/ Güncel / İşte Madde Madde Yeni KHK’lar

İşte Madde Madde Yeni KHK’lar

on 30 Ekim 2016 - 11:34 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

yeni-khk-ler-yayinlandi-kamuda-dev-ihrac-dalgasi-181117-5AKP 29 Ekim akşamı yayınladığı iki OHAL KHK’sı ile yine pek çok olumsuz dönüşümü devreye soktu. Dün akşam yayınlanan 675 ve 676 sayılı OHAL KHK’ları binlerce kamu personelinin ihracından Kürt basın organlarının kapatılmasına, üniversitelerde rektör seçimlerinin kaldırılmasından şüpheli, tutuklu ve hükümlülerin savunma haklarının kısıtlanmasına, kamuda soruşturma sürelerinin kaldırılmasından devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasına yeni bir sebep daha eklenmesine kadar çok sayıda, hukuksuz ve muhalif kesimleri hedef alan dönüşüm devreye sokuldu.

İşte madde madde OHAL’in dokuzuncu ve onuncu KHK’ları

675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname:

  • Madde 1: Toplamda 11 bin kamu çalışanı görevde ihraç edildi. Görevden çıkarılan kamu personelinin 1267’si akademisyen, 2219’u ise MEB bünyesinde çalışan öğretmen Görevden çıkarılan akademisyenler ve öğretmenler arasında çok sayıda muhalif, solcu, sosyalist ve Eğitim-Sen üyesi isim de yer aldı. Diyarbakır Eğitim-Sen’in açıkladığı rakamlara göre Kürt kentlerinde toplam 528 Eğitim-Sen üyesi öğretmen görevden çıkarıldı. Sağlık emekçilerinden ise 2774 kişi ihraç edildi.
  • Madde 3: TSK bünyesinde 39 kişi, TBMM Başkanlığında 3 kişi, MEB bünyesinde 31 kişi ve AFAD’da 1 kişi göreve iade edildi. AKP’nin haksız ihraçları denetleyip göreve iade kararı vereceklerini duyurarak haksızlığı ortadan kaldıracakları iddiası, sadece 74 kişiyle sınırlı kalmış oldu.
  • Madde 4: Yurt dışında eğitim görenlerden toplamda 68 kişinin, FETÖ bağlantısı gerekçesiyle öğrencilikle ilişkileri kesildi.
  • Madde 5: Terör bağlantısı ve milli güvenliğe karşı faaliyet gerekçesiyle 2 haber ajansı, 10 gazete ve 3 dergi olmak üzere toplam 15 yayın organı kapatıldı. Kapatılanlar arasında Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı, Özgür Gündem ve Azadiya Welat Gazeteleri, Evrensel Kültür dergisi yer aldı. Yayın organlarının kapatılması hamlesinin Kürt medyasına karşı düzenlenen bir saldırı olduğu görülüyor.
  • Madde 9: FETÖ bağlantısı olan şirketlere kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) atanacağı kararlaştırıldı.
  • Madde 13: 15 Temmuz’dan OHAL’in ilan edildiği 20 Temmuz’a kadar geçen süre ve OHAL boyunca görevde uzaklaştırılanlar hakkındaki ilgili mevzuatta öngörülen soruşturma süresi sınırlamalarının OHAL süresince kaldırıldığı hükmü yer alıyor. Bu hüküm, kamu emekçilerinin haklarında soruşturma açıldığındaki haklarının tırpanlanması ve iktidarın istediği işlemi hukuka aykırı olarak gerçekleştirmesinin önünü açıyor.

676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname:

  • Madde 1: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yer alan m.149’daki “şüpheli ve sanığın bir veya birden fazla müdafiin (avukatın) yardımından yararlanabileceğine” ilişkin hükme eklenen yeni fıkra ile “Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.” denildi. Bu değişikliğin anlamı, iktidarın siyasi olarak hedef gösterdiği ve yargılamaya başladığı kişilerin savunma hakkının kısıtlanması olacaktır.
  • Madde 2: Yine CMK m. 151’de yer alan suç örgütü ya da silahlı örgüt suçlarından kovuşturmaya (=dava açılması) uğramış olan avukatların, yine bu suçlardan tutuklu ya da hükümlü olanların avukatlığından yasaklanabileceğine dair bir hüküm mevcuttu. Bu madde metnine eklenen yeni kelimeler ile artık bu suçların soruşturma aşamasında da (gözaltına alınmadan dava açılmasına kadar geçen süreç), yine sadece kovuşturmaya değil soruşturmaya maruz kalmış avukatların yasaklanabileceği düzenlendi. Yeni durumda, AKP’nin sık sık muhalif ve devrimci avukatları hedef alması ve haklarında soruşturma başlatması sebebiyle hem pek çok avukat, sayılan suçlar kapsamında mesleki faaliyetini sürdüremeyecek, hem de bu suçlardan haklarında soruşturma başlatılan kişilerin savunma hakkı fiilen elinden alınmış olacak.
  • Madde 3: CMK m.154’e eklenen yeni fıkra ile devlete karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kalan suçlar bakımından “gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir” şeklinde bir hüküm getirildi. Bu, politik gerekçelerle gözaltına alınanların 24 saat boyunca avukat ile görüşemeyeceği anlamına geliyor.
  • Madde 6: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 59. maddesinde yapılan değişiklik ile devlete karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kalan suçlardan “mahkûm olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir.” Denildi. Metni uzun olan bu değişikliğe göre politik mahkumların avukat görüşmesi hukuka aykırı olarak sınırlanabilecek, dinlenebilecek ve birbirlerine verdikleri belgelere el konulabilecek. Takip eden fıkrada ise 3 ay süreyle alınacak bu kısıtlama kararının tekrar tekrar uzatılabileceği belirtilmiş. Bu değişiklik büsbütün savunma hakkına darbe vurmakta.
  • Madde 8 ve 9: Geçici köy korucularının ismi değiştirildi. Yeni isim “güvenlik korucusu” oldu.
  • Madde 12: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 6. maddesi yeniden düzenlenerek silah ruhsatı olup da ruhsatın verilme sebebinin ortadan kalkmasına rağmen bunu bildirmeyenlerin yeniden silah ruhsatı alamaması şeklindeki hüküm değiştirildi. Yeni hükme göre ruhsat sebebinin ortadan kalkmasına rağmen bunu bildirmemiş olanlar 3.000 TL idari para cezası ödeyerek tekrar ruhsat alabilecekler. AKP’nin “ak silahlanma” kampanyasının kolaylaştırmak için bir hamle olsa gerek…
  • Madde 26: İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen geçici madde ile Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen pasaport ve sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin iş ve işlemlerin bir yıl içerisinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne devredileceği hükmü getirildi.
  • Madde 28: KPSS’siz ve mülakatla özel harekat polisi alımları başladı! Emniyet Teşkilat Kanunu ek m.24’e eklenen yeni fıkra ile “Özel harekat birimlerinde istihdam edilmek üzere, yirmisekiz yaşından gün almamış olmak kaydıyla, en az lise veya dengi okul mezunları, Kamu Personel Seçme Sınavı şartı aranmaksızın, fiziki yeterlilik ve mülakat sınavları ile polis meslek eğitim merkezlerine alınabilir.” denildi. Böylece AKP’nin tosuncuklarını özel harekat birimlerinde istihdam etmesine kapı açılmış oldu.
  • Madde 74: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun devlet memurluğuna alınacaklarda aradığı şartlara hakkında “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” şeklinde bir şart daha eklendi. Memurluğa alınacak adayların geçmişlerinin teker teker fişlenmesi kanun maddesi olarak düzenlenmiş oldu.
  • Madde 75: Yine 657 sayılı kanunda yer alan disiplin cezalarından “devlet memurluğundan çıkarma” cezasına gerekçe oluşturan fiiller listesine “Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.” fiili de eklendi. Siyasi parti üyeliğinin bile memurluktan çıkarma cezasını gerektirdiği 657’ye böyle bir ek fıkra eklenmesi ne anlama geliyor? Yeni fıkranın hemen girişindeki “terör örgütleriyle eylem birliği” ifadesi amacı belli ediyor. Artık terör örgütüyle bir örgütsel ilişki içerisinde olmanıza bile gerek yok! Örneğin bir sendikal eylem, terör örgütüyle eylem birliği gerekçesi oluşturabilecek ve sendikal faaliyete katılan memurların görevden çıkarılmaları mümkün olacak!
  • Madde 78-79: Dershanelerin sadece tek bir bilim dalında eğitim faaliyeti sürdürebileceği, bunun aksine faaliyet yürüten tüm özel öğretim kurumlarının (okullar hariç) kapatılacağı kararlaştırıldı.
  • Madde 85: Ve bingo! Beklenen değişiklik geldi! Rektörlük seçimleri kaldırıldı. Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi yeniden düzenlendi. Eski düzenlemede üniversite öğretim üyelerinin seçimi sonucunda belirlenen adaylar arasında Cumhurbaşkanı’nın istediği sıradaki adayı ataması şeklindeki zaten yeterince göstermelik olan ve çoğunlukla seçimi kazanan aday dışındakilerin atandığı rektör seçimleri kaldırıldı. Artık devlet üniversitelerinde rektörler, YÖK tarafından önerilecek 3 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Ayrıca bir ay içerisinde atama yapılmaz ve YÖK de iki hafta içinde yeni adaylar göstermezse, rektör doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Yeni uygulamada üniversitenin iradesinin görünürde bile ortaya çıkması engellenecek ve üniversite yönetimleri tamamen siyasi iktidarın tekeline geçecek.

Hukuka Marksist Bakış

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı