/ Güncel / İ.Ü Hukuk Dekanlığı Göz Boyuyor; Her Şeyin Farkındayız!

İ.Ü Hukuk Dekanlığı Göz Boyuyor; Her Şeyin Farkındayız!

on 24 Kasım 2015 - 21:57 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

İstanbul Üniversitesi’nde üç haftadır yoğun bir şekilde süregelen polis saldırıları ve afiş yasakları kamuoyunun malumu. Esasında henüz kayıt haftasında başlayan ve seçimlere giderken de devam eden bir süreçle karşı karşıyayız. Yani Beyazıt’ta iki aydır, yoğunluğu değişse de, ardı kesilmeyen bir polis terörü söz konusu.

Hukuk Dekanlığının Hadsizliği!

 Son haftalarda İstanbul Üniversitesi öğrencileri neredeyse gün aşırı polis saldırısı ile karşılaşıyor. Saldırıların sebebi olarak önce pankartlar, ardından ise afişler gösterildi. Hukuk Fakültesinde panolar dışına (örneğin duvarlara) asılan afişler bahane gösterilerek gerçekleştirilen saldırılar iki hafta içerisinde beş kere tekrarlandı; Edebiyat Fakültesinde bu oran daha da yüksek.

yazı içi

İstanbul Üniversitesi’nde ters kelepçeyle gözaltına alınan öğrenciler

Saldırılar esnasında neler yaşanmadı neler! Öğrenciler yerlere yatırılarak gözaltına alındı, koridorda ders arasını geçiren öğrenciler tartaklandı; üniversiteyi savunmak isteyen öğrenciler polis tarafından hakarete ve tacize maruz kaldı. Aslında sıradanlaşan Türkiye manzaralarının bir tekrarından başka bir şey olmayan bu görüntüler, İstanbul Üniversitesi öğrencileri için de sıradan hale getirilmeye çalışıldı.

Polis saldırılarının yalnızca duvarlara asılan afişler nedeniyle gerçekleşmediğinin bilincinde olan öğrenciler, polis saldırısına zemin oluşturmamak adına duvarlara afiş asmamaya karar verdi; bu sefer de okul içerisinde devam eden inşaatların demir levhalarına asılan afişler bahane edildi. Geçtiğimiz hafta koridorlarda stand açılmasının yasaklandığı bildirilirken, nihayet bugün ise “amfi içlerine afiş asmanın yasaklandığı, şayet asılırsa polisin okula girerek müdahale edeceği” söylendi. Sene başından bu yana açılan sayısız soruşturma da cabası.

Saldırıların en olumsuz sonucu ise günlerdir gergin bir havaya sahip olan üniversiteye, devrimcilerin siyaset taşımasının fiilen engellenmesi oldu. Öğrencilere ve üniversite emekçilerine propaganda yapmanın araçlarından biri olan afiş çalışmaları ne yazık ki polis ile çekişmenin bir aracı olarak üniversite siyasetini kısır döngüye sıkıştırmaya başladı.

Marksist Fikir Toplulukları olarak, saldırıların önüne geçmenin yolunun, her gün tekrarlanan polis saldırıları ile marjinalize edilmeye çalışılan sol-sosyalist öğrencilerin kendi darlığına sıkışmasından değil; aksine sosyalist öğrencilerin siyaset üretmeye devam ederek örgütsüz öğrenci kesimine ulaşabilmesinden ve harekete yerel de olsa ivme kazandırmaktan geçtiğini düşünüyoruz. Bu açıdan, afiş asmayı bir “inatlaşma köprüsü” olarak değil, hedeflenen kitleye ulaşmanın bir aracı olarak ele alıyoruz.

Dekanlık Polis Saldırıları Hakkında Ne Düşünüyor?

Bugün Hukuk Fakültesinin internet sitesinde İ.Ü. Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu imzası ile yayınlanan duyuruda fakülte yönetiminin “her tür görüşün ifade edilip tartışıldığı bir ortamın oluşturulmasına gayret etmiş ve bugün de bu konudaki kararlılığını sürdürmekte” olduğu iddia ediliyor. Kendileri açısından izin verilmeyecek olan durumun “koridorlara, amfilere, kürsülere, kapılara, pencerelere, ağaçlara, sıralara afiş ve pankart asılması” olduğunu söyleyerek devam eden duyuru, kamu malına zarar verildiği gerekçesiyle bu tür fiillerin engelleneceğini belirtiyor.

Bu sözlerin hemen ardından ise şu açıklamalar geliyor: “Kaldı ki, bu afiş ve pankartlar sıklıkla suç ve suçluyu öven veya cebir ya da tehdit yöntemlerini teşvik eden bir içerik taşımaktadır. […] Ayrıca, bilindiği gibi, dışarıdan gelen öğrencilerle birlikte, cebir ve tehdit yöntemlerini kullanıp öğrencilerimiz üzerinde baskı oluşturarak onların etkinliklerini yapmasına ve görüşlerini ifade etmesine engel olunmakta, dersler esnasında sürekli slogan atma gibi davranışlarla öğretim faaliyeti kesintiye uğratılmak istenmektedir. Şiddet yöntemlerini kullanan gruplar öğrencilerimize yönelik, yaralama, tehdit gibi fiiller işlemekte ve ders esnasında öğretim üyesinin ders vermesini engelleyerek çevreyi ve bilgisayarları tahrip etmek gibi şiddet eylemleri sergilemektedirler. […]Cebir ve tehdit yöntemini benimseyen suç örgütlerinin, öğrencilerimizi suça sürüklenen kurban haline getirmesine seyirci kalamayız.”

Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu, kendi öğrencilerini yerlerde döverek gözaltına alan polis hakkında tek kelime lâf etmezken öğrencilerin şiddet ortamı oluşturmaya çalıştığını, suç örgütleri adına faaliyet yürüttüklerini iddia ederek tarafını seçiyor! Sayılan tüm suçlamaların dayanak noktası aslında 10 Ekim Ankara katliamı ardından gerçekleşen iki günlük süreçte yaşanan kitlesel eylem ve boykotlar. Okulun tek bir duvarının zarar görmediği, tek bir öğrencinin tehdit edilmediği ya da zorla sınıftan çıkarılmadığı; buna rağmen yüzlerce öğrencinin sınıfları boşalttığı bir eylemsellik, birilerinin canını fena halde sıkmışa benziyor.

Açıklamanın hadsizliği bu kadarla da kalmıyor. Sıkı durun; öğrencilerin yerlerde sürüklenmesine göz yuman, karikatür dergilerine bile polisi saldırtan, üniversiteyi apolitikleştirmeye ve böylece AKP iktidarının canını sıkacak herhangi bir muhalif sese dahi izin vermemeye çalışan fakülte yönetimi “Öğrencilerimizin, gülümsemeye başlayan fakülte mekanlarımızda, ‘…bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine..’ mutlu olma haklarını kullanmaları için gece gündüz görevdeyiz.” diyor.

Hatırlatırız ey Hukuk Fakültesi yöneticileri! Özgürlük kavgası için canını bile ortaya koymaktan çekinmeyen Nazım Hikmet’in sözünü ağzına almak, hükümeti eleştirdikleri gerekçesiyle, kendi fakültesinde okuyan öğrencilerin üzerine polisi saldırtan üniversite yöneticilerinin haddine değildir!

Örgütsüz öğrencilerin de tepkisini çekmeye başlayan polis saldırılarına meşru bir zemin yaratmak için şirin görünme çabalarınız boşunadır! Sizin amacınız üniversitelerin apolitik alanlara dönüşmesi, AKP dışında herhangi bir sesin engellenmesi ve milyonlarca öğrencinin geleceğinin çalınmasıdır. Dün olduğu gibi yarın da üniversitede yaşanacak her saldırının suç ortağısınız!

Marksist Fikir Toplulukları olarak gençliğin geleceğini çalmanıza izin vermeyeceğimizi ilan ederiz! Üniversitelerde engellenmesi gereken, öğrencilerin düşüncelerini ifade etmesi değil, polisin fakültelere müdahale etmesidir.

Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek!

Yarın Bizimdir!

İstanbul Üniversitesi Marksist Fikir Topluluğu

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı