/ Dünyadan / Tunus Ayakta: “İş, Ekmek ve Onur “

Tunus Ayakta: “İş, Ekmek ve Onur “

on 22 Ocak 2016 - 19:57 Kategori: Dünyadan, Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

CZU4DbVWEAAc-kW

Tunus halkı 4 gün önce “İş, Ekmek ve Onur ” diyerek işsizlik, yolsuzluk ve yoksulluğa karşı yeni bir protesto dalgası başlattı. Kassarini kentinde yaşayan Yahyaoui adındaki bir genç iş bulma kurumunun iş bulanlar listesinde adının yazmaması üzerine intihar etmek üzere telgraf direğine tırmandı.Ve elektirik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Ve isyanın fitilini ateşlendi. Tıpku 2011’de işsiz genç Buazzizi’nin seyyar tezgahına el konulmasından sonra kendisini yakarak intihar etmesi gibi.

Tunus’ta şu an işsizlik %15 . Genç nüfus içindeki işsizlik oranı %37.6 ve bunların %62’sini üniversite mezunu gençler oluşturuyor! Yahyaoui ‘nin kenti Kasserine ‘de ise %30 ile bölgedeki en yüksel işsizlik ve yoksulluk oranı rakamı hakim.

tunusssss

Protestoların yayıldığı kentler

Devrimden tam 5 yıl sonra yeniden başlayan kitlesel eylemler Tunus devriminin emperyalizmin istediği gibi manipüle edilemeyen dinamiklere sahip olduğunu gösteriyor. Yahyaoui’nin ölümünün ardından Kasrin kentinden başlayan protestolar başkent başta olmak üzere ülke geneline çok hızlı bir biçimde yayıldı ancak henüz büyük kitlelere ulaşmış değil.Sokak çatışmaları, yağma ve özellikle bankalara yönelen öfke polis terörüyle durdurulmaya çalışılıyor.Çatışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. 4 polis karakolu ve pekçok devlet binası öfkeden nasibini aldı. Hükümet, Kasserine kentinde devlet kurumlarını korumak üzere ordudan destek aldı.

Protestoların başladığı gün Davos zirvesinde olan Başbakan Habib Essid acil olarak ülkeye geri döndü ve hükümet kitleleri sakinleştirmek için acil olarak 6 bin kişilik bir alım yapılacağını açıkladı. Sonraki gün ise bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu söyleyerek vaatlerinden geri adım attı. Fakat onlarca yıldır kronikleşmiş olan işsizlik sorununa Tunus halkı kalıcı bir çözüm arıyor. Tunus halkının polis terörü ve hükümetin sakinleştirme çabalarına karşı evlerine dönememesi sonucu bugünden başlamak üzere akşam 8 sabah 5 saatleri arası sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Tunus’ta Canlı Dinamikler

Zeynel Bin Abidin’in devrilmesinin ardından 2011’de kurucu seçimlerde Müslüman Kardeşler’in partisi olan Ennahda 2013’te iktidara gelmişti. Ennahda’yı Tunus’un AKP’si olarak görebiliriz. Radikal İslamcıları da içinde barındıran bi ılımlı İslam programı ile iktidarı aldı. Ennahda, dinci siyasal yönelimleri, baskı ve yasakları ile dinamikleri canlı olan Tunus’ta 2014 yılı boyunca yeni bir protesto hareketini tetiklemişti. Özgürlükçü refleksler ile sokağa çıkan ve ezici çoğunluğu gençlerden oluşan kitleler İslamcıların güçlenmesine karşı mobilize olmaya başlamıştı.

Tunus muhalefetinin isimlerinden Tunus Kurucular Meclisi Başkan Yardımcısı El Brahmi ve kendisini reformist Yurtsever olarak niteleyen Demokrat Parti’nin Genel Sekreteri Şükrü Belid’in selefilerce katledilmesinin üzerine ise toplumsal kutuplaşma had safhaya varmıştı. Belid’in öldürülmesinin ardından UGGT genel grev ilan etti. Büyük protestolar düzenlendi. Rejim, kitlelere ateş açılması emrini vererek tepkileri bastırmaya çalışsa da başarılı olamadı.

Şu an iktidarda Nidaa ise Ekim 2014’te laik cephen ile oluşturuldu. İslamcı yükselişe ve işsizliğe karşı eski rejimin artıklarından oluşan Tunus Çağrısı (Nidaa partisi) içinde işçi sendikalarının, patronların, reformist ve sosyal demokratların bulunduğu geniş bir burjuva ittifak. Seçimlerde %37 almıştı.Müslüman Kardeşler ise hızla oy kaybetti, destek %37’den %27’ye geriledi.

İktidarı elinde tutan Nidaa şimdiden kitlelerle karşı karşıya geldi. Devrimin rügarından faydalanarak iktidara gelen başkan Beji Caid Essebsi ve başbakan Habib Essid protestoculara karşı ılımlı gibi görünmeye çalışsa da çelişkilerin keskinliği sokağı sertleştirecektir. Öte yandan Nidaa içinde de tartışmalar baş gösteriyor. Bugün, krizi aşmak üzere parti başkanı Moncef Marzouki erken seçim çağrısı yaptıKitlelerin taleplerinin arasında yolsuzluğun araştırılması ve bitirilmesinin olması da var. Başbakan şimdilik bunun araştırılacağını söyleyerek yatıştırıcı rol oynamaya çalışıyor ancak kitlelerin gadrinden de ölesiye korkuyor ki ordudan acil yardım talep ediyor.Nidaa’nın halkın taleplerini yerine getiremediği aşikar.Burjuva milliyetçileri ve düzen siyasetini içeren ve laik cepheleşmeye sıkışan siyasi hattın talepleri karşılayamayacağı açığa çıktı.Tunus halkının bugünkü krizinin temellerinden birisi de budur.

Öte yandan Tunus’taki yeni dalga tüm büyürse kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yeniden ilham olabilir. Müslüman Kardeşlerden Selefilere geniş bir siyasal İslam skalası ile mücadele eden Tunus emekçilerinin mücadelesini sol iyi değerlendirir ve radikal bir çıkış yakalanırsa çöldeki bir vaha gibi mezhepçilik içinde debelenen halklara umut vadedecektir. Şayet bu gerçekleşmezse laiklik-dinsellik temelinde bir kutuplaşmaya teslim olunur. Bu ortam da Tunus içinde aktif olan Selefi güçlere yarayacaktır.


 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı