/ Güncel / Kadın Cinayetlerine Artık Yeter! (Derya Koca)

Kadın Cinayetlerine Artık Yeter! (Derya Koca)

on 14 Şubat 2015 - 13:07 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

ozgecanin-kacan-katil-zanlisi-yakalandi,WCzm8L_J-U6T83DNdCBHcw

Kadın cinayetleri bitmek bilmiyor. Son olarak dün, Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği bir minibüste tecavüze uğradıktan sonra  defalarca bıçaklanan ve ardından iki kişinin de yardımıyla benzinle yakılarak katledilen  20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özge Arslan kadın cinayetinin kurbanı oldu. Özge Arslan’ın katillerinden ikisi yakalandı. Kimse henüz kadınlar adına konuşmaktan kadınlar yararına bir yargı kararı bile veremeyen yargının adaletine güvenmiyor.

Özgecan ve daha nice vahşi katliamın kurbanı olmuş kadınların sayısı giderek artıyor. Özgecan da tam da bu yüzden belli ki kendisini güvende hissetmiyordu  çünkü yanında biber gazı taşıyordu. Katili olan insan tozu bir faşistti. Yani kadına, insana ve hiçbir farklılığa tahammül dahi edemeyen bir insan tozu. Bu bir tesadüf değil. Çünkü tüm ideolojilerin kadınlara bir bakış açısı vardır: faşistlerin dünyasında kadın aşağılık bir varlıktır, iradesi önemli değildir. Bu yüzden tecavüz de pekala bir faşistin dünyasında kolaylıkla normalleşir.

Özgecan’ı diğer kadın cinayeti kurbanlarından ayırıp ülke gündemine oturtan şey vahşice katledilmesi. Ancak bu, tablonun görünen yüzü. Özgecan cinayetinin üzerine AKP zihniyeti elbette sorunu kriminal bir vaka olarak tartıştıracak; tekil bir örnek, toplumsal bir sorun değil hep topu bir kötü niyetli kişinin cinnet anıyla açıklanacak soğuk kanlı bir vahşilik örneği gibi anlatacak. Siyasal sorumluluğu üstünden atmak üzere hareket edecek. Oysa tablonun görünmeyen yüzü bize çok büyük bir toplumsal şiddet anının tam da içinde yaşadığımızı gösteriyor. Gösterilmeyen;bireylere yıkılmaya çalışılarak toplumsal bir sorun olarak kabul edilmeyen tablonun geri kalanında binlerce kadın her gün şiddet görüyor; cinayet tehditleriyle yaşamasına rağmen güvencesiz ve geleceksiz olmanın baskısı altında susmaya ve çilesine katlanmaya itiliyor.  Yoksulluğun çok keskin biçimde ayırdığı sınıflar ve emekçi sınıfların içinde yaşamak zorunda bırakıldığı acımasız yaşam koşulları ile muhafazakarlığın en çok bu kesim üzerinde etkili olması tabloyu anlamak açısından kritik önemde.Zira AKP ve patronlar yine bu kesimden çocuk istiyor; emekçi kadını ve erkeği gelecek işçi kuşaklarını bu acımasız koşullarda doğursun büyütsün istiyor. AKP döneminde kin, nefret ve şiddetin Türkiye toplumunu ciddi biçimde sarmalaması;kadınların, göçmenlerin,  farklı kimliklerin ( ki bu kimliklerin ezici çoğunluğunun yoksul kesimden olması sorunun boyutlarının sınıfsal temelde algılanması gerektiğini göstermektedir) bu türden şiddet ve cinayete kurban gitmesi çözülmeyi bekleyen bu sorunun büyümekte olduğunu işaret etmektedir.

AKP zihniyetinde her geçen gün artan bir biçimde muhafazakarlaştırılan; kendisinden olmayan her türlü kimliğe ve tercihe bir hastalık ve başı ezilmesi gereken bir tehlike olarak görmek üzere nefret aşılanan Türkiye toplumunda kadın hedef haline gelmektedir. Kapitalist toplumda zayıf, erkeğin koruması altında yaşamaya, aile içinde var olmaya endeksli bir yaşam kalıbı içine sokulmaya çalışan kadının pozisyonu AKP  iktidarında daha da  geriliyor . Kadınlara dayatılan bu zihniyetin devlet katında polis, yargı ve hükümet eliyle alenen dayatılması tecavüz , taciz , şiddet ve cinayeti adeta meşrulaştırıyor. Henüz Türkiye’de tecavüz ve / veya tacize ağırlaştırılmış ceza verildiğine tanık olunmadı. Bırakalım yargının bu kararları vermesini, devlet katında her şey kadınların, işçilerin, ezilen kimliklerin  aleyhine işliyor.

AKP’nin kadın cinayetleri konusunda sabıkası işçi cinayetlerinde olduğu gibi oldukça kabarık. Sebebi ise kadına  yönelik hastalıklı bakış açısı: Tecavüzden “iyi hal” indirimleri; çocuk yaşta bir kızın tecavüzcülerine rıza göstermesi iddiaları; hamile kadınların sokakta yürümemesini salık veren devlet televizyonu; kadınların kahkaha atmaması gerektiğini söyleyen bir bakan; 17 aylık bebeğe tecavüzü meşrulaştıran müftü, kürtajı cinayetle bir tutan ve  kadınla erkeğin eşit olmadığını her fırsatta haykıran bir diktatör… Kadın cinayetlerini %1400 arttırmayı “başaran” AKP döneminde kadının  eşitsizliğe maruz kalma oranı büyük oranda artmıştır.  İlkokullarda türban serbestliğinden kadın emeğinin üretimde yoğunluklu olarak en güvencesiz ve ucuz iş gücü olarak görülmesi ancak AKP gibi bir azılı piyasacı, ılımlı İslamcı bir hükümet eliyle gerçekleştirilebilirdi.

Tüm toplumun yaşam tarzına karışmayı, muhafazkar yaşam tarzını dayatmayı toplumsal projesinin bir parçası olarak kendisine görev sayan AKP kadın cinayetlerinden birinci derecede sorumludur. Eşitsizliği pekiştirerek dayattığı kalıpların dışında yaşamaya çalışan kadınların kadın cinayetlerine kurban gitmesinde AKP’nin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi son günlerde AKP’ nin, bir türlü önüne geçemediğini itiraf ettiği, kadın cinayetlerini mahallenin insafına bırakma projesi ortaya atıldı. Buna göre; mahalleli şiddetin yaşandığı aileye komşuluk ilişkilerini ve mahalle kültürünü kullanarak müdahale edilmesi öngörülüyor. Yani kısaca kadınların mahallenin namusu olarak görüldüğü muhafazakar bir kültür içinde kadına yönelik şiddet, ahalinin vicdanına bırakılıyor!  AKP diktatörlüğü altında bu soruna bir çözüm bulunamaz. Zaten AKP’nin de çözmek gibi bir niyeti bulunmuyor.

Kadın cinayetlerini önlemenin tek yolu kadınlara büyük düşmanlık besleyen Özgecan’ın katili faşistlere ve AKP’nin dinci zihniyetine karşı eşitlik dünyası olan sosyalizmdir. Türkiye’de iş cinayetlerinden kadın cinayetlerine her gün oluk oluk kan akarken kadın sorunuyla toplumsal her türden sorunun göbekten birbirine bağlı olduğunu görmek gerekir. Kadın cinayetlerini adeta teşvik eden AKP var oldukça da bu sorunun çözülebileceğini düşünmek saflıktır.

Özgecan Aslan cinayetinin korkunç boyutu toplumdaki kadın sorununun geldiği noktada sadece bir örnek. Benzeri pek çok vakaya bu güne kadar bizzat polis ve yargı eliyle  davetiye çıkartıldı, çıkartılıyor. AKP’nin toplumu dinselleştirmesine, bu yolla yeni kadın cinayetlerinin önünü açmasına ve özgürlüklerimize saldırmasına  müsaade etmeyeceğiz! Kadın erkek omuz omuza eşitlik ve gelecek için AKP’yi devireceğiz!

Kadın Cinayetlerine Artık Yeter!

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!