/ Devrimci Perspektif / Türkiye’nin Sosyalist Emekçilerin Partisine İhtiyacı Var. Niçin?

Türkiye’nin Sosyalist Emekçilerin Partisine İhtiyacı Var. Niçin?

on 19 Mart 2016 - 19:34 Kategori: Devrimci Perspektif, Güncel, SEP Girişimi
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Türkiye’nin Sosyalist Emekçilerin Partisine İhtiyacı Var. Niçin?

Çünkü,

  • Türkiye’nin kimlik ve yaşam tarzı kutuplaşmasını kenara itecek emek eksenli bir siyasete şiddetle ihtiyacı var.

  • Türkiye’de yoksulluk ve eşitsizlik had safhada ve aslında emek mücadelesi de zayıf değil, ama emek siyasetinin sahibi yok! Örneğin dünya çapında endüstriyel bir sınıf hareketi olan Metal Fırtına, ülkedeki bütün emekçileri ve yoksulları birinci derecede ilgilendiren büyük bir mücadele değilmiş gibi Türkiye gündemine ancak ikinci sınıf bir olay olarak, o da kısa bir süreliğine, gelebiliyor.

  • Yani toplumsal eşitlik kavgasını duyuracak, işçinin-emekçinin sesinin yükseltecek bir megafona ihtiyaç var.

 

AKP’yi Durdurmak

  • AKP’yi durdurmanın yegane yolu emek mücadelesi ve politikasından geçmektedir, zira çoğu durumda AKP’ye destek olan yoksul halk ancak bu şekilde AKP’den kopabilir.

  • Emekçi halkın AKP’den kopması demek, sınıf bilincinin sıçrama yapması ve emekçi kitlelerin radikal emek hareketine kazanılması demektir. Bunun gerçekleşmesi için emekçilerin sosyalist alternatifinin kendisini göstermesi zorunludur.

  • Emek hareketinin önündeki en büyük engellerin başında gelen kimlik kutuplaşmalarının boğucu ağırlığından kurtulmak zorundayız. Kimliklerin yükselişini, gerilimini, kutuplaşmasını durdurmamız gerekiyor. Ortadoğu’da örneğini gördüğümüz üzere etnik ve mezhepsel boğazlaşmalara yol açabilen bu kutuplaşmanın panzehiri sınıf mücadelesi ve enternasyonalizmdir. Bu bayrağın yükselmesi yeni bir hayatın filizlenmesini sağlayacaktır.

  • Farklı etnik köken, mezhep ve yaşam biçiminden emekçileri kendisine çekecek sınıf mücadelesi ve bunun siyasi ifadesi olarak sosyalist emekçilerin partisi Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun kaderini değiştirebilir.

  • Türkiye’de sosyalist alternatifin güçlenmesi, Ortadoğu için de büyük bir umut olacaktır. Zira Ortadoğu’da halkların kardeşliği ve emekçilerin kurtuluşu olan sosyalizm mücadelesinin çıkışı için en uygun ülke Türkiye’den başkası değildir.

 

İdeolojik-Politik Dönüşüm Yaşanmak Zorunda

  • CHP, sömürü ve emperyalizm karşıtı bir parti değildir. HDP ise mevcut durumda ezilen Kürt halkını temsil etme durumunda olsa da emek gündemli bir parti değil. Kimlik eksenli siyasetin bir bileşeni olan HDP, kapitalizm ve emperyalizm karşıtı bir güç değildir.

  • Türkiye sosyalist hareketi ise maalesef geçmişin bir bakiyesi olmanın ötesine değil. Sosyalist hareketin mevcut bileşimiyle hem emek mücadelesinin hem de Gezi’de kendisini gösteren gençlik radikalizminin siyasi ifadesi olması beklenemez.

  • Türkiye gibi devrimci yetiştirmek konusunda verimli olan bir ülkede sosyalist solun bu denli etkisiz olmasının tarihsel ve ideolojik nedenleri bulunmaktadır. Bu yüzden sosyalist sol, köklü bir yeniden yapılanma ve hesaplaşma sürecine girmelidir. Bunun gerçekleşmesi için bu süreci sürükleyecek siyasi öznelere ihtiyaç vardır. Sosyalist emekçilerin yeni partisi bu işlevi üstlenmelidir.

  • Sosyalist sol, geçmişiyle hesaplaşmadan 20. yüzyılın açıklamasını yapmadan, tarihi ve hayatı açıklayamaz. Stalinizmle hesaplaşma olmadan ideolojik ve entelektüel üstünlüğün sosyalist sola yeniden geçmesi mümkün değildir.

  • Sosyalist sol bugün kendi kadroları ve sempatizanlarına teorik bir ifade sunamamaktadır.

  • Sosyalist solun mevcut durumdaki teorik yetersizliği, ilgisizliği ve umursamazlığının arkasında eski liderler kuşağının Stalinizmle hesaplaşmaktan çekinmesi yatmaktadır. Çünkü sınıf mücadelesi ve tarihi ile ilgili her türlü ciddi incelemenin varacağı yerin Stalinizm eleştirisi olacağını bilmektedirler.

  • Sosyalist sol, ideolojik cephane yoksunluğunu esas olarak kimlik siyasetine uyarlanarak gidermeye çalışıyor ki bu da sosyalizm adına çıkmaz sokaktan başkası değildir. Marksizmi günümüz sorunlarına cevap verecek şekilde kullanarak bu durumu değiştirmeliyiz.

  • Toplumda sosyalizmin entelektüel hegemonyasını bu şekilde yeniden tesis etmek durumundayız.

Gençliği Marksizme Kazanmak

  • Nitelikli olmadan kapitalistlerle, burjuva devletle, emperyalizmle boy ölçüşemeyiz. Bu yüzden de sosyalist soldaki mevcut yüzeyselliği yenip donanımlı Marksist kadrolar yetiştirmek gerekiyor. Daha da ilerisi yeni kuşağı Marksist fikirlere kazanmamız gerekiyor.

  • Gezi isyanında görüldüğü üzere AKP iktidarına karşı radikalleşen ve ilerici fikirlere kendi yaratıcılığı ve özgünlüğüyle katılan yeni bir gençlik kuşağına sahip bu ülke. Bu gençlik kuşağı sosyalist bir alternatif kendisini somutlayamadığı için örgütlü mücadeleye katılmadı. Ancak pratikte sosyalistler fark yaratırsa bu kuşak içerisindeki en ileri unsurlar sosyalizme katılmakta duraksamayacaktır.

  • Gençlik içerisinden elde edilecek Marksist kadro birikiminin emekçi mahallelerine, işçi sınıfı havzalarına ve ülkenin dört bir yanına yönlendirilmesi ülkenin devrimci teori ve pratikle harmanlanması anlamına gelecektir ve bu şüphesiz meyvelerini verecektir.

 

Sol Kültür Değişmelidir

  • Sosyalist hareketin mevcut durumda ülkede yetersiz kaldığı yanların biri de enerjik çalışmanın eksikliğidir. Kamuoyunda devrimcilerin çalışkan olmak gibi bir imajı var, esas olan bu imajın hakkını vermektir. Çalışkanlığın bütünsel bir karakter arz etmesi için kadroların sağlam bir perspektife, gerçekçi hedeflere ve merkezi bir yönelimle şekillenen “iddiaya” sahip olması gerekir. Kadrolar ancak bu şekilde motive edilebilir.

  • Öte yandan çalışmaların somutlanması, emekçi kitlelerin gündemini yakalayan, yakıcı sorunlara hitap edebilen somut kampanyalarla gerçekleşir. Kitlelerin ruh halini iyi kavramak, güçler dengesini iyi çözümlemek ve elle tutulur kampanya ve sloganlarla ortaya çıkmak büyük önem taşıyor.

  • Sosyalist sol yapacağı etkili kampanyalar sırasında örgütlenmeyi bilmeli, yeni alanlara geçmeli ve inşa perspektifini asla geri planda tutmamalıdır.

  • Sosyalist solun somut talepler etrafında örülecek ortak kampanyaları ve birleşik cepheleri hayata geçirmeyi öğrenmesi gerek. Birlikte vurabilmek için bürokrat havalarına bürünmeyi bırakıp devrimci samimiyetle dayanışmayı yükseltmek, yıllardır kronikleşen dar grupçuluk ve rekabetçilik hastalığından kurtulmak gerekir. Yani sosyalist soldaki mevcut yoz kültürü yenmek ve yenisini inşa etmek şart.

Demokratik Mevzilerin Savunulması

  • AKP’nin otoriter, tek parti-tek adam rejimine karşı demokratik mevzilerin savunulması büyük önem taşıyor. Örneğin Can Dündar’ın tutuklanmasına karşı toplumsal muhalefetin sesi olmayı başarabilmek gerekiyor. Bu mücadelede yaşam biçimleri kutuplaşmasına sürüklenmemek çok önemli.

  • Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını savunup, devletin müzakere sürecini başlatması için çaba sarf etmek gerekiyor. Kürt sorununda yükseltilen milliyetçiliğe karşı emekçiler içerisinde enternasyonalist bir gelenek inşa etmek, işçi sınıfının birliği için olmazsa olmaz durumda.

  • Kürt, kadın, Alevi, LGBTİ gibi ezilen kimliklerin mücadelesi ile ekoloji mücadelesini toplumun anti-kapitalist dönüşümü için devrimci bir temelde ele almalıyız.

Sosyalist Emekçiler Partisi İçin İleri

Yukarıda bahsettiğimiz tespitler, görevler ve hedefler için sosyalist emekçilerin partisini yaratarak Türkiye solunun kabuk değiştirmesi için kolları sıvamak gerekiyor. Söz konusu olan bir tarihsel atılımdır. Bunu gerçekleştirmek hele hele zorlayıcı koşullar altında akıntıya karşı kürek çekerek ilerlemek kolay olmayacaktır. Diğer taraftan ne pahasına olursa olsun bu inşa süreci tamamlanmalıdır. Sosyalist Emekçiler Partisi girişimi bu görevleri yerine getirmek için kolları sıvayacaktır.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!