/ Kültür-Sanat / Spartaküs Kültür Sanat Topluluğu Deklerasyonu

Spartaküs Kültür Sanat Topluluğu Deklerasyonu

İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana, sanat insanlığın geçirdiği sancılara paralel olarak gelişimini günümüze kadar sürdürmüştür. Hiç kuşku yok ki sanat, tarihin seyrinden bağımsız olmamıştır ve olamaz da.
on 12 Eylül 2014 - 23:02 Kategori: Kültür-Sanat
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana, sanat insanlığın geçirdiği sancılara paralel olarak gelişimini günümüze kadar sürdürmüştür. Hiç kuşku yok ki sanat, tarihin seyrinden bağımsız olmamıştır ve olamaz da. Dönem dönem büyük savaşların betimleyicisi, kimi zaman dinin propaganda aracı ve bazen de içinde yaşanılan toplumun ön yargılarına karşı bir savaşım aracı olmuştur sanat.

Günümüz koşullarında ise sanat ve sanatçı daha çok burjuvazinin tekelinde ve onun çıkarlarına uygun olarak ilerlemekte. Elbette bunun dışında istisnai sanatçılar ve bu sanatçıların ortaya koyduğu eserler de mevcuttur. Fakat bunlar da sanatın olmazsa olmaz estetik değerlerini, niteliğini ve savunduğu dünya görüşünü ilerletmek şöyle dursun bulundukları konumu bile koruyamamakta ve yozlaşmanın, piyasanın pençesine düşmektedir.

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sanat, kapitalistlerin elinde kendilerini elit bir tabaka olarak göstermek için kullanılan ve sadece iyi bir gelir düzeyine sahip insanların ulaşabileceği bir etkinlik halindedir. En son gerçekleşen olaylara bakmak yerinde olacaktır. Birçok büyük şirketin, Sabancı ve Koç gruplarının düzenlediği konserler ve yurt dışından getirilen sergiler televizyonlarda övüle övüle bitirilememekte. Hatta bu şirketlerin patronları, üst düzey yöneticileri ekranlarda orkestralar yönetiyor ve bütün bu etkinlikleri halk için bedavaya yaptıklarını ileri sürüyorlar. Temel felsefesi daha fazla kar, sömürü ve savaş olan kapitalistler nasıl oluyorsa halk için kapsamlı kültürel faaliyetler düzenli-yorlar! Aslında bu yalanlar peş peşe sıralanırken tek bir amaç güdülüyor: yoksul halka ve işçi sınıfına kendilerinin elit bir tabaka olduklarını, herkesin yerini bilmesi gerektiğini göstermek ve de kapitalizmi yüce insani değerlere katkı sunan bir sistem olarak lanse ederek meşrulaştırmak. Bunun dışında ne hikmetse yine bu büyük şirketlerin televizyon kanallarında ve gazetelerinde sanat eseri diye yayınlananlar halkı bilinç-sizleştirmeye, yozlaşmaya ve uyuşturmaya yönelik saçmalıklardan ibaret. Bütün bunların dışında ise kendini muhalif ve sol olarak adlandıran grup-ların ve sanatçıların içine düştükleri kısır döngü ve sınıftan kopuşları gün gibi ortada.
Sanat, aydınlanmanın ve sınıf savaşının en etkili propaganda araçlarından biridir. Bu halde sanatı, kendi iç dinamiklerini, yöntemlerini daha da geliştirerek ve yeni bir dünya ve yeni bir insan yaratmak için ilerletmek, burjuvazinin tekelinden kurtarmak zorunludur. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri ise sanatçıların kendilerinin entelektüel birikimlerini baz alarak kendilerini sınıftan üstün görme eğilimlerinin önüne geçilmesidir. Şu nokta asla unutulmamalıdır: her alanda olduğu gibi sanat alanında da tarihin öznesi işçi sınıfından uzaklaşmak burjuvazinin değirmenine su taşımak demektir.

Sanat sanılanın aksine boş zamanlarda ortaya konan bir olgu değildir ve sanatçı bütün insanlığın üstünde bir varlık değildir. Sanatın alanı ile insanın hakim olmaya çalıştığı alan birdir: İnsanın içinde yaşamak zorunda olduğu madde ve hareket dünyası ile otomatik davranışlar ve rastgele isteklerle dolu iç dünya.
Hayatı bir sanata dönüştürmek ve ondan en az bu sanat eserlerindeki gibi bir haz duyarak yaşamak yeni bir dünyada ve yeni insanla var olacaktır. Sanat ve zekadan ayrı tecrübe yabanidir, düzenden yoksundur; şekilsiz madde ve gayesiz harekettir.
Bizler sanatın estetik değerlerini ve amacını önemseyerek her alanda sömürülen ve saldırıya uğrayan işçi sınıfının yanında ve destekçisi olacağız. Bütün birikimimizi onlarla paylaşmak için onların olduğu her yere ulaşmaya çalışacağız. Asla yozlaşmış kültürün, piyasanın kaygılarına düşmeden kendi bilinç düzeyimizle birlikte emekçilerin bilinç düzeyini yükseltmek için emek harcayacağız. Spartaküs Kültür ve Sanat Topluluğu bu amaçla yola çıkışımızın ilk adımıdır. Zorlu bir yolda yürüdüğümüzün farkında olarak dikkatimiz, enerjimiz ve heyecanımız en üst düzeyde olacaktır. Sansürlere, baskılara karşı asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.

Spartaküs Kültür ve Sanat Topluluğu, kültür ve sanat etkinliklerini işçi sınıfının ulaşabileceği alanlarda, işçi mahallelerinde, sokakta, eylemlerde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapmaya devam edecektir. Bizler işçi sınıfının devrimci mücadelesinde en ön saflarda sınıfla beraber her zaman kol kola yürüyeceğiz.
Söyleyecek sözümüz, mücadeleye inancımız var. İşçi sınıfının kurtuluşunun kendi ellerinde olduğunu bilerek ve sanatın evrenselliğine inanarak şimdi mücadele zamanı diyoruz. Kapitalizme, patronların saltanatına son verene kadar, dünya devrimine, sosyalizme olan inancımızla bu yolda sağlam ve emin adımlarla ilerleyeceğiz.
Umutla ve kavgayla kurtulacaktır işçi sınıfı kollarındaki zincirlerden. Umutsuzluğa yer yok kavgamızda, sanatımızda.

Yeniden kurulacak bir dünyaya kollarımızı açtık. Büyüyecek bu kavga ve kollarımız saracak, kucaklayacak dünyayı.

Gelecek bizim ellerimizde.

Onu mutlaka yaratacağız.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

0 YORUM YAP

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.