/ Güncel / Hakimler ve Savcılar Erdoğan’ı ayakta alkışladı.

Hakimler ve Savcılar Erdoğan’ı ayakta alkışladı.

on 1 Eylül 2016 - 11:23 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

sarayda-adli-yil-acilis-toreni-1eylul2016

Saray’da gerçekleştirilen adli yıl açılış töreniyle birlikte zaten tesis edilemeyen “güçler ayrılığı / yargının bağımsızlığı” ilkelerinin yalnızca yazılı birer madde olduğu da açıkça görülmüş oldu. 15 Temmuz darbe girşimini fırsat bilen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu vesileyle otoritesini mutlak olarak hakim kılmak, gerekli dönüşümleri gerçekleştirip bunun toplum nezdinde de onayını almak için düğmeye basmıştı.

Adli Yıl Açılış Töreni, Tayyip Erdoğan himayesinde Saray’da başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katıldığı törene, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu “yargının bağımsızlığı” gerekçesiyle katılmadı,

Tören için Erdoğan salona girerken hâkim ve savcılar ayağa kalkarak alkışladı. Törenlerde daha önceki yıllarda sadece Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve Yargıtay Başkanı konuşurken, bu yıl ilk kez Erdoğan da konuşma yaptı. Erdoğan, konuşmasında, “Milletin evinde yapılan adli yıl açılış töreni yargı bağımsızlığını gölgelemez, aksine yargı bağımsızlığını güçlendirir” ifadesini kullandı.

Açılış konuşmasını yapan Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, törendeki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Geçen yıldan bugüne kadar önemli değişiklikler oldu. İstinaf mahkemeleri faaliyete girdi, bunu Yargıtay olarak önemsediğimizi daha önce de ifade etmiştik. Bunun yanı sıra yargı üzerindeki ağır iş yükünün kaldırılması için çok önemli toplantılar yaptık. Yargıtayımızın bütün kararlarını kamuoyu erişimine açtık.

15 Temmuz, devletin tüm kurumlarında olduğu gibi yargımızda da önemli sarsıntılar meydana getirmiştir. Kişisel ve kurumsal anlamda her türlü fedakarlığa hazır olduğumuzu rahatlıkla söylemek istiyorum.

Yargıtay’da görev yapan, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Çağdaş değerlere sıkı sıkıya bağlı kaldığımız takdirde kültürel çeşitliliğimizi büyük bir zenginliğe dönüştürebiliriz.

Gerçek dindarlık ve hoşgörü herkesi dini ve fikriyle hoşgörmektir. Yaradılanı yaradandar ötürü sevmek felsefesi geniş kitlelere ulaşmıştır.

Uzlaşı kültürünü genişletmemiz gerekmektedir. Bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.

Darbe kalkışmasından sonra toplum olarak gösterdiğimiz birlik ve beraberlik geleceğ yönelik inancımızı pekiştirmiştir.

Terör öncelikle insanların en temel hakkı olan yaşam hakkını tehdit etmektedir. Ülkemizde sürmekte olan terör insan hakları ve demokrasiler için tehdit oluşturmaktadır. Bir insanlık suçu olan teröre karşı birlikte mücadele etmek zorunluluktur.

Terör örgütlerinin kullandıkları araçların devletlerin tekelinde olduğu saklanamaz bir gerçektir. Devletler özellikle silahların terör örgütlerinin eline geçmesini önleyici tedbirler almak zorundadır. Teröre destek veren ülkelerin bu silahların bir gün kendilerine çevrileceğini de bilmelidir. Silahın sahibine sadakatı yoktur. Teröre doğrudan destek veren ülkelerin uluslararası sözleşmelere uygun davranmalarını bekliyoruz.

Hukuk devleti olarak terörle mücadelenin zorluğu bilinmektedir. Devletimiz hukuktan vazgeçmeden mücadelesini sürdürmektedir.

Bölge halkının teröre karşı duruşunu takdirle karşılıyoruz.

15 Temmuz’da milli birlik ve bütünlüğümüze, demokrasimize, hukuk devletine tüm evrensel değerlere yönelik FETÖ tarafından gerçekleştirilen hain saldırıyı kınıyoruz. Bu saldırı sadece bir darbe olarak nitelendirilemez. Sonu gelmeyen bir çatışma içine girecek bir sonucu doğuracak bir saldırıdır. Bir anda ülkenin kan gölüne girmesine neden olacak bir eylemdir. Bitmeyecek iç çatışmalara, kardeş kavgalarını doğurabilecek bir eylemdir. Kamu düzeninin bir daha geri gelmemesi sonucunu doğuracak bir eylemdir. Türkiye’nin bölünmesini değil yok edilmesini amaçlayan bir saldırıdır.

Bu hain örgütü ve destekçilerini etkisiz hale getiremezsek gelecekte de benzer saldırılara maruz kalabiliriz.

15 Temmuz’da yapılan saldırı batılı dostlarımız tarafından güçlü şekilde kınanmamış, hayal kırıklığı yaratmıştır.

15 Temmuz’da çok net bir şekilde anlaşıldığı şekilde sahte belge, yasadışı dinleme gibi tedbirler aracılığı ile hukuk bir silah gibi kullanılmış emniyet ve silahlı kuvvetlerde militanlar yerleştirilmiştir.

Hakkında suç isnadı olan herkes gibi FETÖ üyeleri de uluslararası hukuka uygun şekilde yargılanacaklardır.”

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı