/ Marksist Teori / Devrimci Bir Durum Nasıldır? Komünist Partinin Belirleyici Önemi – Lev Troçki (17 Kasım 1931)

Devrimci Bir Durum Nasıldır? Komünist Partinin Belirleyici Önemi – Lev Troçki (17 Kasım 1931)

on 8 Ağustos 2013 - 14:32 Kategori: Marksist Teori
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
8 Ağustos, 2013

Çeviri: Marksist Bakış (Haziran 2013)

Aşağıda numaralandırılmış noktalar, Troçki yoldaşın görüşlerinin bir özetini ifade ediyor. Bu özet, yoldaş Troçki ile onu birkaç hafta boyunca ziyaret eden yoldaş Albert Glotzer, Amerika Komünist Birlik Ulusal Komitesi (Muhalefet)’nin üyesi, arasındaki bir tartışmanın ürünüdür. Yoldaş Glotzer, bu görüşleri yayımlamaya sevk ederken, bunların, Sol Muhalefet’e desteklerini açıklayan bazı İngiliz yoldaşlar (Ridley ve Chandu Ram) tarafından ifade edilen yanlış görüşler ve İngiltere’deki durumla bağlantılı olarak ortaya çıktığını belirtir. Yoldaş Troçki, o dönemde, İngiltere’deki durum üzerine ayrıntılı ve bütünlüklü görüşler formüle etmek için zaman harcayamayacak kadar yoğun durumdaydı (yine de 12 Aralık 1931’de Militant’ta Troçki yoldaşın “İngiltere ve Hindistan’da Muhalefet’in Görevleri adlı makalesi yayınlandı); ama yine de aıda sunulan noktalar, taslak biçimde, oldukça önemli bir sorunun tartışması için iyi bir temel sunmaktadır: Devrimci bir durumu ne oluşturur?

1.      Devrimci bir bakış açısından bir durumu analiz etmek için devrimci durumun kendisiyle onun ekonomik ve sosyal öncüllerini ayırt etmek gereklidir.

2.      Genel anlamda, ülkenin üretici güçleri büyümeyip küçüldüğü; dünya pazarında bir kapitalist ülkenin özgül ağırlığının azaldığı; sınıfların gelirlerinin benzer şekilde sistematik olarak eksildiği; işsizlik, dalgalanmanın konjektürel bir olayı olmaktan öte büyüme eğiliminde bir kalıcı sosyal dert haline geldiğinde; bir devrimci durumun ekonomik ve sosyal öncülleri ortaya çıkar. Bütün bu bahsettiklerimiz İngiltere’deki durumu tamamen betimler; bu biçimiyle burada devrimci durumun ekonomik ve sosyal öncüllerinin var olduğunu ve gitgide keskin hale geldiğini söyleyebiliriz. Ancak devrimci durum tabirinin sadece sosyolojik değil politik bir kavram olduğunu unutmamalıyız. Bu açıklama öznel faktörü içerir ve öznel faktör de sadece proletarya partisi meselesi değildir. Bu, en başta, elbette, parti ve proletaryanın olmak üzere bütün sınıfın zihniyeti sorunudur.

Bir Devrimci Durumun Başlangıcı

3.      Devrimci durum, ancak, devrimin ekonomik ve sosyal öncülleri toplumun ve onun değişik sınıflarının zihniyetinde bir kırılma yarattığı andan itibaren başlar. Bu şekilde, bir devrimci durumu yaratmak için ne yapılmalıdır?

a.       Analiz etmemiz gereken her durumda, toplumun üç sınıfını ayırt etmemiz gerekir; kapitalistler, orta sınıf ya da küçük burjuvazi ve proletarya. Bir devrimci durum nitelemesi için bu sınıfların zihniyetindeki değişimler, bu sınıfların her biri için oldukça farklıdır.

b.      Ekonomik durumun oldukça vahimdir; İngiliz işçi sınıfı bunu teorisyenlerden daha iyi bilir. Ancak devrimci durum, proletarya eski toplum temelinde değil de var olan düzene karşı devrimci ayaklanmanın yolu boyunca bir çıkış aramaya başladığında başlayacaktır. Devrimci durumun en önemli öznel koşulu, işte budur. Kitlelerin devrimci hislerinin keskinliği, devrimci durumun olgunluğunun önemli ölçütlerinden birisidir.

c.       Ancak devrimci durum, gelecek dönemde proletaryaya toplumun egemen gücü olmasına olanak vermelidir. Bu durum İngiltere’de, diğer herhangi bir ülkede olduğundan daha az olmak üzere, yine de bir ölçüde, orta sınıfın politik düşünce ve hislerine bağlıdır. Devrimci durum, orta sınıfın bütün geleneksel partilere (reformist, yani muhafazakar bir parti olan, İşçi Partisi dahil olmak üzere) güven kaybıyla karakterize olacaktır. Umut toplumda radikal, devrimci dönüşüme (karşı-devrimci bir değişime, yani faşist değişime, değil) doğru dönmüş olacaktır.

d.      Proletarya ve orta sınıfın mantalitesindeki değişimler; sistemi koruma imkanına sahip olmadığını gören, kendine güvenini kaybeden, dağılan, hizip ve fraksiyonlara ayrılan yönetici sınıfın zihniyetindeki değişimlere uyar ve onunla paralel gelişir.

Sınıfların Değişen Görünüşü

4.      Devrimci durumun bu sürecin hangi noktasında tam olarak olgunlaşacağı önceden bilinemez ya da matematiksel olarak gösterilemez. Devrimci parti, bu durumu, sadece, mücadelesiyle, kasabalardaki küçük burjuvazi, köylülük gibi kitleler üzerindeki etkisine dayanarak güçlerini büyüterek ve egemen sınıfın direnişini zayıflatarak tesis edebilir.

5.      Eğer bu kriterleri İngiltere’deki duruma uyarlarsak şunu görebiliriz;

a.       Belirtildiği gibi, ekonomik ve sosyal öncüller vardır; daha etkili ve keskin hale gelmektedirler.

b.      Ancak, ekonomik öncüllerden psikolojik sonuçlara doğru köprü daha geçilmedi. İngiltere’de bir devrimci durum için, zaten katlanılmaz olan, ekonomik koşullarda büyük değişimlerin ortaya çıkmasına ihtiyaç yoktur. Gerekli olan; İngiltere’deki çekilmez, feci koşullara karşı değişik sınıfların zihniyetinde yeni bir şekillenmedir.

Gelişme Derecesi

6.      Toplumda ekonomik değişim çok yavaştır; onyıllarla, yüzyıllarla ölçülür. Ancak ekonomik koşullar radikal şekilde değiştiğinde, yavaş gelişen psikolojik faktörlerin dönüşümü hızla sağlanacaktır. Hızlı ya da yavaş, bu tür değişiklikler sınıfların zihniyetini kaçınılmaz olarak etkiler. Yalnızca o zaman devrimci bir durumla karşılaşabiliriz.

7.      Politik terimlerle bu durum, şunu ifade eder;

a. Proletarya sadece muhafazakarlara ve liberallere değil, İşçi Partisi’ne de güvenini kaybetmelidir. Proletarya, devrimci amaçlar ve yöntemler için iradesine ve cesaretini yoğunlaştırmalıdır.

b. Orta sınıf büyük burjuvaziye, lordlara güvenini kaybetmeli ve gözlerini devrimci proletaryaya çevirmelidir.

c. Kitleler tarafından reddedilen zengin sınıflar, yönetici gruplar kendilerine güvenlerini kaybetmelidirler.

8. Bu olgular kaçınılmaz olarak gelecektir. Ancak bugün yoklar. Keskin bir kriz aracılığıyla kısa bir zaman içinde geleceklerdir; 2-3, belki de bir yıl içinde gelip dayanabileceklerdir. Ancak bugün bir gerçek değil, öngörülerdir. Politikalarımızı geleceğin değil bugünün gerçeklerine dayandırmalıyız.

Gelişkin Bir Komünist Partinin Belirleyici Önemi

9. Devrimci bir durumun politik koşulları az ya da çok paralel ve eşzamanlı olarak gelişiyor. Ancak bu, hepsinin aynı zamanda olgun hale geldiğini göstermiyor -yarın İngiliz durumunun tehlikesi  orada. Olgunlaşan politik koşullarda, en yavaş gelişen proletaryanın devrimci partisidir. Proletarya ve orta sınıfın genel devrimci değişimi ve egemen sınıfın politik parçalanmasının, Komünist Parti’nin olgunlaşmasından daha hızlı gelişeceği hesaba katılmalıdır. Bu, yarından sonra, uygun bir devrimci parti olmadan gerçek bir devrimci durumun oluşabileceğinin dışlanmadığı anlamına gelir.  Bu, belli ölçüde, 1923’te Almanya’daki durumun tekrarı olacaktır. Ancak bugün İngiltere’nin böyle bir durumda olduğunu söylemek tamamen yanlış olacaktır.

10. Parti’nin gelişiminin devrimci durumun diğer unsurları karşısında gecikmiş kalabileceğinin hesaba katılmasını söyleriz. Ancak bu, her durumda kaçınılmaz değildir. Bu meselede kesin öngörüler yapamayız. Ancak sorun, sadece, öngörü sorunu değildir. Bizim kendi eylemimiz meselesidir.

11.              Var olan kapitalist devlette İngiliz proletaryasının üç burjuva partiyle bağını koparmak için ne kadar zaman ihtiyacı vardır? Komünist Parti’nin doğru politikasıyla, diğer partilerin iflası ve çözülmesine oranla onun büyümesinin gerçekleşmesi tamamen mümkündür. Bizim amacımız budur; bu olasılığı gerçekleştirmek bizim görevimizdir.

Ne Geliyor?

SONUÇLAR: İngiltere’nin bugün faşizmle demokrasi arasında olduğunu iddia etmenin neden tamamen yanlış olduğunu, bu, yeterince açıklar. Faşizm çağı, burjuvazinin işçi sınıfı üzerinde önemli bir belirleyici zaferinden sonra, belli bir süre için, ağır şekilde başlar. Ancak İngiltere’deki büyük mücadeleler gerimizde kalmış değildir, aksine önümüzdedir. Başka bir münasebetle tartıştığımız gibi, İngiltere’de büyük bir ihtimalle gelecek politik fasılda, ulusal hükümetin ve muhtemelen onun halefi olacak muhafazakar hükümetin dağılmasından sonra, liberal-işçi reformist dönemi olacaktır. Bu dönem, İngiltere’de yakın gelecekte faşizmin hayaletinden daha tehlikeli hale gelecketir.  O dönemi, yerine göre İngiliz Kerenskizmi olarak adlandırabiliriz.

Ancak eklemek gerekir ki Kerenskizm, her durumda, her ülkede Rus Kerenskizmi kadar zayıf olmaya mahkum değildir. Rusya’da Kerenskizmin zayıflığı, Bolşevik Parti’nin muazzam gücünün bir sonucuydu. Örneğin, İspanya’da Kerenskizmin -liberaller ve ‘sosyalistlerin’ koalisyonunun- hiç bir şekilde Rusya’daki kadar zayıf olmadığını görüyoruz. Bu durum, Komünist Parti’nin zayıflığının bir sonucu ve bu suretle İspanyol Devrimi’nin büyük bir tehdidi haline geliyor. Kerenskizm, bizim için, işçi sınıfının sol kanadına karşı baskı sürdürülürken, aynı zamanda reformist, “devrimci”, “demokratik”, “sosyalist” aşamaların ve belirli ikincil demokratik ve sosyal reformların işe koşulmasını ifade ediyor.

 

Bu yöntem, faşizmin yöntemine zıttır ama aynı amaca hizmet eder. Geleceğin Lloyd Georgeizmini acizliğe mahkum etmek, ancak, onun yaklaşmakta olduğunu öngördüğümüzde ve kendimizi Lloyd George onun yarınki aygıtı- İşçi Partisi’nden daha uzakta olan faşizmin hayaletiyle hipnotize etmediğimizde mümkün olur. Yarının tehlikesi reformist parti, sosyalistler ve liberaller bloğu haline gelebilir; faşist tehdit üç-dört aşama ötededir. Faşist dönemi bertaraf etme; yeni reformist dönemi kısaltma ya da bertaraf etme mücadelemiz, Komünist Parti için işçi sınıfını kazanma mücadelesine işaret eder.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

Sosyalizm Kazanacak!