/ Derya Koca / Petrol Krizi Diner mi?| Derya Koca

Petrol Krizi Diner mi?| Derya Koca

on 8 Eylül 2016 - 18:25 Kategori: Derya Koca, Devrimci Perspektif, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

1015091699

Rusya ve Suudi Arabistan, petrol üretimini dondurmaya yönelik anlaşma için bu hafta  başında görüşmelere başlamıştı. Sorunun kaynağı, uzun zamandır yükse üretime bağlı olarak  petrol fiyatının 50 dolar altında seyreden varil fiyatı. 2008 krizinden sonra dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’de ve dünyanın genelinde yaşanan ekonomik durgunluk fiyatların düşüşünü başlatan temel itici güç.  ABD’nin alternatif yollar geliştirerek dünyanın birinci petrol üreticisi konumuna yerleşmiş olması ve dolayısıyla petrol ithalini çok büyük oranda durdurması petrol krizinin bir başka nedeni.Aşırı üretim ve emperyalist rekabet günden güne gerilimi tırmandırıyor. Düşük fiyatların yarattığı açık daha fazla üretimle kapatılmaya çalışılıyor. Aşırı üretim temel sorun. Üstelik iç savaştan dolayı üretimi durma noktasına gelmiş olan Libya’ya rağmen.

2014 yılında ABD, kaya gazından petrol üreterek dünyanın birinci petrol üreticisi olma konumuna yerleşmişti. ABD, 2014’te en fazla petrol üreten ülkeler sıralamasında Suudi Arabistan’ı geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Günlük ortalama 11,6 milyon varil petrol üreten ABD’yi, 11,5 milyon varille Suudi Arabistan, 10,8 milyon varil ile Rusya takip etmişti.Ancak bu hamle ABD için de bir dezavantaj durumuna dönüştü. ABD, dünyanın aynı zamanda en büyük petrol tüketicisi. Birinci sıraya yükselmesi avantaj gibi görünse de petrol fiyatlarının çakılması ABD’li şirketleri büyük bir borç batağına soktu. 2015’in başından beri, toplam borcu 17.3 milyar dolar olan 48 Kuzey Amerikalı petrol ve doğal gaz üretim şirketi iflas etti.Üstelik, ABD’de iki ham petrol ve doğal gaz üreticisi şirket, Energy XXI Ltd. ve SandRidge Energy Inc. toplam 7.6 milyar dolar tutan borçlarının faizlerini 16 Şubat tarihindeki vadesinde ödeyemedi. Bu, ABD’nin tüm dünya ekonomisini sarsmasına yetecek bir borç yarattığı anlamına geliyor.

Dünyanın ABD’den sonraki en büyük iki petrol üreticisi olan Suudi Arabistan ve Rusya petrol piyasasındaki emperyalist rekabetten en çok etkilenen iki ülke olarak masaya oturdu. Anlaşma öncesi petrol üretim miktarının azaltılması ve bu yolla petrol fiyatının arttırılması gündeme geldiyse de şimdilik bu yönde bir anlaşma yok. Emperyalist devletlerin petrol piyasasındaki gücünü kimseye kaptırmamak için ısrarla arttırdığı üretim derin bir çıkmaz yaratmış durumda.

Rusya ve Sudi Arabistan 50 dolar altındaki petrol fiyatlarının yarattığı açığı kapatabilmek için giderek daha fazla petrol üretti. Ancak petrol üretiminin  artmaya devam etmesi fiyatları iyice düşürdü.

Yıllara göre petrol fiyatlarının değişimi:
Brent Crude Oil Chart
Petrolün dünya çapında aşırı üretimi neticesinde, ham petrolün fiyatı 2014 yılındaki 114 Dolarlık seviyesinden bugünkü 45-50 Dolar seviyesinde düştü. Petrol fiyatlarına son iki yıldır yaşanan dramatik düşüş, ülke gelirleri büyük orada petrole bağımlı olan Rusya, Suudi Arabistan, Nijerya ve Venezuela gibi ülkelerde derin ekonomik krizlere neden oluyor. Venezuela’da halk, petrol gelirleri kesilen ülkede en temel gıda maddelerini dahi bulamıyor.Petrol gelirlerinin tükenmesi, Venezuela‘da Chavismo’nun reformizm döneminin sonuna da işaret ediyor.  Nijerya’da ise toplumsal gerilim giderek yükseliyor.

Rusya, ihracat miktarı artmasına rağmen, fiyatlardaki düşüş nedeniyle ülkenin petrol  ve doğal faz gelirleri bu yılın ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29,9 azalarak 39,3 milyar dolara geriledi.

Suudi Arabistan’da petrol gelirleri, bütçedeki gelir kalemlerinin yüzde 90’ını oluşturuyor.Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundaki Suudi Arabistan’da bütçe, petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle 2015 yılında 98 milyar dolar gibi tarihinin rekor açığı ortaya çıktı.Suudiler petrol üretimini kısıtlamaktan yana gibi değil.  Çünkü piyasadaki ve emperyalist hiyerarşideki gücü büyük oranda buradan geliyor. Petrol üretimini dondurma ya da azaltma, İran’ın üretimi artırma talebinin karşısında bir gerilim oluşturuyor.

2012’de başlayan İran’a yönelik ambargo Temmuz 2015’te kalktı. Öncesinde petrol ihracını büyük oranda kısıtlamıştı.Yaptırımlar sonrası İran’ın petrol üretimi %30 düşmüştü.  2011’de günde 2.5 milyon varil olan petrol ihtiyacı ise yarı yarıya  düşerek  1.2 milyon dolara gerilemişti. yine de İran, el altından ve ucuza petrol satışı gerçekleştiriyordu. Ambargonun kalkmasından sonra üretimini arttırarak petro fiyatlarının üzerindeki baskıyı arttıran İran’ın kaybedeceği bir şey yok çünkü şu anki fiyatlarla dahi dahi eskiye oranla daha yüksek gelir elde ediyor. Ambargonun kalkmasından sonra petrol üretimine yüklenen İran rekor düzeyde üretim gerçekleştiriyor.İran, petrol üretimini günde 100 bin varil arttırarak Mayıs 2012’den bu yana görülen en yüksek seviye olan 3,2 milyon seviyesine çıkardı.Günlük ham petrol ihracatı ise 2 milyon varilin üzerine çıktı. Yani İran’ın şu anki petrol piyasasından pek bir şikayeti olmadığı gibi baş düşmanı Suudileri zorlamaya devam etmek üzere petrol üretiminin dondurulmasına yanaşmayacağı ortada.

Suudi Arabistan ve Rusya, bu durumdan en çok etkilenen iki ülke olarak masaya oturmaya niyetlendi. Rusya, Petrol İhraç Eden Ülkeler (OPEC) üyesi olmadığından ikili anlaşma ile müzakere edebiliyor. İki devlet, petrol üretimi seviyesinin dondurulmasının olası olduğunu söylemiş olsa da henüz böyle bir anlaşmaya varılmış değil.Sadece gelecekte bunun “düşünülebileceği” ima edilerek sadece “fiyat istikrarı ” anlaşması imzalandı. Emperyalist rekabet, daha önce birkaç kez gündeme gelmiş olan bu önerinin uygulanmasına engel oluyor.

Dünya petrol üretiminin yarısını gerçekleştiren ve aralarında Suudi Arabistan, Katar, İran ve Venezuela’nın da aralarında olduğu 13 ülkenin oluşturduğu OPEC ülkeleri Nisan ayında üretimin Ocak ayı seviyesinde dondurulması amacıyla bir araya gelmişse de Suudi Arabistan “Eğer İran da katılmayı kabul etmezse üretimi dondurmayız” diyerek masadan kalkmıştı. İran ise İran görüşmelere katılmadığı gibi, “Yaptırımlar öncesi seviyeye dönene kadar üretimimi durdurmam” diyerek rest çekmişti.OPEC ülkeleri bu ay sonunda Cezayir’de, Kasım ayında ise Viyana’da bir araya gelecek.Ancak düğümün çözülme imkanı yakın vadede mümkün görünmüyor.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!