/ Güncel / “Sahnenin” Taşeronları Kadro İstiyor!

“Sahnenin” Taşeronları Kadro İstiyor!

on 18 Aralık 2017 - 14:13 Kategori: Güncel, Kültür-Sanat, Sınıf Mücadelesi
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

İktidar, taşeron düzenlemesi ile yıllarca adım adım ülkenin  yakıcı sorunu haline getirdiği taşeron sorununu sınırlı bir kadroya geçiş ile çözer görünmeye çalışıyor. Belediye işçilerini bile bunun dışında bırakan iktidar, taşeron sorununun bu ülkede ne kadar kök saldığını gözlerden de kaçırmaya çalışıyor. Akla hayale gelmeyecek yerlerde ve iş kollarında taşeron çalışma ülkenin kuralı haline getiriliyor. Bu yerlerden birisi de Devlet Tiyatroları. Kadro talebi ile DT’de taşeron ve sözleşme ile güvencesiz çalışan sanat emekçileri hakları için kampanya başlattı. 

Taşeron olarak çalışan mezun sanatçılar kadrolu olabilmek için video çekip imza kampanyasına başladı.Taşeron, Türkiye’deki emekçilerin en can alıcı sorunlarından bir tanesi. Şuan Türkiye’de çeşitli sektörlerde yaklaşık 2 milyon taşeron işçi çalıştırılıyor. Onların yedi yüzü ise Devlet Tiyatrolarında(DT) ”taşeron sanatçı” olarak çalışıyor. Diğer sektörlerde olduğu gibi bir çok haktan onlar da mahrum. Sanatın taşeron şirketlere havale edilmesi hem insana hem de sanata bakış açısının ne derece korkunç boyutlara ulaştığının bir kanıtı. 

Peki, DT’de taşeron nasıl işliyor?

Oyun başı sözleşme imzalanıyor. Bunun anlamı sadece prova ve oyun olduğu sürece günlük 113 lira maaş alınması ve bu maaş için ortalama 12 saat çalışma zorunda kalmaları. Tiyatro alanında her gün çalışılmadığını düşünecek olursak maaşların asgari ücrete dahi ulaşamadığı berbat bir tablo çıkıyor karşımıza. 

Yaz tatili arası ise DT’liler için ücretsiz tatil demek. Diğer taraftan yeni oyunda görev alıp almayacağı garantisi olmamasından ötürü bu sanatçıları meçhul bir gelecek bekliyor. Pek çoğu sigorta sigorta primlerini tamamlayamadığından emekli olamıyor. 

Kendilerini mevsimlik işçi veya taşeron sanatçı olarak adlandıran mezun sanatçılar yeni kadro açılmadığını ifade ederken artık sorunun da açılacak bir 50 kişilik kadro ile çözülemeyeceğini, kendilerinin topluca torba yasa ile kadro istediklerini açıkladılar. Eşit işe eşit ücret almadıklarını vurgulayan mezun sanatçılar kamuoyu yaratmak için video hazırladılar ve imza kampanyası başlattılar.

İmza kampanyası için hazırlanan metin ise şöyle:

Bizler, 375 sayılı K.H.K’nın Ek 7. Maddesi ve Bütçe Yasasının 23. Maddesi uyarınca her yıl Maliye tarafından vizelendirilen ve hiçbir yasal düzenlemeye tabi olmadan sürekli olarak kadrosuz sözleşme ile çalıştırılmaktayız.

Sözleşmemizde “TC uyruklu mezun sanatçı” ibaresi kullanılmakta. En fazla 26 gün puante ediliyor -daha az da olabiliyor(4 gün, 5 gün tiyatroda sık rastlanılan bir durum)- ve o kadar da sigorta primi yatıyor. Yazın kurum tatile girdiği zaman ücretlerimiz ve dolayısıyla sigorta primimiz de kesilmiş oluyor. Sözleşmelerimiz yılda iki kez 01.01 – 30.06 , 15.08 – 31.12 tarihleri arasında yapılıyor.

Sözleşmelerinde “yabancı uyruklu misafir sanatçı” yazan yabancı arkadaşlar ise aynı vizelendirme şekli ile ağırlıklı olarak ve 30 gün sigorta primi ile çalışmaktalar ve yine aynı vizelendirme şekliyle “TC uyruklu misafir sanatçı” adı altında aylıkla çalışan bir grup da var. 

Kadrolu sanatçı meslektaşlarımızla aynı işi aynı sürede yapmamıza rağmen haklarımız arasında ciddi farklar var. Öncelikle eşit işe eşit maaş ilkesinin çok uzağındayız. ‘ Aylıkla’ çalışan yerli ve yabancı sözleşmelilerin bile uzağındayız. Haftada 6 gün çalışıp 7. günü ücretsiz izinde geçirmek de ayrı bir sorun. 

Daha önce çıkarılan 5620 sayılı geçici yasadan yararlanamadığımızda işçi olmadığımız sonucunu çıkardık.Bu yasadan birkaç yıl sonra çıkartılan kamuda sözleşmeli memurların kadroya alınması ile ilgili KHK bizi umutlandırdı fakat yine kapsama alınmayınca memur olmadığımızı da anladık.

Sanat kurumlarında mesleğimizi ve kurumumuzu her şeyin üstünde tutarak, işimizi en iyi şekilde yapmak için canla başla çabalıyoruz.  Fakat işin diplomasına  sahip vatandaşlar  olarak  kurumlarımızda ne işçiyiz ne de memur, bizler de “taşeron sanatçı” adını yakıştırdık kendimize. Türkiye genelinde sayısı 2000’i dahi geçmeyen, devletin sanat kurumlarında çalışan mezun sanatçıların da  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülen Taşeron  İsçilere Kadro yasasına eklenecek bir madde ile kadroya alınması mümkün. Devletin sözleşmeli sanatçılarının bu mağduriyetlerini gidermesini, onlara kendilerine bir hayat kurabilecekleri olanaklar sağlamasını, halihazırda çözüm için en uygun yol olan bu yasaya devletin sanat kurumlarında  çalışan sözleşmeli mezun sanatçılarımızın da dahil edilmesini talep ediyoruz.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!