/ Sınıf Mücadelesi / Bosch’da Türk Metal Terörü

Bosch’da Türk Metal Terörü

on 13 Eylül 2014 - 11:36 Kategori: Sınıf Mücadelesi
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

26.04.12
Bursa’da bulunan ve yaklaşık 6 bin işçinin çalıştığı Alman Bosch fabrikasında işçiler “hiçbir haklarının savunmadığını ve işten çıkarmalara sessiz kaldığını” ifade ettikleri Türk-İş’e bağlı Türk Metal sendikasından ayrılarak DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’e üye oldular. İşçilerin bu sendika değişimi ile ilgili açıklamaları şu şekildeydi: “Yaklaşık 1,5 yıl önce Çamlık’da 17 işçi arkadaş bir araya geldik ve Bosch’ta işçilerin hiçbir hakkını korumayan, işçilere sahip çıkmayan Türk Metal’den ayrılmaya karar verdik. 15 aydır çalışıyoruz ve başardık.” Ancak Birleşik Metal-İş sendikasına geçen işçilere patron ve Türk-Metal yönetiminin elbirliğiyle çeşitli engelleme ve saldırı girişimlerinde bulunuldu. Öncelikle işçilerin kayıt salonuna gitmelerinin önlenmesi için servisler kaldırılmadı. Bu sorunu Birleşik Metal-İş tarafından gönderilen servislerle aşan işçiler bu kez de yolda Türk Metal üyeleri tarafından kurulan barikatlarla karşı karşıya geldiler. Bu barikatları da büyük özveri ile aşan işçiler Birleşik Metal-İş’e üye oldular ancak baskılar bitmedi. İlk önce işçilerin sendika seçiminde serbest olduğunu ve sürece müdahale etmeyeceğini söyleyen patron, işçilerin %75’inin sendika değiştirmesiyle birlikte hemen Türk Metal ile birlik oldu. “Türk Metal’e geri dönmek isteyenlere baskı var” gibi bahanelerle Birleşik Metal-İş’e üye olan işçilere saldıran patron bazı işçileri zorla istifa ettirdi ve mesai saatlerinde bile Türk Metal’e geri dönülmesi için baskı ve propaganda yapıldı. 16 Mart pazartesi günü ise bu kez Türk Metalciler, zorla istifa ettirilmeleri protesto eden Birleşik Metal-İş sendikası üyelerine demir sopalarla saldırdılar. Birçok işçinin bu saldırılar sırasında kolu ve parmağı kırıldı ancak işçiler tüm baskılara rağmen yollarından dönmeyeceklerini açıkça vurguluyorlar.
Aslında Türk Metal’in devlet destekli bir sendika olduğu ve patronlarla çoğu zaman işçilere karşı işbirliğine girdiği biz Marksistler açısında yeni yeni anlaşılan bir şey değil. Zaten bu sendika tarihi boyunca hep sol yerine sağa ve faşist harekete yakın oldu. Genel başkanları Mustafa Özbek kısa bir süre önce Ergenekon davası nedeniyle tutuklanmıştı ve sendikanın özellikle MHP ve Mustafa Özbek sonrasında AKP ile yakın bağları da biliniyor. MHP Kocaeli Milletvekili adayı Türkkan ve Saadet partisi genel başkanı Mustafa Kamalak, Türk Metal’in bağlı bulunduğu Türk-İş sendikasını ziyaret edenlerden sadece birkaçı. İşçilerin haklarını savunması ve bunu yapmak için çoğu zaman radikal sol eylemlere girişmesi gereken bir sendikanın sağ ve aşırı sağ partiler tarafından sürekli ziyaret edilmesi bir çelişki. Bunun dışında sendikanın işçilere karşı sürekli olarak işverenlerin ve devletin yanında yer aldığı da bir gerçek. Bunun son örneğini Bosch otomotiv fabrikasında Birleşik Metal-İş üyelerine yapılan saldırı ve baskılarla ortaya koymasına rağmen bu ilk değil ve son olacak gibi de gözükmüyor. Daha 1,5 yıl önce Ankara’ya haklarını aramak için gelen ve 70’i aşkın gün boyunca çadırlarıyla meydanları işgal ederek direnen Tekel işçilerine karşı Türk-İş’in yine patronlarla anlaşmaya çalışması sendikanın ihanetçi yanını gözler önüne seriyor. Bunun dışında Türk Metal MESS(Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası) ile de yakın ilişki içerisinde. Türk Metal sendikası üyeleri MESS tarafından düzenlenen eğitim kamplarında İletişim ve İnsan ilişkileri, Uzlaşma Teknikleri/Çatışma Yöntemleri, Toplam Kalite Yöntemi ve Genel Ekonomi gibi başlıklar altındaki konular üzerine eğitim alıyorlar. Tabiki bu eğitimler tamamen işçilerin aleyhine, patronların ise lehine olacak şekilde işleniyor. Örnek olarak Uzlaşma Teknikleri ve Çatışma Yöntemi isimli eğitimde işçilerin patronlara karşı nasıl mücadele edecekleri yerine nasıl uzlaşacakları, iş ile ilgili her alanda ödünler vererek anlaşmaları gerektiği anlatılıyor. Yine Toplam Kalite Yöntemi eğitiminde ise işçilerin nasıl daha patronları için daha verimli çalışabileceklerini, hata yapmamaları ve yapanların ise cezalandırılması gerektiğini anlatıyor ve işçileri, bir sınıfın aynı kaderi paylaşan yoldaşları olmak yerine birbirleriyle yarışan ve rekabet kültürüyle eğitilmiş insanlar haline getiriyor. Aslında tek başına bu verilenler bile Türk Metal ve Türk-İş’in baştan sona reformist, uzlaşmacı tavrını açıkça ortaya koyuyor.
Bu çeşit devlet ve burjuvazi tarafından yönlendirilen sözde “işçi dostu, devrimci” sendika ağalarına karşı işçilerin ve devrimcilerin çok dikkatli olması gerekiyor çünkü işçilerin dost görünümlü bu düşmanları, burjuvazi adına sınıfın mücadelesinin önünde bir barikat gibi duruyorlar. Bu yönteme karşı devrimci işçiler sürekli olarak işbirlikçi sendika bürokrasisinin gerçek yüzlerini ifşa ederek varolan sendikaları tamamen kokuşmamışsa onların içinde oluşturdukları taban örgütlenmeleriyle onlarla mücadele etmeli; Türk Metal gibi kokuşmuş örneklerde ise ayrı bir mücadeleci hat örülmelidir.
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

0 YORUM YAP

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

bolsevik.org | Sosyalizm Kazanacak!