tasarıyı yolsuzluk yapmayı teşvik edici buluyor. Sokakları dolduran protestocular ‘Despotizme ve yolsuzluğun olduğu mutabakata hayır!’ sloganları atarken hükümet tasarıyı geri çekmeme konusunda kararlı. Tasarıyı destekleyenler arasında milliyetçi bir parti olan Nida Tunus ile İslamcı Ennahda partisi bulunuyor.

Japonya’da Savaş Karşıtı Protestolar Sürüyor

Çarşamba günü Japon parlamentosu önünde yeni savaş tasarısına karşı yine binlerce kişi ‘savaş bitti!’ sloganlarıyla toplandı. Polis birçok eylemciyi gözaltına aldı. Tartışmalı yasa tasarısı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez Japonya’nın deniz aşırı ülkelere ordusunu konuşlandırmasının önünü açıyor. Japon hukukçular bu yasanın gerekli olduğunu, Japonya’nın Çin gibi birçok zorlu sorunlarla boğuştuğunu söylüyor. Yasa karşıtları ise, bu tasarının Japonya’nın uluslararası savaşlara müdahale etmesinin önünü açtığını söylüyor. Geçtiğimiz aydan beri Japonya sokakları durulmuyor. Geçen salı ise 45 bin kişi yine parlamentonun önünde yeni yasa tasarısına karşı toplanmıştı.

Lübnan’da “Çöp Protestoları” Devam Ediyor

Çarşamba günü Lübnan Hükümeti ülkedeki çöp sorununu çözmek için hazırladığı planını açıkladı. Plan, diğer

Sokaklarda biriken çöp yığınları

Sokaklarda biriken çöp yığınları

önlemlerin yanında, iki yeni çöp atık sahası oluşturmayı hedefliyor. Yine de ülkenin yönetici sınıfına yönelen tepki dinmediğinden yeni çöp planı ülkenin başkentinde şiddetli bir şekilde protesto edildi. Pazartesi gününden beri eşi benzeri görülmemiş protestoların yaşandığı Lübnan’da hafta boyunca 7 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi ise hastanelik oldu.

Planın açıklanmasından önceki saatlerde yine binlerce kişi parlamento önünde toplanmış, milletvekillerinin arabalarını yumurta yağmuruna tutmuştu. Gece yarısını başbakan Tamam Sallah kabinesine acil toplanma çağrısı yaparak çöp sorunu için yeni bir plan oluşturdu. Yeni plana göre iki yeni atık toplama sahasının yanında Naameh’deki atıkların gömüldüğü toplama sahası da tekrar açılacak. Ancak Naameh’liler yaşadıkları bölgenin atık toplama sahasına dönüştürülmesini istemiyor. Bu da halkın öfkesinin azalmayacağının başka bir göstergesi.  Ülkedeki görünür sorun çöp krizi olsa da, halkın esas öfkesinin temelinde yolsuzluk yapan yönetici sınıf ile hiç bir şekilde işlemeyen hükümet bulunuyor. Bir yıldır işleyemeyen parlemento, halk oyunu almadan tam iki sefer görev süresini uzatmıştı.

Beyrut Saint Joseph Üniversitesi’nden Profesör Pascal Monin ‘Çöp krizi Lübnan halkının tam 10 yıldır içinde tuttuğu öfkeyi dışarı çıkardı. Bu kriz Lübnan siyasetçilerinin umursamazlığının ve halka hiç bir şekilde hesap verme sorumluluğu hissetmediklerinin bir göstergesi’ diyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı