/ SEP Girişimi / Greif Direnişi’nin 56. Gününde Coşkulu Etkinlik!

Greif Direnişi’nin 56. Gününde Coşkulu Etkinlik!

on 21 Mart 2014 - 11:31 Kategori: SEP Girişimi
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Bugün, Greif işçilerinin güvencesiz çalıştırılmaya ve taşeron köleliğine karşı ayaklanarak tüm işçi sınıfı adına sömürüye karşı başlattıkları direnişin 56. günü. Geçtiğimiz süreçte sendika yöneticilerinin sıkıştıklarında söz vermelerine rağmen Greif direnişini sahiplenmekten ısrarla kaçındıklarını gördük. İşçiler, haklı ve kararlı mücadelelerini kamuoyuna anlatmak için şehrin farklı merkezlerinde düzenledikleri eylemlerle patronların ve işbirlikçilerinin foyalarını ortaya serdiler. Foyalarının ortaya çıkmasından rahatsız olan sendika ağaları, iftira atarak direnişin değerini toplum nezdinde düşürmeye, direnişi karalamaya çalıştılar ancak yine başarılı olamadılar. Hadımköy’e, direniş alanına giden her destekçinin de gözlemleyebileceği gibi Greif işçilerinin mücadelesi tamamen gücünü birlikten, bilinçlilikten ve kardeşlikten alan onurlu bir direniştir. Giriştikleri her eylemlilik tüm işçi sınıfının çıkarını fedakârca savunmaktan ve işbirlikçilerin saldırılarına karşı verdikleri meşru savunmadan ibarettir.

Patronların ve DİSK yöneticilerinin tüm entrikalarına rağmen, işçilerin motivasyonunun ilk günkü gibi olduğunu, kazanana kadar aynı hızla mücadele edeceklerini bir kere daha ilan etmek için diğer fabrikalardan gelen sınıf kardeşleri ve destekçilerle beraber bir etkinlik düzenlendi. Pınar Aydınlar’ın coşkulu konseriyle başlayan etkinlik, Greif işçi temsilcilerinin ve desteğe gelen Punto Deri işçilerinin konuşmalarıyla devam etti. Sendikalı oldukları için işten atılan ve 219 gündür direnişte olan Punto Deri işçileri, mücadelelerin sonucunda patronun masaya oturmayı kabul ettiğini eğer kazanırlarsa Greif’teki tüm sınıf kardeşlerini kutlamaya davete ettiklerini ifade ettiler. Punto işçilerinin konuşmasından bir kesit:

“İktidar yüzde elli de alsa 82 işçiden birini çözemediği için pazartesi salı günü görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldılar. Bu bizim için başarıdır. Yani işçiler bulunduğu konumu terk etmez ise işveren arkasında devlet de olsa diz çökmek zorundadır. Burada bulunan arkadaşlar burada neden bulunduklarını biliyorlar. Bilinçli bir kadro var burada. Bunu her sahada birleştirmenin yolları da kolaydır. Belirli teşkilatlarla –sendika olsun dernek olsun, gönül birliği yapılarak kurulacak oluşumlar olsun – bütün işçi sınıfı birlik ve beraberlik içinde dayanışmasını sürdürürse hiçbir engel kalmayacaktır. Sermaye hiçbir zaman işçi sınıfının birlik olduğu yerde efendi olamaz. Eşit statüye inmek zorundadır. Greif işçileri de sonuna kadar gidip başaracaktır.”

Hadımköy Greif işçilerinin Sultanbeyli’deki fabrikaya defalarca giderek oradaki işçi dostlarına mücadeleye katılmaları için yaptıkları çağrı sonucu, direnişe katılan Sultanbeyli işçileri de etkinlikte söz alarak desteklerini bir kez daha belirttiler.

Şiir ve sanat komitelerinin organizasyonunu üstlendiği şiir dinletisi, konserler ve tiyatro gösterileri büyük beğeni topladı. 3. köprü inşaatında göçük altında kalarak ölen üç işçiyi de anan Greif işçileri, kamu yararınaymış gibi reklamı yaptıkları projelerle sadece ve sadece sermayeye ve sömürüye hizmet eden, emekçilerin canını hiçe sayan katil zihniyeti teşhir ettiler. Halayların ardından  “Sermayenin Birliği Sermayeyi Yenecek” , “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganları eşliğinde etkinlik sonlandırıldı.

Son olarak direniş ruhunun ne kadar canlı olduğunu göstermek adına Greif mücadelesini etkinlikte söz alan işçi temsilcisinin kendi ağzından aktaralım:

“Düzenin bize dayatmış olduğu köleliğe karşı bir mücadele bayrağı açtık. Yasal ve sendikal prosedürleri bir kenara iterek taşeronu ve kadrolusuyla örgütlenip tek yürek olarak bir kavgaya tutuştuk. Tüm güçleriyle bu mücadeleyi ezmek için saldırdılar. Sendika ağaları kurdukları saltanatı artık sürdüremeyeceklerini bildikleri için rahatsız oldular. Biz sendikaya defalarca çağrı yaptık. Buradaki işçilerin kazanımı sadece üç beş kuruş olmayacaktır. Hem Disk’in hem sınıfın bir kazanımı olacaktır. Bunu ifade etmemize rağmen federasyon bu çağrımıza kulak tıkadı. Bizleri boğmaya çalıştılar. Patronlara verdiğimiz mücadelenin iki katını sendikaya karşı vermek zorunda kaldık. Biz sendikaya gidip bize nasıl mücadele etmemizi göstermelerini, yol göstericilik yapmalarını beklerken onlar her defasında bizi susturdular. Koskoca Disk-Tekstilin İstanbul’da sadece bir fabrikası kalmış, dört yüz toplu sözleşme üyesi yapabilir hale gelmiş. Bunun sebebi o sendika ağalarının Kazım Doğanların bulundukları koltukları kaybetmemek için izlemiş olduğu politikalardır. GREİF burada tabandan örgütlendi. Biz burada her şeyi en ince ayrıntısına kadar işçi demokrasisiyle yürüttüğümüz için bu taban örgütlülüğünün, bu demokrasinin sendikaya da sirayet ettiğinde koltuklarından olacakları gördüler. Bir sendika bile çağrımıza karşılık vermedi. Sendika içindeki bir hainin yazdığı yazıdan ötürü onu teşhir ettik diye 44 uzman bize tavır aldı. 44 uzman ilk haftadan gelmeliydi. Uzmanlıklarını işçilere yol göstererek, fiili meşru mücadelenin nasıl yürütüleceğini göstererek yapmaları gerekirdi. Biz o hainden hesap sorduğumuzda kin kustular. Greif işçisi yalnızca sınıfına yöneltilen saldırıya karşı bir mücadele bayrağı açtı. Sadece ekonomik talepler için değil. İşçiler ne tazminatlar için ne ikramiye için. Mücadele tamamen sınıf mücadelesidir. Sultanbeyli’ye gittiğimizde sınıf kardeşlerimizi sendikalara üye yaparken o uzmanlar neredeydi? Polis kapıya dayandığında onları da desteğe çağırdığımızda gelmediler. Bu direniş tüm sendikal bürokrasiyi alt üst edecek bir direniş. Bir sendika başkanı “Gidin karakolda ifade verin, ifadeyi de işvereninize gönderin.”diyebiliyor. Bunu yapan Rıdvan Budak. Rüşvetler teklif edildi. İşveren burayı kapattık diyerek oyununu sürdürmeye alışıyor. Ama biz pes etmeyeceğiz.

Eğer kaybedersek sadece 850 liralık maaşımızı kaybedeceğiz. Kazanırsak dünyaları kazanacağız. Sınıfımıza yönelen tüm saldırıları boşa çıkaracağız. Bu köleliği kabul etmiyoruz. Patronlar! Ya taleplerimizi kabul edersiniz ya da defolup gidersiniz. Bu onur mücadelesidir. Ne olursa olsun başımız dik çıkacağız. Kimse teslimiyet beklemezsin.”

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!