/ Kültür-Sanat / Hürriyet Yolu- Howard Fast

Hürriyet Yolu- Howard Fast

on 13 Eylül 2014 - 00:45 Kategori: Kültür-Sanat
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

 

(01.03.10)

Faşizme karşı mücadelede
hayatlarını vermiş olan kara ve beyaz
sarı ve Kızılderili
bacı, kardeş ve arkadaşlarının
anısına

1914-2003 tarihleri arasında yaşayan ABD’li yazar Howard Fast, genellikle tarihsel olayları kendisine konu almakta ve canlı bir üslupla bunları bize yaşatmaktadır. ‘Fırtınadan Sonra’, ‘Yurttaş Tom Paine’, ‘Spartaküs’, ‘Amerikalı’  kitaplarıyla ünlenen Fast’in önemli eserlerinden biri de “Hürriyet Yolu” romanıdır. Çok sayıda dünya diline çevrilmiş ‘Hürriyet Yolu’, Amerikan tarihinin çok önemli bir dönemine ışık tutmaktadır. Romanda, Fast, Kuzeyli burjuvazinin Güneyli toprak sahiplerine karşı yürüttüğü İç Savaş’ta canlarını ortaya koyarak savaşan ve özgürlüklerini kazanan karaderili halkın savaştan sonra türlü oyunlarla modern köleliğe mahkûm edilişini resmeder.

İç Savaş sonunda mağlubiyeti kabul eden Güneyli toprak sahipleri savaş alanında kaybettiklerini geri almanın, en azından gücü Kuzeyli burjuvazi ile paylaşmanın yollarını aramaya giriştiler. İstediklerine ulaşmaları da uzun sürmedi. Kuzey’deki sanayinin işlemesi için Güney’in pamuğuna ihtiyaç duyan Kuzeyli sermayedarlar, çıkarları için toprak sahipleriyle uzlaşıp karaderilileri modern köleliğe mahkûm etmekten geri durmadılar.

Güneyli toprak sahipleri bu mücadelelerinde İç Savaş’ın kahramanı, beyazlarla eşitlik konusunda önemli yollar kat etmiş karaderilileri ancak yaygın bir terör dalgasıyla ezecek ve ABD topraklarına on yıllarca sökülüp atılamayacak ırkçılık zehrini şırınga edeceklerdi:

“Klan’ın tek bir amacı var: Güneyde demokrasiyi yok etmek, bağımsız çiftçiyi öldürmek, böylece beyaz deriliyle kara deriliyi birbirinden ayırmak. Karaderili, savaştan önceki kölelikten pek farklı olmayan ırgat durumuna düşecektir; boğazı tokluğuna çalışacaktır. Böyle olunca, yani adı köle olmasa bile, köle gibi çalışmaya başlayınca da beyaz derili de onunla birlikte alaşağı edilecektir. Birkaç göbekli, zengin olacaktır. Ama sadece birkaç kişi… Savaştan önce olduğu gibi… Geri kalanlarımız, yoksulluk, açlık ve nefret içinde yaşayacağız… Bu ulusun büyük hastalığı olacak bir nefret içinde…”
Bu hikâye sadece kara adamın köleleştirilmesinin değil, bir avuç para babasının dışındaki milyonlarca beyaz adamın da ırkçılık zehrinin yardımıyla köleleştirilmesinin hikâyesidir.

İyi okumalar

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

0 YORUM YAP

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sosyalizm Kazanacak!