/ Güncel / İşçilere Bu Yemeği Reva Görüyorlar! (Elif Ceren Altunay)

İşçilere Bu Yemeği Reva Görüyorlar! (Elif Ceren Altunay)

on 21 Eylül 2017 - 19:03 Kategori: Güncel, Sınıf Mücadelesi
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Fotoğraftaki görüntü, Kırşehir Çemaş Döküm’de gece vardiyasında işçilere verilen yemek. Birkaç zeytin; biraz peynir; iki küçük dilim ekmek…

İçinde yaşadıkları serveti, zenginliği yaratan işçileri, önlerine doğru dürüst bir yemek koyacak kadar bile değerli görmüyorlar. Bizden tam saatinde iş başında olmamız, tüm enerjimizi işe harcamamız, elimizden gelenin en iyisini yapmamız isteniyor; fakat karşılığında sadece gitgide artan yoksulluk vaat ediyorlar. Patrondan çocuklarına “saltanat” olan sermaye, her gün emeğimizi çalarken zenginliğine zenginlik katıyor, önümüze iki dilim ekmek koyuyor.

Bizler, bir avuç asalağı zengin etmek için sabahın köründe kalkıp tıklım tıklım otobüslerle işe gidiyoruz. Bütün gün stres altında sömürülüyoruz ve tekrar aynı otobüslerle eve dönüyoruz. Para kazanmak yaşamak gerçekten bu kadar zor mu? Yoksa bizim cebimize girmesi gerekenleri başkaları mı çalıyor?

Gerçek olan şudur ki, bu fotoğrafta olduğu gibi nasıl önümüzdeki yemeği dalga geçer düzeyde eksiltip bize veriyorlarsa, emeğimizin karşılığını da aynı şekilde çalıyorlar. Hırsızlık onların işi!

Bir metal işçisinin bunca çilesinin karşılığı bir dilim peynir, iki zeytin midir gerçekten? Hayır! Tarihteki hiçbir toplumsal sorun, o dönemin kendi politik şartlarından bağımsız düşünülemez. AKP hükûmeti senelerdir kıdem tazminatından işten çıkarmaya, güvencesiz çalıştırmayı desteklemekten grev yasaklamaya, iş cinayetlerini normalleştirip üstünü örtmekten taşeron cennetine, en son da hafta sonu mesaisinin önünü açmaya kadar emekçinin her geçen gün daha zor ve kâbusa dönmüş bir hayat yaşamasına neden oluyor.

Bir iş yerinde işçilerin önüne bu yemeği hiç korkmadan koyabiliyorsanız, şüphesiz ki tüm politikalarıyla arkanızda duracağından emin olduğunuz bir hükûmetin verdiği cesareti vardır.

Emeğimizin karşılığını, hakkımızı, ürettiğimizi almak bizim öz hakkımız. Bunun için patronun, hükûmetin “vicdanını” kollamak zorunda değiliz. Bu hakkı alabilmenin yegâne yoludur örgütlü mücadele!

Hiç utanmadan “OHAL’i grevleri önlemek için uzatıyoruz” diyebilen bir cumhurbaşkanı için, servetini var eden emekçiye iki zeytinden fazlasını gereksiz gören patronlar için yaşamıyoruz! Bu aymazlık, bu kepazelik son bulacak. Vermeyecekler, alacağız! 

bolsevik.org

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!