/ Güncel / Eski Dosttan Düşman Olur mu?

Eski Dosttan Düşman Olur mu?

on 27 Temmuz 2016 - 12:26 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

1900044_720x360(1)

Her devrin insanı Nazlı Ilıcak göz altında. Ama bu sefer “dönemin hızlı muhalifi olma”sı itibariyle. AKP’yi bu günlere emek emek getirenler şimdi bir bir gözaltına alınıyor. bolsevik.org olarak hatırlatmak istiyoruz: Durun siz kardeşsiniz!AKP’ye hatırlatmak isteriz: bugün gözaltı listelerini yayınladığınız  isimler bugünkü iktidarınızın yollarına sırtında taş taşıyan yandaşlarınız.

Her devrin parlayan yıldızı Nazlı Ilıcak gibi isimlere yönelik geçekleştirilen polis operasyonları FETÖ bağlantısı iddiasıyla gerçekleştiriliyor. Dün Bodrum’da gözaltına alınan Nazlı Ilıcak, Gezi ile birlikte başlayan süreçte AKP’nin uluslararası desteğinin azalması ile birlikte birden “muhalif” kesilmişti. Oysa referandum, operasyonlar, baskılar ve toplumsal muhalefete yönelik her türlü saldırıda Nazlı Ilıcak en önde destek vermişti.Suriye savaşı, Kürt halkına yönelik düzenlenen operasyonlar ve 12 Eylül darbesine vermiş olduğu destek. İşte onu her devrin insanı yapan vasıflar! 12 Eylül’e destek ver ama “darbelere karşı mücadele” ve sivilleşme kılıfıyla AKP’yi sırtında taşı.  Demokratlık iddiasında ol, ama adım adım AKP diktatörlüğünün gönüllü askeri ol. Bu tutarsızlık değil. O kendi içinde her devirde var olma savaşı veren ve bu amaç etrafında kendi içinde tutarlı olan biri. Çünkü o Nazlı Ilıcak!

Her ne kadar kendisi sonuna kadar reddetse de 12 Eylül sonrası darbeye verdiği desteği kendisi şu satırlarla ifade etmişti:

“İşte 12 Eylül, Türk milletinin meşru müdafaaya geçtiği gündür. İdamlar bu meşru müdafaanın bir neticesidir. (…) 1972’de Deniz Gezmiş’e, Yusuf Aslan’a, Hüseyin İnan’a Meclis’te oylarıyla sahip çıkanların Kızıldere’de Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürülmesini ‘devlet terörü’ olarak vasıflandıranların artık sesi soluğu kesilmiştir.” 

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök,  bugün köşesinde Nazlı Ilıcak ile ilgili  bir anısını anlattı.

“Telefonum çaldığında 1999 sonbaharı yeni başlamıştı. Arayan Nazlı Ilıcak’tı. Beni evinde bir akşam yemeğine davet ediyordu. Üç misafiri daha olacaktı. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Ömer Çelik… Erdoğan hapisten çıkalı 2 ay olmuştu. Gül’le birlikte yeni bir siyasete hazırlanıyordu” diyen Özkök, “Onlar siyasetçi, ben gazeteci gömleğimi çıkarmış, çok güzel bir sohbet yapmıştık. Sanki herkes herkes hakkındaki önyargılarını silmiş, “öteki” diye bir şey kalmamıştı. Sanki Türkiye 100 yıllık kavgasını bitirmeye hazırlanıyordu” 

Anlaşılan eski dost Ilıcak yine en tepede kalabilmek için o günlerde kimin yıldızının parlatılacağının kokusunu alır almaz bu çevreyle arasını iyi tutmaya en başta gayret göstermiş.

Gelgelelim ABD hayranı Nazlı Ilıcak Erdoğan’ın kendi sultasını ABD ile çelişkiler yaşayarak kurmaya çalışması ile birlikte bir kez daha “muhalif” oldu. Nereden bir anda ortaya çıktığı bilinmeyen Nagehan Alçı gibi karanlık isimlerle televizyonda içerde ve dışarda AKP’nin en saldırgan politikalarını demokrasi adı altında yutturma operasyonlarının aranan yüzü yine Nazlı Ilıcak idi. Ancak hakkını vermek gerekirse Nagehan Alçı kendisini hiç bozmadı. En fanatik AKP’li olma payesini Nazlı Ilıcak gibi yıllanmış bir gözdeye dahi kaptırmadı. Nazlı Ilıcak ise batmaya başlayan gemiyi ilk terk edenlerden oldu. Hatta Dört bir Taraf isimli programdan Alçı, Nazlı Ilıcak’a  “Bu programda bizim sayemizde oturuyorsun” ifadesini kullanmıştı.

Ilıcak, gemiyi terk eder etmez soluğu cemaatin limanlarında almıştı. “AKP’ye oy verdiğim için utanıyorum” demişti. Ilıcak ile Erdoğan’ın arası açılınca ısrarlı bir görüşme talebinde bulunan Ilıcak  için Erdoğan müşavirine  “Ne yani kocasını milletvekili yaptık yetmiyor mu? Bir de Bakan mı yapacağız. Uzak tut beni bundan !” diyerek ipini çektiğinin sinyallerini vermişti.

Son dönemlerinde cemaatin her türlü kanalında boy gösteren ve savunuculuğunu yapan Ilıcak ise bugün AKP’nin operasyonlarından nasibini alıyor. Eski dosttan düşman olmaz diye bir laf vardır. AKP kendisine yan gözle bakanı dahi bugün gözaltına aldırmaya and içmiş. Ancak eminiz aranızdaki bu kara bulutlar dağılacak. Emekçilerin birleştiği gün bütün bu tatsızlıkları unutacaksınız.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!