/ Dünyadan / Putin En Sert Açıklamalarından Birini Yaptı! Putin’in Cümleleri Neye İşaret Ediyor?

Putin En Sert Açıklamalarından Birini Yaptı! Putin’in Cümleleri Neye İşaret Ediyor?

on 17 Aralık 2015 - 16:46 Kategori: Dünyadan, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, her yılın sonunda gerçekleştirdiği geleneksel basın toplantısında, 2015’i değerlendirdi. Rus uçağının düşürülmesi konusunda çok sert konuşan Putin, “Türkiye, Suriye’nin hava putsahasını sürekli ihlal etti. Hadi şimdi uçsunlar… Türkiye ile yaşadığımız anlaşmazlıkta üçüncü bir tarafın etkisi var mı bilmiyorum. Belki de Türk yönetiminden birileri ABD’lilere yalakalık yapmak istemiştir…” dedi.

Putin’in Açıklamaları Neye İşaret Ediyor?

Bolsevik.org’da yayınlanan 14 Aralık tarihli ve “Tayyip, Düşürülen Rus Uçağı Konusunda Neden Renkten Renge Giriyor?” başlıklı yazımızda şunları söylemiştik: “…Rusya ile gerilim şimdiden AKP için ciddi sonuçlar doğurdu. Türkiye artık Suriye üzerinde elini kolunu sallayarak hareket edemiyor. Azez’de tırların vurulmasından sonra Suriye’deki örgütlere dilediği şekilde ‘yardımlar’ gönderemiyor. Bunun yanında Suriye ordusu, aktif Rus desteğiyle Lazkiye’nin kuzeyinde (Hatay’ın güneyi) sürekli ilerliyor. Ordu en son 3 senedir muhaliflerin elinde olan stratejik Lazkiye- Kesab karayolunu ve AKP’nin muhaliflere lojistik destek sağladığı geçiş yollarından biri olan Atera’yı ele geçirdi. Peki AKP ne yaptı? Sadece izlemekle yetindi. Bu gelişmelere engel olmak adına kızgın Ruslarla karşı karşıya gelmeyi göze alamazlardı. Tersine, bu gerilimin Putin’in işine yaradığını da belirtmek lazım. Gerilim sayesinde, AKP’nin Suriye’de elini kolunu bağlıyorlar. Bu yüzden Putin geri adım atmak şöyle dursun, gerilimi tırmandırıyor.”

Evet, 14 Aralık tarihli yazımızda bunları söylemiştik. Aradan geçen 3 günde havadan Rus uçaklarının, karadan Şii güçlerinin desteğiyle Suriye ordusu ilerlemeye devam etti. Lazkiye Halep karayolunun belirli bölümü ile Cebel-Nuba bölgesi Suriye ordusunun kontrolüne geçti. Halep’in doğusundaki Kuveyris Havaalanı çevresinde yaşanan sert çatışmaların ardından havaalanını Suriye ordusu ele geçirdi.

Üstelik tüm bunlar (özellikle Lazkiye’nin kuzeyindeki ilerlemeler) Türkiye’nin burnunun dibinde gerçekleşti.  Lazkiye ile Hatay’ın merkezi arasındaki uzaklık yaklaşık 160 KM. Araçla Hatay’dan yola çıksanız, 2 saatte Lazkiye’ye gidebilirsiniz. Lazkiye’nin kuzey kırsalında yaşanan çatışmalar ise Hatay’ın güney ucundan yürüme mesafesiyle en fazla 30 dakika. Örneğin Suriye ordusunun ele geçirdiği stratejik Atera bölgesi, Hatay’ın güney ucuna 3 KM uzaklıkta. Ordu yaklaşık 70 günde Hatay’ın dibindeki 130 KM2’lik alanda hakimiyet sağladı.

Lâfı uzatmayalım. Yani AKP, Suriye’deki her olaya müdahil olurken artık neredeyse burnunun dibindeki gelişmeleri sadece izliyor. Putin’in “Hadi, kolaysa artık Suriye’de uçun bakalım” açıklaması buna işaret ediyor. Herkes Rusya’nın neden Türk uçağını düşürerek misilleme yapmadığını merak etmişti. Putin ise “Savaş açmayacağız! Ama onları defalarca pişman edeceğiz” diyerek birçok noktada AKP’yi köşeye sıkıştıracağının sinyallerini vermişti. Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AKP’li muktedirler defalarca geri adım atıp özür dilese de, Putin geri adım atmadı. Hatta, gerilimi sürekli tırmandırdı. Zira gerilim tırmandıkça Suriye’deki dengelerde AKP devre dışı kaldı. Kriz öncesinde Suriye havasını yol geçen hanına çeviren Türk uçaklarına, Rus uçağı düşürüldükten sonra AKP tarafından ikinci bir siyasi direktif gelinceye dek sınırı geçmemeleri, hatta sınıra uzak uçmaları yönünde emir verildi.

Tayyip Erdoğan, içerideki “geri adım atmayan” imajını korumak adına Osmanlı özentisiyle “Biz sizin kolunuzu kestik, siz bizim sakalımızı” diyor ancak AKP’nin idealleriyle gerçekler arasındaki makas aralığı kapanmayacak şekilde genişlemeye devam ediyor!

Putin’in Yıl Sonu Açıklamaları:

“Türkiye yönetiminin uçağımızı düşürmesini, dostça bir adım olarak değil düşmanca bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bir problemle karşılaşıldığında insanlar normalde birbiriyle iletişim kurup açıklama yaparlar. Türkiye için önemli konularda işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu gösterdiysek, mevcut askeri işbirliği kanalları üzerinden ‘Tamam orada konuştuk, ama sınırın bu kısmı hakkında konuşmadık, fakat burada da bizim çıkarlarımız var, dikkate alan şunları rica ediyoruz, oraya ateş açmayın’ demek çok mu zordu. Kimse bir şey söylemedi.  Biz Türkiye ile işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu gösterdik. Uçağımızı vurmaya gerek var mıydı? Anlamıyorum neden? Oradan kaçacağımızı mı düşündüler? Rusya öyle bir ülke değil. Ancak uçağımızı düşürdükten sonra Türkiye, bunun yerine NATO’nun arkasına saklandı. Biz Türkiye ile işbirliğini reddetmedik. Antalya’ya G20 zirvesine gittim ve orada birçok Türk yöneticiyle görüştüm. Bizim önümüze uluslararası hukuka uymayan Türkiye hakkında çok hassas konular koydular. Türkmenler hakkında ise hiçbir şey duymadım. Türkmenlere saldırılarla ilgili soru sorabilirlerdi. Biz de ‘Tamam anlıyoruz. Size yardım etmeye hazırız’ diyebilirdik.

Suriye’deki varlığımızı genişlettik, hava operasyonlarımızın sayısını artırdık. Orada Rus füze savunma sistemi yoktu şimdi S-400 var. Eskiden orada Türk uçakları uçuyor ve sürekli Suriye hava sahasını ihlal ediyorlardı, hadi şimdi uçsunlar. Rusya, uçağı düşürüldükten sonra bölgeden geri çekilecek bir ülke değil. Türkiye ile yaşadığımız anlaşmazlıkta üçüncü bir tarafın etkisi var mı bilmiyorum. Belki de Türk yönetiminden birileri ABD’lilere yalakalık yapmak istemiştir. Belki de ABD ve AB’ye Türklerin ‘onların İslamcıları’ olduğunu göstermek istemişlerdir.

Türk yönetiminin İslamlaştırma politikası yüzünden Atatürk herhalde mezarında ters dönmüştür. Türkiye’deki mevcut yönetimle anlaşmaya varmak zor olacak gibi görünüyor. İlişkilerin onarılması konusunda umut görmüyorum. Türkiye yönetiminden ilişkilerin onarılmasına yönelik bir adım gelmedi. İslamlaştırma politikaları bizi de etkiliyor. Orada bizim ülkemize de sızabilecek militanlar var.

Suriye krizi konusundaki tutumumuzu değiştirmedik. Suriye’yi kimin yöneteceğine dış güçler karar veremez. Rusya, Suriye krizinin tüm tarafları memnun edecek şekilde çözülmesi için çaba gösterecek.  Suriye’de siyasi çözüm mümkün. Bunun erken gerçekleşmesi daha iyi olur.  Rusya’nın Suriye krizinin çözümü için bir planı var ve planımızdaki kilit konular ABD’nin görüşleriyle de uyuşuyor. Uzlaşı içinde olduğumuz noktalar, anayasa üzerinde ortak çalışma yapılması ve seçim düzenlenmesi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Suriye ordusuyla muhalifleri birleştirme fikrini kısmen hayata geçirmeyi başardık.

Suriye’de neden geçici üsse ihtiyaç duyalım ki? Ama eğer birileri Rusya’nın üs elde etmesini isterse, bunu elde ederiz Suriye’de kalıcı bir üsse ihtiyacımız var mı emin değilim. Zira sınırlarımızdan binlerce kilometre uzağındaki herhangi birini vuracak güçte silahlarımız var.

Suriye’de çalışmış petrol taşıyan konvoylara hava saldırıları düzenlemeye başladık. Şimdi görüyoruz ki gece vakti 5-15 araçla petrol taşıyorlar. Irak’a doğru yeni bir petrol kaçakçılığı yolu oluştu. Bu yol Irak ve Irak Kürdistan’ı üzerinden geçiyor. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan (Irak Kürdistanı’ndaki) tek bir yerde 11 bin petrol tankerinin tespit edildiği fotoğrafı göstermesini istiyorum. Bu bir kabus.

Bence, IŞİD ikinci planda olan bir konu. Zamanında Irak’a girdiler, ülkeyi mahvettiler. Sonra petrol ticaretiyle bağlantılı unsurlar ortaya çıktı. Endüstriyel düzeyde petrol kaçakçılığı sistemi Irak’ta kuruldu. Bu kaçakçılık sistemini ve yasadışı ticareti korumak için askeri güce ihtiyaç duydular. İslamcılık faktörünü kullanıp,  İslami sloganlarla ‘ölmeye hazır kişileri’ bölgeye çekmek çok iyi bir yöntem. Oysa bu kişiler aslında, ekonomik çıkarlarla bağlantılı bir oyunda oyunculuk yapıyor. Bu kişileri Irak’a çağırdılar ve son aşamada IŞİD ortaya çıktı.  Biz Suriye’de savaş başlatmadık. Bu ülkede sadece bazı operasyonlar düzenliyoruz. Bu operasyonlar da bütçemize önemli bir yük getirmiyor. Eğitim ve tatbikatlara ayırdığımız kaynakların bir bölümünü Suriye’deki operasyonlarımıza aktardık.

Suriye’deki hava operasyonlarımızı Suriye ordusunun kara harekatları devam ettiği sürece sürdüreceğiz. Harekatlar bitince Suriye’deki güçlerimizi 2 gün içinde geri çekebiliriz.

Rusya’nın Türkiye’de inşa edeceği Akkuyu Nükleer Santrali’ne devam edip etmeyeceği sorunu, şirketler arası düzeyde çözülmeli. Akkuyu projesine 3.5 milyar dolar yatırmadık. Türk Akımı’nın akıbeti bize bağlı değil. Avrupa Komisyonu’nun bize bu konuda yazılı garanti vermesi gerekli. Brüksel Türkiye için garantör olursa proje de gerçekleşir.”

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!