/ Güncel / Fethullahçı; Rantçı; Dinozorcu Gökçek’in 24 Yılı

Fethullahçı; Rantçı; Dinozorcu Gökçek’in 24 Yılı

on 28 Ekim 2017 - 11:19 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

 1994 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Aynı seçimde Tayyip de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Bugünden sonra Ankara’daki icraatlarıyla hep gündemde oldu ve Ankara’yı parsel parsel sattı. Şehre ne idüğü belirsiz, sanatsal değeri olmayan dinazorları robotları heykel diye dikti. İşte Gökçek’in 24 yılı  (1994’ten itibaren Gökçek’in “icraatlarının” yer aldığı başlıkları artıhaber.com; ntv.com,sendika.org,Vikipedia adreslerinden derledik)

KARİYERİNE “TÜKÜRÜRÜM BÖYLE SANATA” İLE BAŞLADI!

Belediye başkanı olarak sarfettiği ‘Tükürürüm böyle sanatın içine’ sözü hafızalarda. 1994’te ilk icraatı Altınpark’taki “Periler Ülkesi” heykelini kaldırmak oldu.

FETHULLAHÇI ÖRGÜTLE ARASI HER ZAMAN İYİYDİ

Belediye başkanlığı dönemi boyunca Fethullah Gülen Cemaati ile yakın ilişkileri oldu. Gülen Cemaati ile AKP iktidarının çatışmaya başladığı 17- 25 Aralık 2013 tarihinden önce 9. Türkçe Olimpiyatları’nda yaptığı konuşmada “Hoşgörünün, diyaloğun, barışın simgesi, değerli büyüğümüz, bu işin değerli mimarı Fethullah Gülen Hocamıza sonsuz teşekkürler ediyoruz” dedi. Gökçek yönetimindeki belediyenin Gülen Cemaati tarafından organize edilen Türkçe Olimpiyatları organizasyonuna sponsor olduğu biliniyor.

Gökçek yönetimi, ‘FETÖ bağlantısı’ olduğu gerekçesiyle darbe girişimi sonrasında malvarlığına el konulan Koza Holding’in üniversitesi Altın Koza’ya Dikmen Vadisi’nden bilinmeyen bir bedelle arsa vermişti. Darbe girişiminin ardından yine ‘FETÖ bağlantıları’ gerekçesiyle devletin el koyduğu Turgut Özal Üniversitesi de Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden açıklanmayan bedellerle arsa alan kurumlardan biriydi. Üniversiteye ‘Cumhuriyet dönemi endüstri mirası’ olarak kabul edilen, temeli dönemin başbakanı İnönü tarafından atılan Su Süzgeci’nin üzerinde bulunduğu arsa belediye tarafından verildi.

KIZILIRMAK SUYUYLA İMTİHANI

Ankara 2014 yılında kuraklığa maruz kalıp, barajlar boşalınca, Kızılırmak Suyu’nu barajlara taşıdı. Sağlık örgütlerinin başta arsenik olmak üzere sağlığa zararlı ağır metaller içerdiği için ‘içilemez’ raporu verdiği Kızılırmak suyunu kameralar önünde içerek, ‘temiz’ olduğunu kanıtlamaya çalıştı.

SU SIKINTISI ÇEKENLERE ‘TATİLE ÇIKIN’ DEDİ

Ankara’da yaz aylarındaki su kesintileri nedeniyle halkın yaşadığı mağduriyetle adeta dalga geçerek, ‘Ankaralılar tatile çıksın. 50-60 bin kişi bir süre Ankara’dan ayrılsa biraz rahatlarız. Annelerini, babalarını ziyaret etseler fena mı olur? Allah isterse, su sorunu bir anda çözülür’ demişti.

‘PARSEL PARSEL SATTI’ POLEMİĞİ

2015’te dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ı cemaatle işbirliği yapmakla suçladı. Arınç, “Gökçek bu yapıya Ankara’yı parsel parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır. Yurt yerleri sağlamıştır” dedi. Gökçek “Ben sadece paralel yapının değil, hayır kurumu olarak bildiğim tüm kuruluşlara kanunun bana verdiği yasal çerçeveler içinde yardım etmişimdir. Bu tavrımı parsel parsel birilerine peşkeş çekmek olarak algı yönetimi yapanlar şerefsizdir” diyerek yanıt vermişti.

ETHEM SARISÜLÜK’ÜN VURULDUĞU YERDE POLİSE TEŞEKKÜR ETTİ

Gökçek, Gezi olayları sırasında polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yere polise teşekkür ettiği bir pankart astırdı. Daha sonra aynı yere bir büfe kondu. Bu adımın da o bölgede anma yapılmasını engellemek için atıldığı konuşuldu.

TWİTTER FENOMENİ!

Melih Gökçek sıkı bir twitter kullanıcısı olarak da öne çıktı. Kimi zaman attığı tweet’ler dalga konusu olurken, birçok kez toplumun kendisi gibi düşünmeyen kesinlerine yönelik hakaret ve suçlama içeren provokatif mesajlarıyla da gündeme geldi.

FUTBOLA DA EL ATTI

Gökçek, Ankaragücü yönetimine aynı zamanda Ankaraspor yönetiminde olan oğlu Ahmet Gökçek’i getirdi. Ancak kulüp, bu süreçte büyük ekonomik zorlukların yanısıra hukuki tartışmaların da odağına oturdu. Futbol Federasyonu, ‘yöneticileri aynı olan takımların aynı ligde olamayacakları’ hükmü gereğince Ankaraspor’u tüm liglerden ihraç etti. Ankaragücü küme düştü. Ankaraspor ‘Osmanlıspor Futbol Kulübü’ adıyla liglere geri döndü. Kulüp başkanlığına ise Ahmet Gökçek getirildi.

10 MİLYON LİRALIK DİNOZOR HEYKELİ

Gökçek, Ankara’ya robot heykeli dikti. Çok tartışılınca, bunu dev dinozor heykeliyle değiştirdi. Ankapark’ın yanındaki Atatürk Orman Çiftliği kavşağına dikilen dinozor heykelinin 10 milyon TL’ye mal olduğu ortaya çıkmıştı.

27 MİLYONA ‘EN YÜKSEK KULE’ PROJESİ

Keçiören’de, ‘Türkiye’nin en yüksek kulesi’ hedefiyle 2003’te temeli atılan Cumhuriyet Kulesi için 27 milyon TL harcandı. Kulenin yapımı imara aykırı ve kaçak olduğu gerekçesiyle 144. metresindeyken 2009 yılında durduruldu.

71 MİLYON LİRALIK UCUBE

2005 yılında yapımına başlanan ve ‘Ankara’nın en gözde mekanı olacak’ diye tanıtılan, ‘ucube demir yığını’ olarak da bilinen yapı 8 yılın ardından yıkıldı. Kaynak yetersizliği yüzünden yapımı durdurulan yapı için 71 milyon 506 bin 157 TL harcanırken, demir kafes sökülme kararının ardından yaklaşık 3,5 milyon liraya hurda bedeliyle satıldı.

ANKARA’YA DENİZ GETİRDİ!

Gökçek, 23 yıllık görevi boyunca Ankara’da yağan şiddetli yağmur ve sonrasında oluşan sel baskınlarına çare bulamadı. Her yağmurda caddeler göle döndü, evler ve işyerlerini su bastı. Gökçek, ‘Bütün dünyada sel felaketlerini önleyecek bir altyapı yoktur. Sel bir afettir’ demekle yetinip, yaşananları üzerine alınmadı.

DOĞALGAZ SAYAÇLARINI İKİ KATI FİYATA SATTI

Ankara’da doğalgaz sayaçlarının halka yüzde yüz zamlı satıldığına ilişkin Kemal Kılıçdaroğlu’yla uzun süren bir polemik yaşadı. AKP’li eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun imzasını taşıyan iki ayrı resmi yazı ile belediyenin 149 dolara aldığı doğalgaz sayaçlarını, vatandaşlara 300 dolara sattığı kesinleşti.

25 MİLYON LİRA’YA KAPI

Ankara’nın 5 çıkışına tanesi 5 milyon liraya 5 kapı inşa etmişti. ‘İsraf’ yorumlarının yanı sıra estetikten yoksun ve gereksiz olduğu gerekçesiyle de eleştirilen kapıların genişlikleri 56 ile 68 metre, yükseklikleri ise 25 ile 30 metre arasında değişiyor.

ODTÜ’YLE UĞRAŞMAKTAN HİÇ VAZGEÇMEDİ

Melih Gökçek, belediye başkanlığı boyunca planladığı her projeyi yargı kararları, tepkiler ve protestolara karşın yaşama geçirmesiyle biliniyor. Başkentteki birçok imar değişikliği, alt-üst geçit projelerini yargı kararlarına rağmen yaşama geçiren Gökçek, ODTÜ Ormanı içinden geçirdiği yollar nedeniyle tartışma konusu oldu. İlk olarak 2013 yılında geceyarısı iş makinalarını ODTÜ kampüsüne sokup yol açan Gökçek, son olarak da bu yıl bu kez rektörlükle anlaşarak, bir gecede yüzlerce ağacın yok edildiği eleştirilerine karşın, ikinci yol projesini başlattı.

ENKAZIN ÜZERİNDE ZAFER POZU

16 Haziran 2017’de bir gece baskınıyla yıkılan İller Bankası binasının yıkıntıları üzerinde ‘zafer pozu’ verdi. Maltepe Elektrik ve Havagazı Fabrikası, Etibank binası, Danıştay binası, Kumrular İkamet Sitesi ve Atatürk Orman Çiftliği içerisindeki Marmara Köşkü gibi yapılar birer birer yıkıldı. Yıkımların bir kısmı, yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen gerçekleştirildi. Atatürk Orman Çiftliği yol projeleriyle talan edildi ve buraya Erdoğan için ‘Ak Saray’ yapıldı. Gökçek’in kentleşme politikalarının Ankara’ya maliyeti betonlaşma oldu. Ankara’da Gökçek döneminde açık, yeşil ve kamusal alanlar parça parça yok olurken, yapılaşma yoğunluğu artırıldı, gelişi güzel yol inşaatlarıyla kentin yüzeyi asfaltla kaplandı. Betonlaşma yüzünden Ankara’da her yağmur yağışı su taşkınlarına yol açarken, alt geçitler adeta göle döndü.

TRAFİK İÇİNDEN ÇIKILMAZ HALE GELDİ

Ankara trafiği içinden çıkılmaz bir hal aldı. Ulaşım planlaması uzmanlarının, meslek odalarının itirazlarına kulak asmayan Gökçek, Ankara’nın dört bir yanını gereksiz kavşaklar ve alt geçitler, hiç kimsenin kullanmadığı üstgeçitlerle donattı.

TARTIŞMALI İHALELER…

AKP’li Ali Okan Çam’ın sahibi olduğu Çam Güvenlik’in Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden 2014-2015 döneminde yaklaşık 1 yılda 30 milyon lira değerinde 8 ihaleyi ‘pazarlık usulüyle’ alması tartışma konusu oldu. Gökçek’in bir başka skandalı ise belediyenin tüm asfalt ihalelerini Ankaragücü yöneticisi Mustafa Akan’ın sahibi olduğu Akan İnşaat’a vermesi oldu. 2015 yılındaki 1,5 milyar liralık ihalenin sadece söz konusu şirketin alabileceği şekilde düzenlemesi üzerine mahkeme ‘rekabet koşullarının yok edildiği’ gerekçesiyle ihaleyi iptal etti. 2016 yılında ise Gökçek’in neredeyse tüm yol inşaatı ihalelerini alan Söğüt İnşaat’ın SGK’dan sahte belge alıp ihalelere usulsüz olarak katıldığı ortaya çıktı. Sahte belgeyi ise bizzat dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu açıkladı. Belediye bütçesindeki 553 milyon liralık kayıpla gündeme geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşları EGO ile ASKİ’nin 2015 Malı Yılı Kesin Hesapları’nda 553 milyon liranın ‘sayım noksanı’ olarak kaydedildiği ortaya çıktı.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!