/ Güncel / Üç Yeni KHK: Yine Muhalefete Saldırı

Üç Yeni KHK: Yine Muhalefete Saldırı

on 7 Ocak 2017 - 13:52 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

6 Ocak Cuma gecesi üç yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) geldi. Böylece bugüne kadar 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL kapsamında toplam 15 Kanun Hükmünde Kararname yayınlanmış oldu.  Numan Kurtulmuş 2 Ocak günü yaptığı açıklamada hem OHAL’in bir kez daha uzatılacağını duyurmuş hem de yeni KHK’ların yolda olduğunu söylemişti. Beklenen KHK’lar geldi ve yine binlerce kamu çalışanı ihraç edildi, dernekler kapatıldı, polisin yetkileri artırıldı. Hâkim ve savcı adayları için yapılan sınavdan alınması gereken en az 70 puan tabanı kaldırıldı. Yeni bir vatandaşlıktan çıkarılma düzenlemesi getirildi.

İşte madde madde 2 Ocak tarihli yeni KHK’lar:

679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

Madde 1: Toplamda 8220 kişi kamudan ihraç edildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde 1699 kişi, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 838 kişi, YÖK bünyesinde 631’i akademisyen, 155’i idari personel olmak üzere toplam 786 kişi ihraç edildi. Diyanetten ise 135 kişi ihraç edildi. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda 291, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan 310 ve Türkiye İş Kurumu’ndan 180 kişi ihraç edildi. Emniyet bünyesinde 2682 (KHK’nın 2. Maddesi ile), Kara Kuvvetlerinden 435, Deniz Kuvvetlerinden 160, Hava Kuvvetlerinden ise 168 kişi ihraç edildi.

İhraç edilen akademisyenler arasında yine çok sayıda solcu, muhalif ve barış imzacısı yer aldı. Özellikle Ankara, Gazi, Ege, Munzur, Muş Alparslan, Mardin Artuklu ve Selçuk Üniversitelerinde muhalif akademisyenler ihraç edildi. Diğer kurumlarda da çok sayıda cemaatle alakası olmayan solcu-muhalif isimler ihraç listelerine dolduruldu.

Madde 5: Ülke genelinde 83 dernek kapatıldı. Yine kapatılan dernekler arasında solcu, sosyalist yapılar mevcut. Daha önceki KHK ile de 375 dernek kapatılmıştı. Böylece şimdiye kadar KHK ile kapatılan derneklerin sayısı 458’e ulaştı.

Daha önce kapatılan derneklerden 7’si, kapatılan gazetelerden ise 11’i geri açıldı.

680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

Madde 6: Hâkim ve savcı adaylarının girdikleri sınavda başarılı sayılmaları için aranan 70 taban puan şartı kaldırıldı. Böylece iktidarın istediği kişileri hâkim ve savcı olarak seçmesinin önü kolaylaştırılmış oldu.

Madde 8: Bu değişikliğin 24 Aralık’ta (yani KHK’dan önce) yapılan sınava da uygulanacağı hükmü eklendi.

Madde 10: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yine değişiklik yapıldı. Eski hali “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde olan CMK’nın 172. maddesi yapılan değişiklik ile “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” haline getirildi.

Madde 17: Yayın yasaklarına ve yayın kuruluşunun lisansının iptal edilmesine yönelik yeni bir hüküm getirildi. Eklenen hükümde “yayın yasak ve kısıtlamalarına aykırı olarak yayın yapılması hâlinde, Üst Kurul tarafından medya hizmet sağlayıcı kuruluşun programlarının yayını bir gün durdurulur ve bu halde 32 nci maddenin dördüncü fıkrası uygulanır. Bir yıl içinde; aykırılığın tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınlarının beş güne kadar, ikinci kez tekrar edilmesi halinde onbeş güne kadar durdurulmasına, üçüncü kez tekrar edilmesi halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” denildi.

Madde 18: Yayın hizmetlerine ilişkin “Terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz. Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunamaz” şeklindeki yasak “Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunamaz” şeklinde değiştirildi. Yayının sunuluşunun “terörün amaçlarına hizmet etmesi” yerine “teröre hizmet edecek şekilde sonuç doğuracak” yayınların yasaklanması şeklindeki düzenleme, basın üzerinde özellikle her patlamadan sonra ilan edilen yayın yasaklarını daha baskıcı şekilde uygulamak amacıyla getirilmiş görünüyor.

Madde 19: “Milli güvenlik, kamu düzeninin korunması ve kamu yararı gereklerinden kaynaklanan sebeplerle” yayın lisansı başvurularını reddedilebileceği düzenlendi. Ve eklendi: “Ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Millî İstihbarat Teşkilatı veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşların lisans başvuruları reddedilir.” Devletin kamu düzeni-milli güvenlik bahanelerini nasıl kullandığı düşünülecek olduğunda muhalif yayın organlarının kurulmasını engellemek üzere getirilen bir hüküm olduğu ortada.

Madde 27: Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na eklenen “Polis, sanal ortamda işlenen suçlarda, yetkili Cumhuriyet başsavcılığının tespiti amacıyla, internet abonelerine ait kimlik bilgilerine ulaşmaya, sanal ortamda araştırma yapmaya yetkilidir. Erişim sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve içerik sağlayıcıları talep edilen bu bilgileri kolluğun bu suçlarla mücadele için oluşturduğu birimine bildirir.” Şeklindeki hüküm ile polisin internet kullanıcılarını takip etmesi kolaylaştırıldı. Bu değişikliğin muhtemel sonucu da sosyal medya kullanıcılarının daha fazla hedef alınması anlamına gelecektir.

Madde 28: Polise sanal ortamda istihbari izleme yetkisi verildi. Artık gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Daire Başkanı’nın veya bilişim suçlarıyla sınırlı olmak üzere bilişim suçları ile ilgili daire başkanının talimatıyla internet bağlantı adresiyle internet kaynakları arasındaki her türlü veri trafiği ile iletilen veriler, bilişim suçlarıyla ilgili daire başkanlığı görevlilerince izlenebilecek.

Madde 67: Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunda yapılan değişiklik ile “Mülki idare amirleri; kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde özel güvenlik izni verilen yerlerde alınan özel güvenlik tedbirlerini denetlemeye ve yetersiz bulduğu takdirde ek önlemler aldırmaya yetkilidir.” denildi. Örneğin bir üniversitedeki özel güvenlik tedbirlerini yetersiz göre mülki idare amiri ek önlemler almaya doğrudan yetkili olacak.

Madde 75: Yeni bir Türk vatandaşlığını kaybettirme hali eklendi. Türk Vatandaşlığı Kanununun 29. maddesine eklenen yeni fıkra ile “Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk vatandaşlıkları Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kaybettirilebilir.” denildi.

Hükümde TCK’daki madde numaraları sayılan ilgili suçlar şöyle: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, Silahlı isyan, Silahlı örgüt, Silahlı örgütlere silah sağlama.

681 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma İle İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile TSK, Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıklarının işleyişi ve personeline ilişkin çeşitli düzenlemeler yapıldı.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!