/ Bolşevik Geleneğimiz / SVERDLOV: Örnek Bir Örgütçü, Örnek Bir Devrimci

SVERDLOV: Örnek Bir Örgütçü, Örnek Bir Devrimci

on 16 Mart 2017 - 09:37 Kategori: Bolşevik Geleneğimiz, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Bolşevik Parti’nin en önemli isimlerinden devrimci Sverdlov, 16 Mart 1919’da yaşamını yitirdi. Kısacık yaşamına dünya tarihini etkileyecek büyük işler sığdırdı.”Ekim ayaklanmasının fiili genel sekreteri” Sverdlov’un anısı ve kişiliği bugüne ışıktır..

“Devrim denilen fırtınalı mücadele içinde, her devrimcinin kendi nöbet yerinde, küçük de olsa her grubun çalışmasının tartışmalara boğulduğu bir sırada, mücadele içinde kazanılmış yüksek ahlaki saygınlığın tartışmasız kabul edilen ve gücünü hiç şüphesiz soyut bir ahlaktan değil de devrimci savaşçının ahlakından, devrimci kitlelerin ahlakından alan bir saygınlığın çok büyük önemi vardır.” Yakov Mihailoviç Sverdlov işte bu saygınlığın, sosyalist devrim mücadelesine adanmışlığın, güçlü bir devrimci otoritenin ve hem partisinin bütün kadrolarıyla hem de kitlelerle sıkı ilişkileri olan bir örgütçünün cisimleşmiş haliydi.

Lenin (solda) ve Sverdlov (sağda)

Sverdlov, 1885 yılında Moskova yakınlarındaki Nijni- Novgorod’da zanaatla geçinen bir Yahudi ailesinde dünyaya geldi. Yahudi’lere yönelik baskıların, yoksulluğun, Çarlık baskısının Rusya’sında, genç Sverdlov’un yolu devrimci mücadeleyle çok erken yaşlarda kesişti. 17 yaşında Rus Sosyal-Demokrat İşçi Partisi’ne katıldı. Lenin’in fikirlerinden etkilendi ve Bolşevik fraksiyonda parti çalışmalarını yürüttü. Ural bölgesinde partinin en etkili ve sevilen simalarındandı. 1905 devrimini yaşadı ve 1906’da tutuklandı. 1917’ye kadarki yılların büyük çoğunluğu tutuklanmalar ve sürgünlerle geçti. Bunlar Sverdlov’u yıldırmaktan ziyade çelikleştirdi, devrimci iradesini biledi.

Sverdlov, Bolşevik partinin en önemli örgütçülerindendi. Bir örgütçünün görevini, partinin eylemliliğinin aksamadan yürütülmesini sağlamak üzere insanların seçimi ve onların çeşitli kesimlerdeki sorumlu
görevlere atanması olarak özetleyebiliriz. Bütün bir pratiğin gözden geçirilmesi, uygulanması, diğer eylemlerle uyumlu hale getirilmesi, aynı zamanda belirli bir eylem için en uygun insanları seçebilmek iyi bir örgütçünün yapması gereken işlerdi. Sverdlov’un yeteneği partili yoldaşlarıyla ve kitlelerle sıkı ilişkiler kurabilmesinden, kitlelerin ruhsal durumunu, harekete geçme potansiyelini tartabilmesinden, olaylara gerçekten yön verebilmesinden geliyordu.

Davranışları ve devrimci ahlakı her devrimcinin örnek alması gereken türdendir. Nezaket ve incelik dolu yapısıyla “emin, cesur, sağlam, becerikli, örnek bir Bolşevik” olarak kendisinden “mükemmel bir yoldaş” olarak söz ettirmiştir. Görevini yerine getirebilmek için yoldaşlar arasında edindiği saygınlık olmazsa olmazdır. Ve onun saygınlığı yaptığı işlere ve ilişki kurduğu yoldaşlarında uyandırdığı samimiyete ve kararlılığa dayanıyordu. 1917’ye kadar pek ön planda olmayan Sverdlov adeta devrimle birlikte doğmuştur. Lenin şöyle der: “Devrimin en iyi itici gücünü, devrimin zaferlerinin en derin kaynağını oluşturan, işte milyonlarca emekçinin bu örgütlenmesidir.

Ve işte mücadele içinde, devrimimizin daha önceki devrimlerde hiç rastlanmamış olan somut özelliğini, yani kitlelerin örgütlenmesini en iyi bir biçimde cisimleştiren önderleri, proletarya devriminin bu özelliği yaratmıştır. Her şeyden önce ve en başta bir örgütleyici olan Yakov Sverdlov’u yaratan da proletarya devriminin bu özelliğidir.” Kitlelerin örgütlenmesiyle ve harekete geçmesiyle birlikte, onların önderi olarak şaha kalkan bir devrimci olmak elbette bir günün işi değildir; yılların pratik faaliyetinin, kitlelerle ve devrimci işçilerle kurulan sıkı bağların, saygınlığın, adanmışlığın, çelikleşmiş iradenin, güvenilir bir otorite olmanın, inanmış ve cesaret veren bir lider olmanın ürünüdür. Örgüt tabanıyla, militan önderlerle kurduğu ilişkilerin gücü onların önderi ve örgütleyicisi olarak ortaya çıkarmıştır Sverdlov’u.

Bir önder ve örgütleyici olarak Sverdlov’un en çok parladığı zamanlar Bolşevik partinin üzerine kara bulutlar çöktüğü zamandı. 1917 Temmuz Günleri’nde partinin bütün faaliyetleri engellenmeye çalışılırken ve parti militanları hapishanelere tıkılırken Sverdlov’un sakin, cesaret verici, “dengeli, yorulmak bilmez bas sesi dingin bir kararlılık yayıyordu.” Partinin bu çeşit olağanüstü dönemlerde yeniden inşa edilmesi Sverdlov’un işiydi. Sverdlov, Ekim Devrimi’nin hazırlıkları ve ayaklanma sırasında rolünü kusursuz bir şekilde oynamıştır. Ne de olsa örgütlemek onun işidir ve Ekim Devrimi’ni örgütlemek dendi miydi akla Sverdlov’un gelmesi gerekir.

Yekaterinburg kentindeki Sverdlov heykeli

Bolşeviklere dayanan ve Troçki’nin başkanlığında devrimci ayaklanma hazırlıklarını yürüten Askeri Devrim Komitesi’nin tüm önemli durumlarda yardıma çağırdığı kişi Sverdlov’du. Devrim esnasında “parti hatlarında tüm ipler Bolşevik kadroları tek tek tanıyan Sverdlov’un ellerindeydi.” Bu yüzden Troçki onun için “Ekim ayaklanmasının fiili genel sekreteri” demiştir.

Devrimden sonra, Tüm Rusya Sovyetleri Yürütme Komitesi Başkanı olarak sahneye çıkar Sverdlov. Devrimden sonraki zor günlerde yoğun bir çalışma gösterir. Her pratik sorunun dermanı olarak görülmek kolay değildir. Ancak o işlerin gelişigüzel, bireysel olarak halledilmesinden, kendisi halletmiş olsa bile, hoşlanmaz; işleri örgütlü bir şekle sokmak için çalışır. Tükenmek bilmez enerjisiyle ölene kadar devrim için mücadele eden Sverdlov, 1919’da henüz 34 yaşındayken, yakalandığı salgın hastalık yüzünden devrimi büyük bir örgütçüden, saygın bir önderden yoksun bırakmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!