/ Güncel / Uçurtmayı Vurmasınlar! | Öykü Eylem Kuş

Uçurtmayı Vurmasınlar! | Öykü Eylem Kuş

on 11 Haziran 2016 - 12:54 Kategori: Güncel
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

1741_02

Cezaevinde annesiyle birlikte kalan çocuklardan söz edilince akla ‘’Uçurtmayı Vurmasınlar’’ filmi ve ‘’Barış’’ karakteri gelir. Ülkemizde bulunan 350 cezaevinin yaklaşık 90’ında kadın bölümü bulunmakta olup ceza evlerinde yaklaşık 5.000 kadın tutuklu ve hükümlü yatmaktadır. Bu cezaevlerinde ortalama 250- 300 çocuk anneleri ile birlikte ceza çekmekte olup gökyüzüne hasret büyümektedirler. Gökyüzünde uçurtmaları vuruyorlar!

Bu durumun sebebi, kadınların bebekli iken tutuklanmaları veya cezaevine doğum yapmalarıdır. Bu konudaki evrensel yöntem ‘’çocuğun yüksek yararı’’nın göz önüne alınmasıdır. Küçük bir çocuğun, annenin sütüne, şefkatine ihtiyaç duyacağı kanısı ile çocuğun,  çocukluğunun ilk yıllarını annesiyle beraber cezaevinde geçirmesi esası kabul edilmektedir.

Adalet Bakanlığı’nın paylaştığı istatistiklere göre, Aralık 2014 tarihinde 61’i kız çocuğu olmak üzere toplam 1.966 çocuk özgürlüğünden yoksun. 2015 Ocak ayı itibarıyla da 542’si hükümlü olmak üzere 2.057 çocuk mahkum var. Yoksulluk, savaş ve göç bu sayıların gelecek yıllarda tırmanışa geçeceği öngörüsünde bulunmamız için yeterli imkanı veriyor.Mahkum çocuklar arasında hüküm giyme nedenleri arasında birinci sırayı “hırsızlık” alıyor. 713 kişiyle ilk sırada yer alırken, hırsızlığı 426 kişi ile uyuşturucu, 337 kişi ile cinsel suçlar, 281 kişi ile yağma ve gasp, 278 ile adam öldürme izliyor.  Sokaklarda yaşayan binlerce Suriyeli çocuk bugün burjuva devletin kanunlarında “suç” olarak tanımladığı eylemleri yapmak zorunda kalıyor. En temek yeme, içme, barınma gibi ihtiyaçları karşılamak üzere başka seçeneği kalmıyor.

Türkiye’nin çocuk mahkumlar konusunda sayısız skandala imza atmışlığı vardır. Pozantı ve Sincan çocuk cezaevindeki tecavüz skandalları ne yazık ki işin sadece görünen kısmı.  Üstelik ülkede önemli sayıda çocuk “terör” kapsamında yargılanıyor. Hüküm giyiyor. Tutukluluk  süresince  işkencelerden geçiyor. Adalet Bakanlığı’nın verileri de, Terörle Mücadele Kanunu uyarınca, 2013 yılında bin 506 çocuk hakkında yeni dava açıldığını, 2065 çocuk hakkında da TMK uyarınca karar verildiğini ortaya koyuyor.

Ne Olmalı?

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65. Maddesinde yer alan “Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan 0-6 yaş grubundaki çocuklar, analarının yanında kalabilirler. Bu çocuklar gündüzleri ceza infaz kurumu bünyesindeki veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ( artık Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü) veya diğer kurum ve kuruluşlara ait kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılırlar. Analarının yanında kalan çocuklara yaş ve durumlarına veya ihtiyaçlarına göre yiyecek ve içecek verilir.”

Bu çocukların en fazla yüz tanesi ancak bir kısım ihtiyaçlarının karşılanabildiği müstakil kadın kurumlarında barındırılmakta, geri kalanı ise tüm cezaevinin yaklaşık 2 veya 3 koğuşunun kadınlara ayrıldığı karma kurumlarda barındırılmaktadır.

fft99_mf6398702

0-6 yaş grubu çocukları her ne kadar annelerine bağımlı da olsalar bile cezaevleri kesinlikle onlara uygun yerler değildir.

Cezaevinde dünyaya gelip 7 yaşına kadar cezaevinde büyüyen çocuklar,  çıktıktan sonra hayata adapte olmakta büyük sıkıntılar çekmektedirler. Bu çocuklar akranları gibi toprakta açık havada dilediği kadar oyun oynayamamış, çocuk parkından habersiz, kendi yaşıtı arkadaş edinememiş, hiç kedi köpek vb. canlılara dokunup onları sevememiştir. Hayata yön verecek temel bilgileri çok ağır bir argo ortamında ve suçlular arasında öğrenmektedir.

Yasal düzenlemeye göre bu çocukların gündüzleri kreş ve yuvalara gönderilmesi, akşamları annelerinin yanına getirilmesi gerekiyor ama bu çoğunlukla uygulamaya geçemiyor. Kurumdaki kreşlere sadece 3-6 yaş arası çocuklar alınıyor. Mevcut yasal düzenleme, bu çocukların gelişimlerine uygun besin takviyeleri alacağından söz etse de; koşullar çocukların ancak annelerine düşen yiyeceklerden yararlanmalarına olanak tanıyor.

Kadın hükümlü Ayşe R. dört duvar arasında 1.5 yaşını dolduran bebeğiyle yaşadıkları sorunları şöyle anlatıyor: “Çocuğumun ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Bir meyveli yoğurt alamıyorum. Bezini ve mamasını karşılıyorlar. Ayda bir paket mama veriliyor. Normalde haftada iki paket mama gidiyor. Çocuğun oyuncağı yok. Sigara paketleriyle oynuyor. Mama ve oyuncak ihtiyacını karşılayamıyorum. Yerlerde emekleyerek yürümeye başladı. Bazen battaniye serdim. Bazen betonda emekledi. Yatak yok. Yanımda yatıyor. Birkaç kez cezaevi dışına çıktı çocuğum.’’

Çocuklar İçin Karşılanması İstenen Talepler

“Hapiste Çocuk” adlı projenin bu sıkıntıları gidermek amacıyla ortaya koyduğu bir takım taleplere göz atmakta fayda var:

  • Hükümlü anne ile çocuğun odası diğer hükümlülerden ayrı olmalı, çocuklu annelere ayrı bir yer düzenlenmeli, bu mekânlar çocuk dostu olmalı. Yeni mekânlar inşa edilemiyorsa çocuklu hükümlü anneler için ayrı bir koğuş ayarlanmalı.
  • Çocuğun dışarıyla, diğer aile üyeleriyle (babası ve kardeşleri) teması kesilmemeli, çocuk mümkün olduğunca dışarı gönderilmeli.
  • 0-3 yaş grubu akranlarıyla zaman geçirebilmeli. 3-6 yaş grubu kurum dışındaki kreşlere gönderilmeli, okul öncesi eğitim desteği sağlanmalı.
  • Kurumlarda sürekli olarak doktor bulunmalı, çocuk doktoruna erişim kolaylaştırılmalı. Psikososyal servis uzmanları artırılmalı.
  • Çocuklar için cezaevlerinde mutlaka toprak zeminli, kum havuzlu mümkün olduğu kadar doğal bitkilerinde olduğu alanlar oluşturulmalı, burada anneleri ile birlikte her gün oyun oynamalarına izin verilmelidir. Çocuk buraya istediği zaman geçebilmeli, çocuklu anneler için oluşturulan ünitelerden bu alanlara geçişe elverişli iç koridor veya sınırlı alanlar oluşturulmalıdır.
  • Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65/3 maddesinde yer alan ” Üç yaşını doldurmuş çocuklar, hâkim kararıyla çocuk yuvalarına veya yetiştirme yurtlarına yerleştirilebilirler. Bu çocukların belirlenecek bir program ve usule göre zaman zaman analarıyla temasları sağlanır” hükmüne işlerlik kazandırılmalıdır.

Cezaevinden Çıktıktan Sonrası

Cezaevinden çıktıktan sonra küçük çocuklar, arabalardan ağaçlardan bile korkuyor, çoğu uyum sağlayamayıp geri dönmek istiyor; bunun için suç işlemeye bile yelteniyor.  Çocukların ve annelerinin psikolojik durumu için istenilen bu talepler acilen yerine getirilmelidir.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!